• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Atilla Özdür
Atilla Özdür
TÜM YAZILARI

Oturalım, paşa paşa konuşalım. Bayram hatırına…

13 Mayıs 2021


Atilla Özdür İletişim: [email protected]

Ben değil, siz. Oturunuz ve paşa paşa konuşunuz. Nedir şu 128 milyar dolar hikayesi. Kayıp olduğu, eriyip buharlaştığı iddiası eğer doğru ise, iddia sahibinin bu paranın, zamanında kasası ve bulunduğu kutusundaki yerini bildirip ispat etmesi gerekir. Eğer bulunduğu yer itibarıyle Devlet hazinesine aidiyeti de gerçek ise, bu parada bir miske dahi olsa, benim de hakkım bulunacaktır. 

Bu dalaşmayı Ankaralı tezgahtarlar, oturup ciddi ciddi kendi aralarında tartışarak halletmeleri gerekir ki, ben de alacağıma bir an evvel kavuşayım.

İktidar, muhalefetin laflarına kulak kapatıp değer vermiyor. Hakkı da yok değil. Yönetimi kötü gösterme gayesiyle idareyi soygun borsasına çevirmekten doyumsuz zevk alınıyor . Bunların iftiraları arasından bir ikisini müfterinin suratına vurunca, iktidar ne yapsın, bunları takiben geriden gelenlerine de gülüp geçiyor..

Muhalefetten gelen ve gelecek teklifler de ha keza aynen böyle. Zira, onlar da art niyetli eser külliyatından. Dikkatlerinize çarpmıştır. Erdoğan bir ara emekli ikramiyelerindeki enflasyon kayıplarının da telafi edileceğini, bu desteği beş yüz liraya kadar çıkarabileceklerini fısıldamıştı. 100 TL de karar kıldı . Hesap kitap mecburiyeti bir yana, 1500’e çıkılsa, beleşçi muhalefet, açıkgöz tilki gibi hemen atlayacaktı, 

Biz istedik de yaptılar. Yoksa hiç niyetleri yoktu!..” gibi…

Muhalefet, TANRISAL BİR GÜÇLE suç ve suçluları yoktan var etmenin yolunda. Eğer uydurmaları gerçek ise, benim milli gelirden payıma düşen haklarım da iç edilmiş olacaktır. Çünkü, asılsız yalan ihbarlarında da faillerinin, idareyi meşgul ve halkı da korku ve kuşkulara sevk etme suçunun paraya tahvil edilebilir cezai sorumluluklarının olması gerekir. Eğer söylentiler gerçekten uydurma olup, aslı astarı yok ise, iktidar, bir kanun çıkarıp uyduruk suiistimallerin ve yolsuzluk suçlamalarının maddi cezasını bunlardan alarak, halkın milli gelir pay kasasına aktarmalı..

Neticede açık olarak görülüyor. Her iki ahvalde de alacaklı olan bizleriz. Yani sen, ben ve bizim oğlan… 

Denilir ki, her ne kadar çiğ düşse de, lezzeti yine de yerindedir..

Katırlar tepiştikçe, tekmeyi eşşekler yer…

Birisi matrağına soruyor. 128 milyar dolar nerede? Buna cevap olarak yine kendi iç ocaklarından kendilerine doğru içbükey bir sorgu biçiminde dökülüyor.

Söyle bakalım 680 milyar lirayı yaptın?

Ayıp ediyorlar. Aslında Ankaralıların, hangi cinsten olurlarsa olsunlar, milletin huzurunda karşılıklı oturup bu meseleyi halledecekleri yerde, milleti uyutmaları, cidden ayıp..

Ayıp, ayıp…

Utanın artık…   

ABD başkanı bizi suçluyor. 1915’lilerle aramıza politik ırs bağı döşeyerek bizi, dünya üzerindeki Ermeni soyunu kurutmakla itham ediyor. Bu suçlama karşılığında cezaen bizden para alacak ve o paranın bir kısmını kendi zimmetine geçirecek.

Oysa bu işlerin aslından gerçek örneği, asırlar öncesinden Katolikler ve özellikle Protestanlar olarak kilisenin projelendirdiği,

Kızılderili katliam trajedisidir.. 

Bu trajedyanın asırlar sonrası eşkıyasının failleri tarafından gurur ve başarı belgesi olarak sunulan müze örneğinde sergileniyordu. Bizzat, giderek görüp seyrederek öğrendik..

Sanırız sergi hâlâ meraklılarına açık olmalı.. 

Ömer Okçu (Hekimoğlu İsmail), Yunus Can ve daha birkaç asker arkadaş olarak 1959 yılında Texas- Elpaso’ya gönderildiğimizde görmüştük; 

Küçük bir köy, Müze.

Demokrasinin Soykırım Müzesi..

Evleri, sokakları kendi kültürlerine has bir mimari üslup sahibi. Kendi topraklarının doğuştan sahibi oldukları vatanlarından sürgün ve katliamlarla temizlenen Kızılderililerden cebren işgal edilerek ABD’nin mayasına katılmış.

Köyün girişinde bir kapı ve yaşlı bir KIZILDERİLİ İNSANIN canlı örneği.. 

Sergilik mal… 

Vikingler, kalyonlarıyla kalkıp geliyorlar, Britanya kaçgınları New England’ı kurmak için geliyorlar. İspanyol ve Hollandalılar da birlik olup, kendi anavatanlarının sahibi Kızılderili yerlilerinin kanlarını beton harçlarına katarak gökdelenlerini yükseltiyorlar..

Son günlerimizde de Ramazan ve Kadir gecesini kasd-ı mahsusa alıp, içeride ibadet halindeki Müslümanlarıyla birlikte Mescid-i Aksa’yı işgal amacıyla Siyonistlerin kıçlarını neftliyor..

Kim, kimler ?..

Amerika Birleşik Devletleri’nin şimdiki yetkili ve sorumlu baş temsilcileri… 

Dünyanın en müptezel mesleği prostitution da bile hoş görülmeyen bir, kör kepazelik..

Dostumuz ve müttefikimiz ABD!..

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

kadir

Amerika da kızılderili soykırım müzesini gezebilmişsiniz. Türkiye de hangi katliamın müzesini gezebildiniz? Sivas? Maraş? Dersim? Hah işte aradaki fark bu
  • Yanıtla

Ben değil, siz. Oturunuz ve paşa paşa konuşunuz. Nedir şu 128 milyar dolar hikayesi

Her türlü fitneye balıklama atlanır, acayip dedikodusu yapılır, magazinsel alt ve üst yapı oluşturulur._ fitne fesat ajansı
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23