24 Haziran için seçim beyannamem
Seçimlerin ve özellikle diriliş seçimlerinin önemi ve süresi:
Atasözü, “Bin işçi de bir başçı” der. Her işin başçısı, o işin, sahibi yöneticisi, başkanıdır. Bine bedel. Devlet, milletin huzur ve kalkınmasının; ülkenin imarının sorumlusudur. İnsanı, vezir de; rezil de eden yönetimdir. Devlet yönetimi, kadro işidir. Boşluk kabul etmez. Ahmet Necdet Sezer’in, Ecevit’e anayasa fırlatmasıyla doğan depremde, Türk Parası pul oldu. Bir ekmek 1000 liraya çıktı. Yıkmak kolay. Yapmak? Süleymaniye, bir terörist bombasıyla yıkılabilir? Yapmak için Akif’imizin ifadesiyle, Heyhat, “Bir Süleyman yine lazım, yeniden bir de Sinan!” AK Parti iktidarı, paradaki üç sıfırı başarıyla attı da, “Parasının değersizliği utancından” kurtulduk. Yeter mi? İsrail’e tank tamir ettirme; İHH kiralama dönemlerini çok geride bırakmak şart.
Her seçim hayati önemdedir. Diriliş seçimi, her seçimlerden farklı bir önem taşır. Diriliş seçimi, kaybedilen istikrarı; devlet düzeni ve imkanlarını yeniden kazanma seçimidir. Hastalık ani gelebilir. Tedavisi uzar. İçinde bulunduğumuz son 70 yılın hadiseleri, “Diriliş seçimleri” için ne diyor? İbret alınsın. Aynı hata tekrar yaşanmasın diye, Yaratan milletleri uyarıyor:
1950’de eşsiz bir basiret ve fedakarlıklarla milletimiz, güçlü bir diriliş seçimiyle DP’yi iktidara getirdi. Seçiminden memnun kaldı. Sabırla üç dönem devam ettirdi. 1960’a gelirken, Menderes nahmetli, imkânlarımız sıfırdı, “Sıfırın’ karesini ala ala kalkınmada bire ulaştık. Ama, “Birin karesi” de birdi. Şimdi 2’yi yakaladık. Artık ikinin karesini alarak kalkınacağız! diye coşuyordu. Fakat!.. Üçüncü seçimde DP içindeki, Celal Bayar, Adnan Menderes farklılaşması, CHP’nin tahrik, yalan ve tahribatı. En önemlisi milletin, bu yalan ve dedikodulara bakarak DP oylarında küçük bir düşme doğurması. Düşmana ümit oldu. O zaman Batı adına İngiltere’nin yürüttüğü darbe desteği Türkiye’nin yolunu kesti.
1960 darbesinin arkasında CHP aklı vardı. Darbenin arkasından, CHP’ye sempatik görünmediği anlaşılan, 38 kişilik darbe komitesinin 14’ü, bir gece evlerinden toplanarak, çeşitli elçiliklere, “Müşavir” olarak gönderildi. Darbe komitesi, adeta, CHP komitesi haline geldi.
“Devlete yardım” diye, milletinevlilik yüzükleri toplandı. Avrupa’ya, işçi ihracı başlatıldı. Millet, CHP’ye karşı direnmeye devam etti ama siyasetin tavanında önemli bir çöküntü oldu. 1961 TBMM’nin 450 milletvekili 150 seçilmiş senatöründen 111’i partilerinden istifa etti. Çoğu CHP’li oldu. Milletimizin bu baskılara karşı fedakarlıklarla ve kahramanca direnmesine rağmen, bu baskı, fitne ve yoğun propaganda, 4 sene sonraki ilk büyük kongreye AP teşkilatının gönderdiği delegeler, bu baskılarla millete rağmen yön değiştirince, kongrede Sadettin Bilgiç kadrosu kaybederek, AP’yi temsile Demirel kadrosu seçildi.
Çatıdaki bu çöküntüye rağmen, millette ve çatıda mücadelenin devam etti. Bu mücadeleden, AP çatısında iki yeni parti doğdu. Çatıdan 72 Milletvekili ile kurulan Demokratik Partinin Mimarı Bilgiç, Genel Başkanı Bozbeyli idi. Çatıdan 7 Milletvekili ile kurulan Milli Nizam Partisinin Genel Başkanı Erbakan idi. Millet iradesine karşı, birleşen CHP ve darbe iradesi, ara darbelerle 1980 Evren darbesiyle noktalandı.
“Bu mücadelede sergilenen olayların dili, kısaca ne diyor?” denirse, millet, liderini bulursa, yani maceradan ve laf salatasından uzak, hizmet üreten; her sıkıntıyı göze alarak, ülkesi ve milleti için çalışanla; darbeci ve terörist sever sömürgecileri, palavrası, ucuzculuğu, iş bilmezliğinden ve boş laf üretmesinden tanıyıp, ayırıyor.
İkinci en önemli nokta, diriliş seçimleri, birkaç seçim dönemiyle, bitmek şöyle dursun başlamıyor dahi. Milletin fitneler karşısında küçük bir dalgınlığı yıkıcılara ümit ve fırsat doğuruyor. Dıştan içten sömürücü ittifakı mesafe alıyor.
Samimi insanlar, hıyaneti, fitneyi, tuzakları tanıyamıyor. Mısır’da ilk turda, % 52 ile iktidar olan M. Mursi, Savunma Bakanı yaptığı Sisi münafığını tanıyabildi mi? Milletimiz, 1957 seçimlerinde de, 1950 ve 1954 seçimlerinde olduğu gibi kararlığını devam ettirdiği halde, bazı iftira, propaganda ve tuzağa takılarak, oylarda düşme olması, düşmana davetiye oldu. Bir dalgınlığın faturası çok ağır oldu.
Allah, fitneden, hasetten, kinden, tuzaklardan, milletimizi, ümmetimizi ve bütün mazlumları korusun.
Hamd Allah’a!
Diriliş seçimlerinin önemi ve farklılığı dolayıyla, seçime kadar inşallah, okuyucularımla her gün buluşmak istiyorum. Yarın, yine bir diriliş imkânı, Turgut Özal dönemi ibretleriyle başlayalım!






