• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Atilla Özdür
Atilla Özdür
TÜM YAZILARI
08 Mart 2021

Sancar Bey...

Sancar bey, CHP mebusu idi, aniden istifa etmiş. Kendisine şantaj yapıldığı iddiasıyla savcılığa müracaat ediyor. İşin aslını feslini bilmiyoruz ve bilmek de istemeyiz. Ola ki yanlış kanaat edinirsek, dışa vurmasak da, belki hakkına tecavüz etmiş oluruz..

Hazır gündem insan hakları üzerinde odaklanmış iken, biz de konuyu demokrasi kanalından o tarafa doğru kaydıralım.. 

Yurt gazetesinde uzunca bir haber. Gazete, CHP taraftarı bir yayın politikası güdüyor, güzel. Haber, Sancar ile ilgili. Bir seri teferruattan sonra, aslını feslini bilmediğimiz konunun özüyle ilgili olsa gerek. Neticede, Sancar beyin, özel hayatını ima eden ıvır zıvırat yüklü bir sürü teferruat. 

Aktaralım. Haberin merkezinde yer alan tek paragraflık öz ruhunu… 

“…..Sancar’a şantaj olayını Fatih S.’nin eniştesi polis memuru M.B.A. ile planlayıp, organize ettikleri iddia edildi. İkilinin, milletvekili Sancar’ı önceden ses ve gizli kamera sistemi kurdukları eve davet ederek, uygunsuz görüntülerini çektikleri iddia edildi. Gözaltına alınan şüphelilerden Sevgi K.’nın da Denizli Büyükşehir Belediyesi eski çalışanı olduğu öğrenildi.” …

Hepsi bu kadar. Gerisi, sen sağ, ben selamet..

Sancar bey, savcılığa giderek birilerinden şikayetçi olmuş. Kendisine kumpas kurmuşlar. Hakkında kötü, belki de çirkin sıfatlar yayabilecek kaset falan doldurmuşlar. Bunların partileri de galiba CHP olmalı ki, adamcağız paldur küldür kendisinin de üyesi olduğu partisinden istifa etmiş..

Her şeyden evvel Sancar bey, AKP Meclis Grup Başkanı Özlem Zengin hanımın ahlaklı ve onurlu insanlardan, böyle durumlarda yapmasını istediği gibi hareket, etmiş. Özlem hanım, emniyete düşmeleri halinde mağdurların çırıl çıplak soyularak üst baş kontrolü yapılmak istendiğinde, onurlu ve şerefli insanların hadiseyi hemen yetkili organlara haber etmelerini adeta emrediyordu. Bu bakımdan Sancar beyin hiç vakit geçirmeden hemencecik savcılığa gidişi, takdire şayan bir hareket olmuş..

Hadisenin bir yanı böyle. Arka tarafını, tabii ki, bilemeyiz.. 

Konunun bizi ilgilendiren tarafı da, işte hepsi bu kadar.. Yoksa demokrasi varmış. Evlenmek de serbest, boşanmak da serbestmiş.. Hatta, tescilsiz sürtmek de. Bunlar bizi hiç mi hiç ilgilendirmiyor.. Demokraside insan hakları kişilere sınırsız serbestlik tanımış. İsteyen istediği naneyi yiyebiliyor. Tek dikkat edilecek nokta, kitabındaki usul ve pratiğine uygun olsun, pis kokusu komşularını kusturmasın… 

Demokrasi, insan haklarının koruyucu zırhı. Ayrıca, Cumhuriyetin de. Sandık, tercih hakkının uygulamada göstergesi olduğuna göre, o da, insan haklarından bir haktır. Demek ki, demokrasi varsa, sandık da mutlaka var olacak. Darbecilerin de gururla ve iftiharla söylediklerine göre, 27 Mayıs olsun, 12 Eylül olsun hatta belki de 28 Şubat olsun, sandık ile birlikte geldiklerinden, o hareketler de demokratik imiş!.. 

İşin aslına bakarsanız, biz de demokrasiyi beğeniriz, neden istemeyelim? Hareketlerimize, davranışlarımıza, alıp sattıklarımıza, yiyip içtiklerimize, giyip çıkardıklarımıza kimselerin burnunu sokmasını istemeyiz.

Lakin şu da var işin içerisinde. Sınırsız hürriyette, bir başka ifadesiyle yüzde yüz demokraside insanlar, karısını kızını alıp gittikleri plajlarda ailecek denize şallak dalmak isteyebilirler ve dalarlar da. Bu arada seyirciler de alkış tutarak kendilerini mutlu ve şanslı sayarlar. Kimse de bunlara karışamaz. Çünkü, ileri demokrasinin kanun ve kitabında böyle yazar.. 

Adnan ile kediciklerini düşünün. İpin ucunu kaçırıp da siyasetin tehlikeli yamaçlarına çıkmasalardı, kim göze alabilirdi rahatlarını bozmayı? Dindar görüntülerine de resmen kimsenin bir laf ettiği falan yoktu..

Biliyorum, “yok artık diyeceksiniz. Öyle demeyin. Baksanıza, bikininin nesi var? Denize dalmıyorlar mı, daha nesi kalıyor açılmadık?.. 

Ne insan, ne de kanunun, iki satırlık kelime ile “Ayıptır arkadaş” diyerek çıplaklığa itiraz ettiğini duyup işiten var mı?

İleri demokrasi isteyenler çıktıkları onur yürüyüşlerinde, demokrasinin lanetli gösterileriyle dünya alemine kafa tutuyorlar.

Velev ki ibneyiz, kime ne?..

Sahi, kime ne?. İşte demokrasi. 

NOT;

Helikopter kazasında canlarını vererek şehit olan askerlerimiz, umut ederim ve milletçe de umalım, haklarını bizlere helal ederler. Mekanları Cennet-i Ala olsun…

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

kibarcik

muhterem ustadım gene 1969 dan ıtıbaren cıktıgın yolda yamulmadan dımdık yuruyorsun ömrüne bereket selamlar
  • Yanıtla

Nejat

Ne çektirdi bu CHP sana ne dede,,
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23