--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Dokunulmazlık ve parti kapatma

Hasan Aksay
Hasan Aksay

Aydınlıkla karanlık, sağlıkla hastalık, iyilikle kötülük birbirinin varlık şahidi ve değer göstergeleridir. Bir paranın yazı ve tura yüzü gibi birbirinden ayrı düşünülemez bu zıtlardan biri yok edilip, diğeri bırakılamaz. İyiliğin kazanımı, suçun cezası olacaktır. Yanlış ve kötülük yok edilse dahi önleyici tedbir ve gücü, ceza ve cezaların işlerliği muhafaza edilmelidir. Kötülüğe karşı cezanın varlığı, hastalığın ilacına sahip olmaktır. 

Adalet mülkün esası, devletin temel taşıdır. Siyasi iradenin en etkin imkanlarındandır. Cezanın uygulanmaması kötülük cephesine imkan olur. Anarşi doğar, millet zarar görür. Elbette siyasi iradenin siyasi nitelikli bir takım suçlarda, uygulama zamanını tayin etme hakkı sınırlanamaz. Parti kapatma ve dokunulmazlık kaldırma gibi, yanlış kullanılmış ceza hükümleri, kritik fitne zamanlarında haklı, hatta zaruri olarak kullanılması dahi, fitnecilerin, tencere kapak çalmaya varıncaya kadar halkı yanıltma ihtimali görülüyorsa, siyasi irade, zamanı çözümde kullanabilir. Ama “Bu cezaların uygulanma imkanı kalmadı” zannı doğuracak, suçu suç olmaktan çıkaracak, suçluyu azgınlaştıracak sınıra varmamalıdır. 

Bir milletvekilinin kendi milletine karşı, düşmandan taraf olacağı itirafı akla zarar bir hainliktir. Partisinin de, bu felaket ifadeyi sükut ile kabul hale gelmesi, Cumhuriyet Başsavcısının, “Bir ay içinde ihraç edilmediği takdirde partinin kapatılması için dava açılacağını” bildirmesi gereken bir suçtur. 

Milletinin katili Beşşar Esat, insanlık tarihinde utanç verici bir zulüm batağına saplandı. Türkiye, bu vahşete karşı çıkınca, bazı muhalefet, Esat’ı ziyaret edip saygı sunmayı, bu zulüm batağına bulaşmayı ikbal imkanı zannettiler. Putin, Türkiye’ye düşman kesilince, HDP Eş başkanı hemen koştu. Ne diledi? HDP’nin diğer eş başkanı da sırtını terör örgütü PYD’ye dayamıştı.

Siyasi irade adaletle sorumludur. Suçlunun adalettensızlanması olmaz. Adaletin gecikmesine, mümkün olduğunca imkan verilmemelidir. Geciken adalet zulme dönüşür. Geç gelen adalet caydırıcılık gücünü kaybeder. “Ölme öldür, kazası mümkün” dedirtir. Devleti hantallaştırır, millete zarar verir. 

“Fitne katilden beterdir.” Materyalist saldırılar, darbeler, kiralık katil teröristlerle Ortadoğu, ahlakını yitirdi, bataklığa düştü. Fitne kazanının kaynatıldığı, büyük değişimler beklenen böyle dönemlerinde siyasi iradenin aşırı bir müsamaha göstermesi gerekebilir. Cihan harbiyle Osmanlı’yı parçalayan İslam düşmanlığı, bu fitnesini Türkiye üzerinde devam ettirmektedir. 

Bu hassasiyeti dikkate alan ve “Çözüm süreci” ile terörü akılla yok etme sabrı, teröristlerin, Komünist ve Ermeni terör yapılarını kuran derin güçlerden izin çıkaramaması, hendek kazma fırsatı olarak değerlendirildi. Ama bu sabır çok büyük yarar sağladı. Millet, sürüklenmek istendiği uçurumu gördü. Düşman fitnesinin aldatamayacağı bir uyanıklık yakaladı. Fitnecinin “Barış” tuzağına kanmadı; “Kanser mikrobu bünyeden tamamen temizlensin” kararlılığında devletiyle beraber ısrar ediyor. 

Darbelerin ve darbe ikliminin uzun süre devam etmesi, parti kapatma ve dokunulmazlık konusundaki yanlışlar kötü izler bırakmış ve hiç uygulamama gibi, son derece yanlış bir netice doğurmuştur. Bu çıkmaz sokaktan mümkün olduğunca erken çıkılmalıdır.

Vatan-millet hainliğine varan suçlar işlenmektedir. Milletimiz, edep ve irfana, söze, saygıya önem veren yüksek bir ahlakın sahibidir. Hainlikten, insana, vekillerine yakışmayan söz ve tavırlardan rahatsızdır. Suçlu vekilin dokunulmazlığının kaldırılacağı, suç odağı olan partinin kapatılacağı, hukukun eksiksiz işletilebileceği günleri beklemektedir. 

Bunun ön şartı, hiç şüphesiz, baştan beri ifade etmeye çalıştığımız, fert, toplum ve siyasi iklimlerin, fitne ve iftira atmosferinden temizlenmesi, toplumların fitne ve iftiralara karşı, yüce İslam ahlakıyla ahlaklanıp, genel zanla masumu mahkuma kalkışan fitne ve iftiraların gafil taşıyıcısı olmaktan kurtulması gibi, materyalist bir çağda ve “kimin elinin, kimin cebinde” olduğu belli olmayan globalleşmiş bir dünyada çok zor şeylerdir. Onun için bu husus ancak siyasi iradenin takdiriyle dengelenebilir. Devletimize, yöneticilerimize güvenelim, birlik ve beraberliğimizi kaybetmeyelim. 

Hasan Aksay Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle