--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Fetret ve tatilde, sorumluluğa, iyiye, güzele hasret doğar

Hasan Aksay
Hasan Aksay

İlk emri, “Oku” diye başlayan, “Kalemle yazmayı öğreten Allah ne büyüktür...  

İlkokul çağımda, İslami kitaplar, yazı yasağı ile mahkûm edilince, İslam’ı okuyup öğrenmek imkanı, yasak sahasında kaldı. Kesintiye, fetrete uğradı. Sebilürreşat Mecmuası, 1950 öncesi, Peygamberimizin hayatını tefrikaya başlayınca, Basın Yayın Genel Md. Vedat Nedim Tör imzasıyla, “Gençliğin beyninde, dini bir fidelik meydana gelsin istemiyoruz!” emri ile yayından kaldırılmıştı.   

Çocukluk çağımın, İslam’a karşı bu düşman iklimine rağmen, ilkokuldan önce Kur’an-ı Kerim’i okuma nimetiyle; lisede, gazetede yazı yazmaya başlayarak 67 yıldır, okuyucuyla irtibatını kaybetmeme gayretiyle nasiplendiren Allah’a hamdolsun.

Bir göz kanaması, 7 aydır okuyup yazma imkanımı sınırladı. Okuyucu ile irtibat ve Hakk’tan yana yazı ile tavır koyma imkanı kesildi. Hem de, 1. Cihan savaşı gibi adeta düşmanlar bir olmuş, her yönden saldırıyor. Sadece silah ve tarzları farklı. Bizim de vahdet, gayret ve fedakarlığımızı artırma zamanı.

Şükrümüzü de ifademiz gerekli. Hamdolsun gazete ve Tv.lerimiz var. Bunları yaşatan okuyucumuz ve reklamlarıyla kan veren işadamlarımız var. Medya konusu, bu çağda, millet ve devlet hayatının içte olduğu gibi, evrensel boyutta da vazgeçilmezidir. Özellikle hıyanetin, açık artırmada değer kazandığı bu gibi kritik dönemlerde hayati önem kazanmaktadır. Bu gerçek karşısında; vatan, millet ve insani değerler konusunda sağlıklı medya sahibi, çalışanı, okuyucusu ve reklam verenine, niyetinin güzelliği derecesinde, milletçe teşekkür borçluyuz..

Türkiye, diriliş baharını yaşıyor. Çağdaş mücadelenin öncü güçleri durumundaki medyayı, ithal kağıt mecburiyetinden kurtarmak lazım. İç ve dış sömürü ittifakı, mevcut kağıt fabrikalarını batırdı. Özel sektöre önem vermekte isabetli ve başarılı programlar uygulayan hükümetimizin, bu konudaki devlet öncülüğü ihtiyacı, bir süre için olsun gözüküyor.

Anayasamız çağ gerisinde kalmış ve yamalı bohçaya dönmüştür. Yeni anayasa, bir erken seçim gerektirse dahi ertelenemez duruma gelmiştir. Bu durum, millet ve medyamız tarafından özellikle ana muhalefete hatırlatılmalıdır. 

 Türkiye, ateş ortasında, bu kadar saldırı ve savaşa rağmen, borçlarını ödedi, borç verir hale geldi. 27 çeyrektir kesintisiz kalkınıyoruz. %3-4 kalkınmayı beğenmez olduk. Paramız pul olmuştu; tank tamirini dahi, İsrail’e ihale etmiştik. Bugün milli tankımızı, helikopterimizi ihraç ediyoruz. Devlet adamlarımıza, milletimize teşekkür, Allah’a hamd ediyoruz. 

 Dünya sıkıntıda. Evrensel sermaye, medya ve gizli örgütlerle şekillenen derin devlet, teröristini ve satın aldığı ucuz kimseleri, çıkarlarına mahkûm etti. Dünya, kan, acı ve gözyaşında boğuluyor. 

Yalnız Suriye’de 600.000 Müslüman soykırıma uğradı, 12 milyonu göç yolunda. Ya denizde boğulanlar? Vahşetinden utanan hain yok. Çünkü utanma, insan olmanın ilk şartı. Edeb kazanılmadan, insan olunmuyor. Zalimler oyalamak için toplanıyor. “Ateşkes” ilan ediyor. Ateşkesi, Haleb’i bombalamak için fırsata çeviriyor. Zalim, vebadan beterdir. Ne insan bırakıyor, ne medeniyet, ne şehir! 

Hakk cephesini yaşatıp güçlü kılmak, milletçe, ümmetçe sorumluluğumuzdur. Ne büyük, ne güzel bir sorumluluktur.

İnşallah, pazar ve pazartesi günleri beraberiz.

 

Hasan Aksay Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle