--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Akkuyu inşallah, Afrika ve İslam ülkelerine de yol açar

Hasan Aksay
Hasan Aksay

Akkuyu’nun önemini, 1950’lerde, Menderes rahmetli ortaya koymuştu. Yarım asrı çok geçti. Milletimiz bunu biliyor. Bu önemi tekrardan ziyade, kalkınmayı engellemek için dışardan ve içerden direniş ittifaklarının, darbe iklimini muhafaza gayretlerine ve bu Çin Seddi gibi uzayıp giden barikatların aşılışına dikkat etmek istiyorum. 

Günümüz dünya şartlarında, kalkınmanın, özellikle de sanayi kalkınmanın, görünmeyen motoru, olmazsa olmazıdır. Globalleşen dünyada sürdürülebilir sanayileşmeyi sağlayacak en önemli imkanların başında, faizsiz ekonomi ve ucuz enerji gelmektedir. Ucuz enerjinin de en önemli kaynağı nükleer enerjidir. 

Akkuyu nükleer enerji imkanı, yıllardan beri halkımıza mal olmuş, “Bu kere tamam” denip bir türlü başlanamayan bir ümitti. Özellikle İslam dünyası ve Afrika’da rakip bir sanayi ve parçalanmış bu mazlum dünyada iş ve aş imkânı olmasın isteniyordu. “Bu ülkeler, sömürücülerin ucuz emek imkânı olarak beklemesini isteyen dış ve iç düşman birlikte çalışıyorlar. Dış düşman ayrıca, “Bir taşla iki kuş vurmak” istiyordu. İslam dünyası ve Afrika’nın, ekonomik kalkınmasının askeri ve siyasi büyük bir güç doğurmasından ve bu gücün sömürü ve ahlaksızlara karşı çıkacağından korkuyor, doğmadan boğmaya çalışıyorlar. Bu ikinci isteğin öneminin büyüklüğü uygulamada netleşiyor. “Bu birlik ve dayanışmayı kim yapabilir?” denince, düşmanlık Türkiye üzerinde yoğunlaşıyor. Sınırlarındaki yangın bir türlü söndürülmüyor.

Ülkelerin, kendi kendine yeter hale gelmesi, daha iyi olma imkanı mı, daha hırslanıp azgınlaşması mıdır? Gelişmiş devletlerin ortaya koyduğu örnekler, iyilikten çok, darbeden sömürüye; fitneden, işgalden, terörist guruplar oluşturup, vahşet doğurdular. Bu kötü örneklere bakmadan, insan olanın adaletle hizmeti gerekir. Azgınlık, refahtan değil, inanç ve ahlaktan uzak kullanmaktandır. Suriye’deki fitne yangınını söndürmek için seferber olan Türkiye’yi, terörle kuşatmak için her fedakarlığa katlananlar, diğer taraftan da, darbeci, terörist ve uyuşturucu pazarını canlandırıp, refahı felaket haline getiriyorlar. Sağlığın kıymetini, ibret ve acılarla hastalık; dinin, ahlakın, yani İslam’ın kıymetini de, din düşmanlığı ve zulümle, 20. asrın zalimleri anlattılar. “Türkiye, inşallah İslam dünyası, Afrika ve mazlumlara yardımcı olacaktır.

Din ve ahlak düşmanlığının zulümleri, tarihte önemli dirilişler doğurmuştur. Herkesin bildiği son ikisini tekrar düşünelim: Hıristiyanları Roma arenasında aslana parçalattırarak eğlenmişler. Ama uyanan vicdan, Roma’yı Hıristiyanlara başkent yapan güce ermiş. İslam’ı, zulümleriyle hicrete zorlayan cahiliye, on sene sonra, İslam ile sükûna ermişti. İslam, tek harfi düşmeden yaşıyor, yaşayacak. Eşsiz ezan daveti, hiçbir 15 asırdır bütün dünyada tüm insanlığı, “Ahlaka, kardeşliğe” çağırıyor.

Allah, Rahman ve Rahimdir. Ceza tek, rahmet iki. Müslümanın insanlığa müspet bakışı da iki kere. Tüm insanlarla fıtratta kardeşiz. Adalet herkese. Düşmanlık, sadece düşmanın kötülüğüne ve ibret içindir. 

