--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Demokrasi-Parti; Chp-Kılıçdaroğlu; Adalet ve YSK

Hasan Aksay
Hasan Aksay

Demokrasi ve partiler; DEMOKRASİ: 

Devlet ve yönetimi, toplumların mutlak ihtiyacıdır. Yönetim sistemi önemlidir. Yönetimde en önemlisi, “Ekmel-i ve eşref-i mahluk” olan insan, millet, lider ve kadrolardır. Şartlar, sistemi değiştirir. Değişmeyen ölümsüz insani, ahlaki değerlerdir.

Materyalist global dünya şartları, sınırları aştı, çıkarcılık, fitne, devletleri de maskeli hale getirdi. Hain satın alıyor. Bu durum, ahlaki, insani, edebi müeyyidelerin de sistem ve kanunda yer almasını gerektirir. “Anayasa, yalnız darbe ile değişir” olmaktan kurtarılmalı, geçmişte kalmamalı, değişebilir olmalıdır.

Devlet sistemi, kabileden demokrasiye gelmekle ne kadar değişebilir olduğunu göstermektedir. Hatta, “Yönetimde sistem, yönetici kadar farklılaşır” denebilir. Gorbaçov, komünist yapıdan demokrasi çıkardı. Putin, tersini yapmaya çalışıyor. 

Çağın fitne ve hain silahına karşı, devletin, ebed müddet devamına sistem yetmez. Adaleti de içerisine alan ölümsüz ahlaki, insani yüceliği yaşatmak gerekir. 

Demokrasi ve Partiler; PARTİLER: 

Parti, demokratik yönetimin temelidir. Parti, iktidar olmak için kurulur. Her parti, ülke kalkınması,birlik ve huzurundan sorumludur. Tek tenkitle parti olunmaz. Partilerin, ahlaki, milli, insani değerlerden uzaklaşması, sisteme darbedir.

CHP ve Kılıçdaroğlu; CHP:

Kanun, akıl ve vicdan, imtiyazlı yarış kabul etmez. Yani CHP parti değildir. Kanunen parti ticaret yapamaz. CHP, İş Bankası ve kurumlarıyla, binlerce avukat, on binlerce memur ve işçi çalıştırıyor. On binlerce kimseye iş ve kredi ümidi oluyor. CHP, gönül rızasıyla, tek oy alamasa da, kanun dışı İş Bankası imkanlarıyla, siyasi yarışa, çok ileriden başlamakta ve demokrasiyi yozlaştırmaktadır.

Bu güne kadar CHP’liler kaç parti kurdu? Bankasız olan kaçı kaldı? Evren, bankalı CHP’yi de kapatmıştı? CHP’yi yaşatan millet mi, banka mı?  

CHP ve Kılıçdaroğlu; KILIÇDAROĞLU:

İsim anınca güzel örnek ve hizmetlerinden bahsedilmeli. Kılıçdaroğlu’ndan, bu konuda bahsedecek bir şey görünmüyor. Fakat, “Seçim için kongre çağıran” adaylar vardı? Nasıl tek kaldı? Bu kongre, seçim üstüne, seçim kaybeden Kılıçdaroğlu’nu, düştüğü durumdan ayağa kaldırmak için, “Özel bir program” mı idi? 

Özellikle şu, “Geçerli oyların ittifakıyla seçildi” gösterisi, herkesi ahmak sanmak olmasın? Bir parti genel başkanı, tek adaysa, parti hatırı var. Red çıkmaz. En çok 1-2 kişi. Kongre sonunda yapılan oylamayı beklemez giderler. 248 oy iptal edilmiş. CHP delegesi bu kadar cahil mi? İmkansız. Hem bekleyip oy kullanmış hem de partiyi düşünüp iptal etmiş. Bu 248 oy şuurlu, katmerli rettir. “Red oyu yok, ittifakla” demek, delegeye de, millete de hakarettir. 

Adalet ve Yüksek Seçim Kurulu; ADALET:

Adalet, kesin, açık delillere dayanan, vicdanları tatmin eden, altın terazisi gibi hassas verilen karardır. Kaba ölçülerle, sadece yetkiye dayanan karar, yanlış olursa adaletin zulmü doğar. Adaleti ve vicdanları tahrip eder.

Adalet ve Yüksek Seçim Kurulu; YÜKSEK SEÇİM KURULU:

YSK, görülmemiş bir ilke imza atıyor. Haberlerde partiler arası denge istiyor. Yayıncı da, okuyucu da, haberde “Haber değeri” arar. “Partiye göre haber” adalete uymaz. Toplumu yanıltır. Haber değeri olmayan bir parti haberi, son derece önemli parti haberiyle nasıl dengelenir?

Cevap niteliği kazanacak kararı merak ediyorum. YSK, Yeni Akit gazetesine ihtar etmiş. Onlar da savunmada, “CHP, toplantısına bizi almadı. Takip etmediğimiz bir olayı, takip ettiğimiz olayla nasıl dengeleyeceğiz?” demiş? 

Hakim, kanun uygulayıcısı olduğuna göre: Kanun, haber dengesini nerede arar? Önce, makul şartlarını, şeklini, sınırlarını belirtir. Sonra dengeyi vazeder. Mesela, “Seçime girmeye hak kazanan partiler, devlet radyo ve TV’de, eşit olarak şu kadar konuşma yapar. Bu konuşma gün ve saatleri, partilerin de katılabileceği kura ile tespit edilir” der. 

Bu gibi münferit bir konu değil, bütün yanlış ve zorluklar, köklü bir düzen ve bilince vesile, çağrı olarak, inşallah, milletçe başarımızın müjdesine dönüşecektir. 

 

Hasan Aksay Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle