23. Enerji Kongresi’ne yeni bir ruh
Enerji, her çağda insanlığın en önemli ihtiyaç ve sorunlarından biridir.
Sömürgeci güçler, direkt veya dolaylı müdahalelerle enerjiyi, sömürü, terör ve savaş konusu yapmışlar, gizli-açık yangınlar çıkararak, dünyada yer yer problemli bölgeler meydana getirmişlerdir.
Asırlardır ciddi problemlere muhatap ve tarihi görevlerle insanlığa hizmette önemli görevler üslenmiş olan milletimiz, hak ettiği güven ve kazandığı tecrübelerle, mazhar olduğu hidayetle, “Üretici Siyaset” yolunda önemli kadrolar yetiştirmiştir. Yarım asrı aşan yeni hamle döneminin son on yılında ise, büyük projelere başarıyla imza atmakta, kesintisiz kalkınması ve dünya siyasetine katkılarıyla dikkat çekmektedir.
Enerji Bakanlığımız tarafından 4 gün boyunca yürütülen Uluslararası 23. Enerji Kongresi’ne 80 ülkeden 250’nin üzerinde üst düzey temsilci katılmış; toplantıyı, 2000’den fazla medya mensubu takip etmiştir. Bütünüyle başarılı geçen kongrenin üç kararının altını çizmekte yarar vardır:
1) Bu kongreyle Türkiye, sömürü, terör ve savaş nedeni olan enerji zenginlikleri konusunda, üreticiyle tüketiciyi anlaştıracak ve istikrar kazandıracak bir zemin oluşturarak savaş nedeni değil, bilinçli olarak barış imkânı olmasını hedefleyen bir politikaya dikkat çekmiş ve imkân üretmiştir. 2) Bu konuda ilk adım, “Türk Akımı” anlaşmasına imzalar atılmıştır. 3) Türkiye, kongre gündemini hazırlarken, “Toplantının 4. günü, yalnız Afrika meselelerinin konuşulması”nı programlamıştır ki, bu dünyanın sosyal ve ekonomik dengesi için önemli bir adımdır.
Türkiye’de aktedilen, “Dünya 23. Enerji Kongresi” bizatihi bir başarı ifadesidir. İnşaallah kararlarının tatbikiyle başarılar dayanışma ve huzur yolunda ilerleyecektir.
Türkiye’nin enerji fakiri olduğu vurgulandı. Bugün için doğru ise de, yarın için yanlıştır. Bugünle beraber yarına da bakmak gerekir. Önemli olan potansiyel gücü ve kalkınma ufkudur. Nitekim Türkiye 14 yılda rüzgâr, güneş ve gıda enerjilerine 70 milyar dolar yatırmış ve enerjide % 7’lik bir gelişme sağlamıştır. Bu ortalama dünya kalkınmasının çok üstündedir. 2023 yılına kadar enerjiye 100 milyar dolar daha yatırım yapılacağı hesap edilmektedir.
Dün tankımızı, tamir için İsrail’e götürmüşlerdi. Bugün en modern tankı imal ve ihraç ediyoruz. Kaldı ki Türkiye, petrol zengini İslam ve Türk dünyasıyla büyük ölçüde ayrı sayılamaz bir bütündür.
Büyük ve hayati konular müzakere edilirken, geçici durumlara haddinden fazla dikkat, istikbal hakkında sağlıklı tasavvurlara engel olur.
Türkiye, dünyadaki ve çevresindeki bütün olumsuzluklara rağmen 2023 yılı hedeflerine istikrarla kalkınarak, başarılı imtihanlarla ilerlemektedir.
İnsanlığın çıkarı bilinmeyen şeyler değildir. İnsanlığın çıkarı adalettedir. Onun için, “Şeriat’ın kestiği parmak acımaz”. Akıl, vicdan, iman ve ölümsüz değerlerle düşünüp, sömürgeci kapitalist, zorba komünist eğilimleri frenleyen ciddi politikalar oluşturulduğu zaman, adalet ve barışın dünya hâkimiyeti hayal olmaktan çıkacaktır.
Nitekim tarihte, bugünden daha gayrı müsait şartlar içinde ve kısa zamanda, “Asr-ı Saadet”ler doğmuştur.
Bugün, Birleşmiş Milletler’in ulaşamayacağı bir bölge kalmamıştır. Gereken, hayattan üstün ölümsüz değerle hareket edip sağlıklı politikaları destekleyerek, iyiliğe layık toplumlar ve yöneticiler haline gelebilmektedir. İyiliği başkasından bekleme dedikodusunu bırakıp, kendimizin sırtlayıp terlemesi, hem görevimiz, hem de başarıya en kısa yoldur.
İnşallah milletimiz, ümmetimiz ve yöneticilerimiz, bugün meyvelerini gördüğümüz gibi başarılı ve adil politikalar ve bu yolda gösterecekleri fedakârlıklarla, dünyamız zorba ve çıkarcı batağından kurtulup barış, güven ve huzura kavuşacaktır. Hedefimiz iyilik olduğu sürece, biz iyiliğin iklimindeyiz.
İnşaallah Türk Akımı imkânıyla, petrol ve doğalgaz nimetini uzlaşma, istikrar ve barış yolunda kullanmak mümkün olacaktır. Bu düşüncelerle, önemli katılımcılarla Türkiye’de aktedilen, Dünya 23. Enerji Kongresi’nin milletimize ve tüm insanlığa hayırlı olmasını Allah’tan niyaz ediyorum.