Yarım asrı aşmış başlangıcı ve en az çeyrek asır gayretle yürütülen çalışmalara rağmen, gereği açıkça görülen nükleer enerjinin, Bulgaristan, Ermenistan sınırımızda sahipken, temelini dahi atamamamız, iç ve dış düşmanlıktandır. Bu gerçek temelleriyle anlayamadığı sürece, “Amerika’yı, her gün yeniden keşfetmek” durumuna düşüyoruz.

Geçen asır, küçük ve büyük keşif vehamlelerin asrı oldu. Kalkınması önlenen ülkelerle, kalkınan ülkeler arasında uçurumlar bu asırda doğdu. Bu imkanlar asrını kaybeden ülkeler, işini ve aşını da kaybetti. Hâlâ dış ve iç ittifak, Akkuyu’ya ve Rusya’dan alınan hava savunma sistemi S-400’e “İstemezük” diyor. Milletin geri ve savunmasız kalması kime yarar? Özellikle nükleer enerji, kalkınmaya yeni kapılar açıyor. BAAS partisinin darbeci yapısı tarih boyu büyük zenginliklere, coğrafi ve stratejik imkânlara ve yetişmiş insan gücüne sahip Irak, Suriye ve Mısır’ı perişan, kendi kendine düşman hale düşürdü. 

Bu eylemcilerin karşı çıktıkları, yalnız Akkuyu değil. Kara trenden Yüksek Hızlı Trene geçiş; Marmaray; Avrasya; Yavuz Sultan Selim Köprüsü; Üçüncü Hava Meydanı, Çamlıca Camii ve bu hamlelerle açılacak “Büyük Medeniyet” yolunu, çağın beklenen insani ve tarihi hamlesini engellemektir. 

Kılıçdaroğlu ne yapar? CHP, çeyrek asır ne yaptı?Açık oy, gizli tasnif” tek parti sistemleriyle ve banka sahibi olmak gibi imtiyazlarla çeyrek asır iktidarda 70 yıl muhalefette, milletçe kabul görecek ne yaptı? Hangi hizmete destek verdi? İktidar, “Yeni bir anayasa için eşit temsille komisyon kuralım” teklifine itiraz edemedi. İki yıl oyalanıp, kabul ettiği maddelerin dahi kanunlaşmasına izin vermedi. Asra varan CHP iktidar ve muhalefetinden, millete, gözle görülür, elle tutulur ne kaldı? Şimdi bir de, “Üniversiteler fazla” lafı. CHP hep, “Milli Eğitim” der. Bir hesabı yapılsa, yaktığı kitap, dağıttığından fazla çıkar. Çeyrek asırlık iktidarında, okur yazarlık, Osmanlı çağının imkansızlarından daha geridir. Köylerde Kur’an-ı Kerim okuyanlar vardı. Onlar da kayboldu. “Okuyor veya öğreniyorsun” diye cezalandırılan kişilerin hesabı yapılabilir mi? Ayakkabısı olmayan çok. “Şapkan yok” diye, kaç kişi idam edildi? 1950 yılına kadar, rüzgârda şapkası uçan kaç öğrenci okulun dış kapısından çevrildi?

Ortaokulu bitirdiğimde, koca Maraş’ta lise yoktu. Ankara Gazi Lisesine gittim. Parasız yatılı arkadaşlarım, Antalya lisesine gönderilmişti. Ankara’da Devlet Lisesi, Atatürk ve Gazi Lisesi.Başkentte başka yok.  

1920 yılında Amerika’da radyo icat edildiği zaman, genel müdür, “En büyük keşfi yaptık. Artık keşfedilecek önemli bir şey kalmadı” demişti. Dünyadaki teknolojik hamle ondan sonra başladı. Yani özellikle, İslam dünyası ve Afrika’ya, hile, fitne, hıyanet ve zorla bu fırsatlar asrını kaybettirdiler. Şimdi dış ve iç hıyanet, “Bu istikrar dönemini, Türkiye’ye kaybettirirsek, geçen asrı kaybettirdiğimiz ülkelerin dağınıklığını toparlayacak kimse kalmaz” ümidindeler. Onun için terörist besleyerek, Türkiye’nin çevresini vahşetle yakarak, kalkınmasını engelleyerek Türkiye’yi hedef yapıyorlar. Allah’ın yardımına akıl erdiremiyorlar.   

Hamd Allah’a! 

 

Hasan Aksay Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle