Bu seçime özel, seçmen yanıltan durum
“Kul kusursuz olmaz.” İki nokta arasında doğru yol tek, eğri yol çoktur. Eşyalar, olaylar, baktığın cephesine göre, bakış açısına göre farklı görüntüler verir. Fitne fesatla yanıltanlar vardır. Sermaye medyası bu konuda maharet sahibidir.
Siyasette sorumluluk yüklenen, fedakarlık yapmalıdır. Çoğu kimse sorumluluk almaktan kaçınır. Herkes neticeyi görsün diye bekler. Risk, zaman kazandırır, fırsat doğurur. Devlet adamı, mesleği icabı önünü görmesi gerekir. Bu, risk alıp önceden karar vermemesi, çoğu zaman millete ve ülkeye pahalıya mal olur.
Cumhurbaşkanımızın, millet olarak kaybımızı mümkün olduğunca azaltmak için risk alıp “Hemen seçim” demesi ve bunu günler önceden hissettirmesi, 7 Haziran seçimlerinin doğuracağı önemli sıkıntıları büyük ölçüde hafifletmiştir.
Bu kararlılık, kaos süresini kısaltmıştır. Kaos süresini kısaltmakla beraber önemli neticeleri olmuştur. İçte, dışta, özellikle kaos bekleyen, ihtiyatlı davranıp işini yavaşlatmak isteyenler, bu kararlılıkları görünce, “İşler, daha da hızlanacak” kanaati doğurmuştur. Ülke ve dış dünyanın işadamlarına bu kanaati vermek hayati önemdedir.
Milletimizin Ak Parti’ye verdiği oyun, iki ana muhalefete verdiği oya eşit olması, millet kararlılığının Ak Parti’de görülmesi, Cumhurbaşkanının hadiseye aktif olarak hakimiyeti, Davutoğlu’nun, geçici hükümette de devam eden dirayeti, geçici dönemin geçiciliğini hissettirmemiştir. Kalkınma hamleleri hızla devam ettirilmiştir. Ülkenin kaosa sürüklenmemesi için büyük gayret gösterilmiştir.
Hatta, ana muhalefet Kılıçdaroğlu’nun, komşularımızdan bize ne, biz kendi işimize bakalım, türü beyanlarının ifade ettiği içine çekilmiş pasif, hareket doğurmaktan uzak, globalleşen dünyaya yabancı tavırları, hükümetin gayretleri gölgesindekaybolmuş, bu tehlike akla dahi gelmemiştir.
Cumhurbaşkanının, her türlü riski kabullenerek, gecesini gündüze katma gayretlerinde hiç eksilme olmaması, Geçici Hükümet Başkanımız Davutoğlu ve geçici hükümet üyelerinin, konularına hakim başarılı ve dirayetli yönetimlerine rağmen bu kaosun da zararı olmuştur. Fakat, 12 senedir kesintisiz kalkınan sağlam yapıda fetret depreminin yıkımı fazla hissedilmemiştir.
Terör bu durumdan yararlanıp azgınlaşmak istemekle, hükümetin gücünü görüp haddini bilmeye yönelmiştir. Kurlar yükselmiştir. Sayın Prof. Alkin’nin hesaplarına göre istikrar devam etseydi dolar, 3.00 TL’yi aşmayacak, en fazla 2.23 TL. olacaktı.
Bu zor geçitten, böyle kolay geçiş, bazı gençleri yanıltmış görünüyor:
Bu zor geçit, her yönüyle, herkes için ibret olmalıydı. Oldu. Oldu ama, milletimizin yüksek oy nispetiyle Ak Parti’ye güç vermesi, Ak Parti kadrolarının millet tevecühüne layık olma gayret ve nasibi, bazı gençleri yanıltmış. “Kim gelse iktidara, bu hizmetler olur” zannediyorlar. Bu zan kadar yanlış ve tehlikeli bir zan yoktur. Tarih, “Savaşı komutan kazanır” der.
Yükselen bir şirketin başına, onu-bunu beğenmez bir laf ebesini geçir de gör? Tepe taklak gider. Onun için atasözümüz, “Oğlum akıllı malı neylesin? Oğlum deli malı neylesin?” der. Ahmet Necdet Sezer, Ecevit’e anayasa fırlattı. Türk Lirası bir anda pula döndü. 1970 darbesinde Nihat Erim hükümetinde Amerika’dan ithal edilen bakanlar, krizi artırmaktan başka iş yapamadılar. Menderes’le, Özal’la, Erbakan’la, Erdoğan’la gelen kalkınma ile, 1960 darbesiyle maaşları ödemek için milletin evlilik alyanslarını toplayan hükümetleri, milleti 70 Cent’e muhtaç bırakanlarla, her evin önüne bir araba konduran iktidarları bir tutmak mümkün mü?
Tek parti CHP iktidarları dönemi, vakıf ve cami satarak devlet giderleri karşılandı. Ekmek vesikayla idi. Cenazeye Sümerbank’tan alınacak kefen bezi için muhtardan vesika gerekir; şeker, yalnız memura! O da vesikayla. Kötülüğü herkes yapar. İyilik yapmak emek ister, herkese nasip olmaz. Yapanla yıkanı bir tutmak, kalp körlüğü. Özel adı: “Nankörlük”. Allah, kimseyi nankörlüğe düşürmesin.






