Atlamamak istediğim haftanın üç konusu

22 Nisan 2019 Pazartesi

LONDRA’DA BM’DEN BİR ÖDÜL:

 Kimden, nerede, kime: BM kurumundan. İslam düşmanlığı eylemlerinde, “Liderlik yarışı” yapan Batı’nın merkez şehirlerinden Londra’da.Sayın Emine Erdoğan’a. NİÇİN: İslami, insani aktiviteleri. Ödülü alan Sayın Emine Erdoğan kim: İslami hüviyetle tanınan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi. İslam edep, ahlak ve irfanıyla mümeyyiz bir Hanımefendi. Sayın Emine Erdoğan, ödülü nasıl hak etti: Sayın Emine Erdoğan, İslami şuurla, iyiliği yaymak için seferber oldu. Sahaya indi. Hizmetleriyle hak etti. Ödül konuşması: Her cümlesi bir vecize. Ödül alışa yansıyan tevazu: Aziz milletimizin hakkını, öne alarak, “Bu ödülü milletim adına alıyorum” dedi. İnşallah, böyle güzel, anlamlı bir ödülü de,  “Ümmetim adına alıyorum” demek, yine kendilerine nasip olur. Hakkı teslim: Önemli bir erdemdir. Teşekkür ediyoruz. Şimdi soru şu: İslami eylemleri takdirle ödüllendiriyorsunuz. Neden İslam’a düşmansınız? 

¥

ORGANİZE HİLELİ SEÇİM, 

AĞIR BİR DARBE ŞEKLİDİR:

Milletine güvenen, dayanan parti ve seçmen, millete darbe yapamaz. Millete dayanamayan darbeci, istisnasız düşmana dayanacaktır. Venezuela’daolduğu gibi, darbecinin fiili destek görüp, meşru devlet başkanıyla savaşması son örnektir. Her darbeci gibi, seçim darbecileri de saldırgan ve huzur bozucudur. 

Oy satarak, çalarak darbe, darbelerin en kötüsüdür. Darbeci, koyu maskeyi, sabah atar. Hırsızlıkla yapılan darbenin maskesi çıkmaz. Sürekli maske, insanlığı öldürür. Örnek: İslam düşmanı ülkeler var. Örtüye saldırı yoktu. İslam düşmanına yaranmak için örtüye saldıranlar, vicdanlarını öldürdükleri için maske çıkmıyor.

Kanun şekli ve ruhuyla bir bütündür. Seçim kanununu aşarak, yabancı iradeleri hakim kılma yollarını kapatmak, hukukun, milletin ve devletin öncelikli sorumluluğudur. Önlenememesi, demokrasiyi eşkıyaya teslim demektir.

Mahalli idare makamı, siyasi değil, devlet idaresinde bir hizmet makamıdır. Devlet iradesine ters tavır takınamaz. Devlet içinde devlet olmaz! CHP’liBilecik ve Bolu Belediye Başkanları, garabetlerlekime hizmet ediyorlar? Belediye makamından böylesine karşı bir devlet siyaseti yürütülemez.   

¥

AH SUDAN! CAN SUDAN! 

CANAN SUDAN! DERT NERDE?

Ne güzel insanların var! Türkiye deyince, dostluk kaynar. İslam’ın doğuşunda ilk hicret diyarısın sen. Ondan beri Sudan, insanlık iklimdir. Osmanlı, Afrika’yla dost oldu. İngiltere, 1882’de işgal etti. 1956’da istiklaline kavuştu. Ama dert bir kere düşmesin vatana? Bela kolay geliyor. Kurtuluş, diriliş zor. 

Bu acı gerçeklere yaşayarak şahit oldum. Rahmetli Menderes, iktidarının, 8-9. senesinde, “Bugüne kadar, millete hizmet için, hep sıfırın ve birin karesini aldım. İnşallah, artık,İkinin karesini alarak, hizmet edeceğim” diyordu. Fırsat vermediler. Darbe organizasyonları sokaklara taştı. Menderes, “Karsı, Ardahan’ı Ruslara satıyormuş”. Askere, “Ateş emri” verip 60 öğrenciyi öldürtmüş. Kıyma makinalarında kıydırıp kanalizasyona akıtmış. Netice kara bir tablo?

