ODTÜ’de Faşist Kalkışma
DERT GÜLEN DEĞİL İSLAM
Bir algı çalışması yapıldı biliyorsunuz son birkaç yılda.. Özellikle Ergenekon davaları sırasında “cemaat” dendiğinde Gülen’e yakın isimlerin algılanmasına yönelik bir algı çalışmasıydı bu.. İrili ufaklı binlerce cemaat olmasına rağmen, artık başka hiçbir grubun ismi anılmıyor.. Oysa bugün ODTÜ önünde başörtülü kardeşlerimize tepki gösteren çocukların da her biri cemaat mensubu.. Ama onlar “ODTÜ’lü Çocuklar” olarak anılıyorlar.. Cemaat dediğiniz, sosyolojide, üyelerinin ortaklaşa paylaştıkları bir şeye, özellikle de ortak bir ideolojiye ya da bir kimlik duygusuna dayanan toplumsal ilişkileri tanımlar.. Topluluğu yani.. Dolayısıyla kendisine “öğrenci kolektifi” diyen yapı da cemaattir.. Ve dolayısıyla “cemaat yurtlarına gitmesin çocuklar, bilmem ne yurduna gitsin” dediğiniz zaman da bir başka cemaatin istediği olacak demektir.. Bir adım daha ileri götürüyoruz meseleyi o vakit.. İçinde namazın, abdestin olmadığı, dinî hassasiyetlerin gözetilmediği yurtlarda çocukların kalmasında sakınca yok da, “cemaat” yurtlarında kalınması sakıncalı ise, o zaman derdin değerlerle, inanç sistemimizle, Allah (c.c) ile Kur’an-ı Kerim ile olduğunu anlıyoruz.. Tam sayfa özür yazıları yazan sakallı yazarlarımız “pardon ben yanlış anlamışım, dert başörtüsü değil, cemaatmiş” derken, cemaat algısının alt mesajının da dinî değerler olduğunu bilmiyor mu? Bir kez daha açıkça ifade edelim. Sonbaharın sıcak geçmesi için çalışan yapılar faaliyetlerine tam gaz devam ediyor.. Unutuyoruz ama, Faşist Gezi Kalkışması ve Darbe Girişimi tamamlanmadığı için proje sona ermiş değil.. Yani demem o ki, hiçbir şey göründüğü kadar masum değil.. Düşmeyin bu tuzağa.. Kalın sağlıcakla.