• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hasan Aksay
Hasan Aksay
TÜM YAZILARI
25 Mart 2019

Acil çağrıyla İİT Hariciye Bakanları 71 ülke katılımı ile toplandı

Yıl 1974, İslam Konferansı Örgütünün 2. zirve toplantısı Pakistan’ın Lahor şehrinde yapıldı. 1. Zirve ile 5 devlet, Fas’ta kurmuştu. Lahor, kuruluştan sonraki ilk zirveydi. Buna rağmen, Ya Rabbi, Müslüman halktaki o heyecan nasıl bir şeydi. 

Halktaki bu heyecan ve coşku,hiç şüphesiz,İslam ümmetinin evrensel kardeşliğini yeniden canlandırma ihtiyacından kaynaklanıyordu. Evrensel kardeşlik hazzı ve güvenini Kâbe’de milyonlar olarak yaşıyordu. Daha önemlisi, güçlü birlik, kalkınma ve güzel örneklerle, fıtratta kardeş olduğu bütün insanlığa, “Gelin! Allah, bizim gönlümüzü, dünyamızı genişletti” diyerek, bütün insanlığa çağrı yapabilmekti. İslam konferansı sözünden bunu anlıyor ve dünyadan koşup gelen insanlara onun için sarılmak istiyor. Duygularını, gözyaşlarıyla anlatan az değildi. Konuşsak da söz farklıydı. Farklı olmasa söz, iman yüklü bu duygular için yetersizdi. Böylece, bu evrensel kardeşlik sadece fert fert yaşanmakla kalmıyor, atmosfer oluyordu.

Fakir insan, illa evine davet edecek, bir şeyler ikram edecekti. Gönül bu, olmasa da icat ediyor. Ya Rab! Senin öğrettiğin ahlak, fakirin gönlünü genişliyor. İki portakalı var. “İlla ben soyup vereceğim” diyor. Verirken, arada bir iki dilim kendi de yer gibi ediyor ama, yemiyor hepsini bana ikram ediyordu. Garazsız, ivazsız, çıkarsız hesapsız. Evrensel İslam kardeşliği ne büyük nimet.

Diğer taraftan bir de Trump’a bakıyorsun, Ya Rab bu adamın kalbini ne kadar daraltın ki, yokluk ve sıkıntıdan perişan. Saldırıyor. Ülkeleri harap ediyor. Son Arabistan ve Venezuela’yı perişan edip, neleri varsa sömürmek istiyor. Golan’daki petrole göz dikti. Sınırdaki fakiri perişan etmek için, memurunun maaşını vermiyor. “Misafir rızkıyla gelir”. Trump takımına, anlatma imkanı yok. Gerçi milletimiz, hayatıyla dahi bu hikmeti, Kılıçdaroğlu’na anlatamadı. Kendini beğenmiş inat kişiye,
söz de güzel örnek defayda vermez.

İKÖ ve İİT’nin ilk toplantısında dahi, Pakistan halkının da anladığı, benim de anladığım bunlardı. Bugün de anlaşılması gereken budur. İİT basit bir birlik olarak kalamaz. “Var olma” meselesidir. Hedefte, tereddüt ve dağılma, yok olmaktır. 

Fakat ne oluyordu da, İslam İş Birliği Teşkilatı (İİT) sesi, yıllarca kısık çıktı. Oysa bu sesi duymaya hasret yüz milyonlar milyarı aştı. Demek ki her işin zamanı var. “Olanda hayır var.” Sabırla, şikayetsiz, zemin ve liderini hazırlayarak, geç kalmaktan korkarak, erkene çekme gayretinde vahdet gerekiyor. 

İsrail’in Başkentini Kudüs’e nakletmeye kalkışınca, İslam İş Birliği Teşkilatı ve Dönem Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın kararı ve Birleşmiş Milletlerdeki sesi, dünyada tasvip ve sempatiyle yankılandı. Bu konudaki ses yüksekliği ve insanlık vicdanındaki kabulü, güçlü ve önemli bir başlangıç oldu. 

Şimdi, giderek yaygınlaşan, belli merkezlerce beslendiği, teşvik ve destek gördüğü saklanamaz hale gelen İslam düşmanlığının, Yeni Zelanda’daki terör vahşeti, Müslümanları ve bütün insanlığı nefret ettirmiştir. Öncelikle Yeni Zelanda hükümeti halkı, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanının Türkiye’ye gelerek taziyesi, vahşet karşısında gösterdikleri tepki ve İslam’a gösterdikleri saygıdan dolayı teşekkürlerimi sunuyorum. Bütün dünyada İslam düşmanlığını ve bu vahşeti lanetleyen tüm insanlığa teşekkürlerimi sunuyorum. Şehitlerimize rahmet, ümmete baş sağlığı diliyorum.  

İslam İşbirliği Teşkilatımız hariciye bakanları toplantısı, acil çağrıyla ve 71 ülkeden katılımla İstanbul’da yapıldı. Yeni Zelanda vahşeti, İslam düşmanlığı ve Golan Tepeleri görüşüldü. Hazırlık çalışmalarından sonra, zirve toplantısı yapılması tabii görünmektedir. Önem kazanarak devam edeceğinde şüphe yoktur.

ABD öncülüğündeki Batı’nın, İsrail terörü başta, bütün teröristlerle ittifakı ve darbecilerle dostluğu, Venezuela’da olduğu gibi ülkelerde yangı çıkarıp körüklemeleri, insanlığın tahammül sınırlarını aşacağında hiç şüphe yoktur.

İnsanlık, Müslümanlar ve mazlum dünyanın işin kendilerine düştüğünü, bunun bir tercih değil, mecburiyet olduğunu görerek, bilerek, bir araya gelmeleri yeterlidir. Ekmel ve eşref olan insanlık elbette, kendi icat ettiği silahtan da, satın alınan terörist ve darbeciden güçlüdür. Büyük gücü, Allah’ın doğruya yardımıdır.

Hamd Allah’a! 

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23