1960 Darbesi geldi. “Devlete yardım” diye evlilik yüzükleri toplandı. Genç iş gücü, vagonlarla Avrupa’ya ihracı başladı. 2. Cumhuriyet doğdu. Yine de, CHP’nin, kanun dışı Banka hakimiyeti değişmedi. Demek istediğim şu, vatanını milletini sevenler, şehit olmayı göze alanlar, iki ağaç söküldü, eşcinsele özgürlük diye, sokağa çıkmanın bedeli ağırdır. Faturayı, millete ödetiyorlar.

 Sorumluluğumuz, yolsuzluk, rüşvet, zulüm, ahlaksızlık gibi, bütün kötülükleri engelleyip iyiliğe yol açmaktır. Her şey adaletle olacaktır. Zaman ve sabır, eksik, kusur, hayatın gerçekleridir.

“Zanla hüküm vermek günah olarak Müslümana yeter.”

“Benim dediğim olmadı!” diye hayıflanmak tehlikeli bir hayaldir. Önemli olan Hakkın yerini bulmasıdır. Cumhuriyet’in, 12 Devlet Başkanının 11’ini yakından tanıyorum.Hiç birinin her düşündüğü olmadı. Hatta, kendi iktidarlarında isteklerinin pek azını gerçekleştirebilenlerden, “Hak yerini bulsun” diyenlerden istekler, vefatlarıyla milletin gönlüne giriyor ve istekleri gerçekleşmeye başlıyor. 

İslam ülkelerinde yapılan güzel işlerde, benim de katkım olsa isterim. Onun için İslam ülkesini dolaştım. Sayın Ömer El Beşir’i de tanıyorum. Nil üzerine bir baraj projesi vesileyle nasıl gayret ettiler yaşadım. Barajın fizibilitesi hazır. 210 milyon dolar kredi lazım. Ayhan Şahenk inşaat şirketiyle görüştüm. “Yemen baraj inşaatını bitirmişler. Makinaları getirmeden başlayacaklar. Borç, devlet garantili ve borç bitinceye kadar elektrik tahsilatını kendiler yapacak. Normal faizin iki katına razı olundu. Yine de kredi alınamadı. Kuşatma zinciri kırılmıyor?   

Devlet başkanı, sıfır veya birin karesini almaktan başka ne yapacak? O hale  düşmeden düşünmek? Devletine sorun olmak değil? Yardımcı olmak gerekiyor. Belki de, gayretle, “Alan değil, veren el” olmamız devlete gerekli. Sudanlı, sokağa dökülmeden, “Ömer el Beşir’e ne kadar yardımcı olabildim” demeli idi?

Devletimize bakarken, yanlıştan önce, doğruyu görüp yardımcı olmayız ki, darbecilerden kurtulalım. Kalkınmayı, dirilişi başaralım.

Yanlış görüyorsak, önce kendim yanılmış olmayayım diye düşünüp, yanlışı elimizden geldiği kadar düzeltmeye çalışmalıyız ki yol alabilelim.

Devletefedakarlık, şehitliğe kadar gidiyor. Verdiğin zararı, millet yüklenecek. Ülkede zarara, huzursuzluğa fırsat vermeden halletmek herkesin vatan borcudur!  

Yaşanan ibretler gösteriyor ki, bir defa darbe davetçisi veya darbeye seyirci olmak, Afganistan, Irak, Suriye, Yemen ve Mısır veya savaş kaybeden, parçalanan ülke modellerinden birisini baştan düşünmeyi gerektirir. 

Darbe, dış düşmanın kuklasına teslimiyettir. Emellerini dış düşmanla tevhit etmiş, aynı paralelde çalışan iç düşmanla, dış düşmanın, münafıklık üslubundan başka bir farkı yoktur.

“Hak şerleri hayreyler. // Görelim Mevla neyler.”

Hamd Allah’a! 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Mesut SarpMesut Sarp6 ay önce
    Bir çoğunuz 1970li yılları yaşamadı ve bazılarınızsa kısa pantolonla gezen çocuklardınız. Her gün onlarca yüzlerce yurttaşımız birbirini öldürdü. Ailelere korlar düştü. Şiddeti körüklemeyin. Rüzgar eken fırtına biçer atasözünü unutmayın. Ekonomi rayından sapmış Amerika sınırda fişi Türkiyeye nasil takarım diye uğraşırken, dangalaklığın bi alemi yok.
  • Mehmet akkar Mehmet akkar 6 ay önce
    sayin yazar odulu almamaliydi ,nedenini? Soyleyip cekilmeliydi..!

Günün Özeti