--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Başkanın, Bakanlar Kurulu Başkanlığı

Hasan Aksay
Hasan Aksay

Cumhurbaşkanının Bakanlar kurulu toplantısına başkanlık etmesi, gazete için haberdir. Müjdeli bir haber. Muhalefetin yadırgayacağı bir şey değildir. Yola, köprüye, hava alanına itirazda otomatiğe bağlanan, “İstemezük!” nakaratı, fanatik şartlandırma için gerekse de, vicdanları rahatsız ediyor. 

Cumhurbaşkanının bakanlar kuruluna başkanlığı, kanunda var, teamülde var, fiilen de çeşitli şekillerde yapılmaktadır. Cumhurbaşkanının mutat görüşmeleri, MGK toplantısı devamlıdır. İstediği zaman istediği bakanları, siyasileri, şahısları çağırıp görüşmektedir. Net görüntü vermese de, tül perde arkasında bütün icraatın başındadır. İstemediği kişiyi, yetkili makama getirmek mümkün değildir. Olursa bedeli de olur. Bunlar, yaşanan, bilinen şeylerdir. 

TBMM, Cumhurbaşkanı ve Hükümet, ülke siyasetinin bölünmez bütünüdür. Siyasi irade parçalanamaz. Devlet yapısındaki temel makamlardan birinin yaptığını, öbürünün yıktığı siyasi düzen düşünülemez. Değişen, isim, şekil ve usuldür. Siyasi irade bir bütündür. Teslis akidesi yanıltıcıdır. İstismarı, tehlike doğurur.

Eski kral ve padişahlıkta, sadrazam ve vezirler, siyasi iradeyi çatallandırmak için olmadığı gibi, demokratik kurumlar da, birbiriyle itişmek için değil, istişareyle yardımlaşmak için vardır. Çok partili demokrasi farkı, tek parti krallığı doğmaması, milletin, başarısız partileri, 4 senede bir, başarılı gördüğü ile tasfiye etmesidir.

CHP’nin tek parti iktidarları, siyasetin istişare imkanını dahi işlemez hale getirmişken, millet oyuyla iktidar olamayınca, muhalefet anlayışını, iktidarın her hizmetine itiraza, engele dönüştürmüş ve siyasi yapıyı, “Kuvvetler ayrılığı” diye, birbirine engel çıkaran bir tatbikat doğmuştur. Öyle ki, TBMM’nin, başörtüsü özgürlüğü kanunu, “TBMM’de 411 el kaosa kalktı” gibi kampanyalarla, on binlerce öğrencinin, yüz binlerce senelik tahsil hayatı zulme dönmüştür. Bu haksızlık iklimi, İstanbul Belediye meclisinde bütün partilerin ittifakla kabul ettiği, milyonlar harcanmış Taksim meydanını düzenleme planı, Gezi teröründe, mahkemece bir anda durdurularak hem gecikmeye, hem de milyonlarca zarara yol açmakta etken olmuştur.  

Tek parti iktidarından beri Banka sahibi olmak gibi imtiyazlarla ana muhalefet olan CHP, bir türlü millet oyuyla iktidar olamayınca, ikbalini, millete hizmet yerine, iktidarlara hizmet yaptırmama gayretinde aramıştır. Son birkaç yıl istisna edilirse, engel çıkarmakta, 60 yıllık başarılı bir geçmişi olmuştur. “TBMM, ancak 2/3 ekseriyetle toplanabilir” ucubesini icat ve tatbik edebilmiştir. Milletvekili transferlerine yol açmıştır. Marmaray, Hızlı tren, Hava alanı, köprü yapımına bile karşı çıkmıştır. Gezi terörüne destek için, Kadıköy’de miting ilan edip, Boğaz Köprüsü’nden Taksim’e yürüyüş gibi reklam buluşları onundur. 

Bizdeki muhalefet tarzının, CHP muhalefet modeliyle oluşmuş bir muhalefet olduğuna dikkat etmek, çoğu meselenin aslını anlamak için önemli bir imkandır.  

Cumhurbaşkanının, Bakanlar kuruluna başkanlık yapması, önemli bir imkandır. Koalisyon dönemlerinde yararsız, istikrar dönemlerinde zor olduğu için, kolay yol tercih edilerek terk edilmiştir. Zordur çünkü bu toplantı ne bir kere, ne de her zaman yapılacak bir toplantı değildir. Cumhurbaşkanının yaptığı toplantı, farklı bir bakanlar kuruludur. Toplantıdan da farklı mesajlar ve güzel gelişmeler beklenir. Cumhurbaşkanı bunu göze alıyor demektir. Zannederim bu toplantı, bakanlar kuruluna taşacak, daha geniş bir ufku içine alacaktır. Böyle bir toplantı, her şeyden önce hizmetlerinden ümitli ve kararlı bir siyasi iradeyi, güçlü istikrarlı bir siyasi kadroyu ifade etmektedir ki, milletimiz için bahtiyarlıktır. Gelecek toplantı, inşallah daha da güzel neticeler doğuracak imkan ve hazırlıklar taşıyacaktır. 

Hasan Aksay Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle