Anayasa yoldayken yararı doğdu
CHP TBMM’nin kürsüsünü söktü, sabahlara kadar meclisi kavgalarla oyaladı. Milletvekilleri yılmadı, sabahlara kadar bekleyip, kanunu milletin önüne getirdiler. Hem de, her maddeyi ret oylarının ortalama üç katı kabulle.
“Başörtülü Çankaya’ya çıkamaz” diyenler; Anayasayı çiğneyip, Ahmet Necdet Sezer’i evinden tutuklu gibi getirip, Çankaya’da tayinleri imzalattılar.
Elhamdülillah, milli irade geldi, o kara günler yok oldu. Millet gördü. Şimdi bir kere daha görüyor ki, “Oyla, fikirle yapamasak da, zorla, şerle de olsa bizim dediğimiz olacak” diyenlerin kavgası, milli iradeye saygısızlıktan başka bir anlam taşımadığı bir kere daha görüldü. Milletimiz, oyu, fikri, vicdanı ve iradesiyle, darbe anayasaları zincirinden kurtuluyor.
Millet darbe anayasası ve darbeden kurtulmasın diye senelerce oyaladı. Şimdi oyalayamaz olunca, CHP, bu anayasadan kurtulmak isteyen muhalefet de olsa herkese hırsla saldırıyor.
Devlet adamı, yolunu ve hedefini, hırsıyla tayin etmez. Herkesin gözü önünde olan devlet adamı, özellikle iletişim çağında, dünyanın gözü önündedir. Gereksiz, zarar veren konuşma, iş ve eylemler, akıl sahiplerini rahatsız eder. Bunun bir faturası olur. Millete kötülüğün faturası, gecikebilir ama ağır olur.
Bir kimsenin hırsına yenilip, yani akılsızlığını hırsıyla perdelediğini zannederek, devletine, milletine karşı söz ve eylemde bulunması kadar sakınılması gereken bir hareket olamaz. Bu cinayet, bile bile yapılırsa, buna vatan hainliği denir.
Olmayacağı açık meseleler peşinde koşmak, çoğu zaman fitne ekmektir. Olması gereken bir hizmete karşı, sadece hainlik için, “Aceba?” bir fitne tohumu ekebilir miyim diye, mümkün olmayan alternatifler sunmak da aynıdır. Bir siyasinin, olmayacak bir işi, sadece menfi bir propagandaya vasıta yapması, milletin samimiyetini istismar; güvenini tahrip etmektir. Örnek:
Havaalanı yapılıyor? -Hayır! Yavuz Sultan Selim Köprüsü yapılıyor? -Hayır! Köprü bitmiş? –Çıkış yolları yapılmasın! Taksim meydanı düzenleniyor. Proje, Anakent Belediye meclisinde bütün partilerin ittifakıyla onaylanmış. -Hayır! Gezi Darbesinin liderleri. Mahkeme kararı hazır. Mahallelerde teneke çalma ekipleri? Utanma olmayınca, başka çare bulunmaz!
Dış politika devlet, millet aleyhine şaşkınlık, vatan hainliğidir. Vatan hainliği ile madalya almak, kendi iradesiyle düşmana esaret vehainliğe mahkûmiyettir. Nedametle dahi temizlenmez bir kara lekedir.
CHP, “Açık oy gizli tasnif” türü acaip ilkelerin iktidarından ve genel diktatör kurallarından da azade kendine özel, devrimci bir diktatörlüktengeldiğinden hâlâ bazı imtiyazları devam etmektedir. Örneğin, hiçbir parti büfe dahi açamaz. CHP, on binlerce insan çalıştıran, on binlere ümit veren İş Bankası sahibidir.
Bu kötü alışkanlıklar, ümit ediyorum ki inşaallah, darbe anayasası ile çöplüğe atılır, unutulur. Fakat son yaptıkları dış politikada ki ayıplar, milletimiz silse, unutsa da, bazı ülkeler, özellikle bu zaafı unutmaz.
Devlet malını israf da, 1.200.000 TL’lik posta masrafıyla gönderilen bu mektupların zarf, kağıt ve baskı parasının piyasa değeri de aynı miktarı aşabilir. “Çarıklı Erkan-ı Harp” denen Anadolu insanı fehmiyle, millet malını böyle sarfa, yemeye, israfa,, “Tüyü bitmemiş yetim hakkını yemektir” der.
Avrupa Parlamentosu, çok karışık, farklı ülkelerden gelme bir parlamento. Düzen ve tertibi tam değildir. Onun için terör reklamı bile yapılabiliyor.
Bu Parlamento’da provokasyon için birkaç kişi, Türkiye aleyhine bir önerge vermiş. Basit kolay bir fitne ve düşmanlık ifadesi. Bu kadar İslamofobi, PEGİDA baskılarına rağmen reddedileceği açıktı. Nitekim reddedildi. Fakat 4 CHP’li milletvekli AP ile beraber olup, “Hayır ülkeme hakaret edemezsiniz!” diyemedi!
Bu 4 kişiye ve parti yönetimine soru: Devletin resmi görevlerinde, hiçbir görevli devletinin, milletinin aleyhinde bir tavır takınamaz. Siz TBMM’yi, devleti temsilen oradasınız. İtibarınız, Türkiye’nin itibarıdır, CHP’nin değil.
Kılıçdaroğlu, sen davet sahibi misin? Davet edilenin amiri misin? Hangi sıfat ve hangi yetkiyle Almanya Başbakanı’na, “Türkiye’ye gelme” diye emrediyorsun? Maksadın, devletin terörle uğraşmasını fırsat bilerek, kolay, ucuz bir provokasyon ve ülkeye zarar vermek ise, bu aziz millet, bir gün gelir, faturanı keser.
Anayasanın halkın önüne gelişi sizi bu kadar garip, bu derece akıl almaz işlere sürüklerse, anayasa üç gün sonra çıkacak!






