• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Atilla Özdür
Atilla Özdür
TÜM YAZILARI

Lostra…

08 Temmuz 2021
A


Atilla Özdür İletişim: [email protected]

Boğaz kıyılarında Beylerbeyi Sarayı’ndan, Beykoz’a kadar deniz tarafı yalıcılar aşireti tarafından halka kapatılmıştır. Zamanında Osmanlı paşaları idarede dizgini elden kaçırıp da halkın karnını doyurabilmek için dışarıya el açınca, her seferinde bir yalı parasını da kendilerine ayırmış ve boğaz kıyılarını kendi aşiretlerine tapulamış..

Atatürk, zuhur ederek binayı yeniden restorasyona almasına rağmen, Müslüman Osmanlı bürokratlarının Cumhuriyet’te intikal eden çocuklarını, başlarını dik tutturmaya çalışmışsa da, başarılı olmuş sayılamaz…

İşte bu dönemde zafer sonrası hâsıl olan kontrolsüz coşku ortamında şapkasını çıkartıp aşağılara doğru fırlatan serkeştiler, zafer serhoşluğuyla tepelerden aşağılara doğru savrulan şapkalarının düştüğü yere kadar uzayan araziyi kendi isimleriyle adlandırıp tapulamışlar. Mesela Kadıköy yakasındaki tepelerden sahillere uzayan Süreyya Paşa bölgesi, bu yağmalardan bir örnek. 

             

İnsanın fıtri yapısında mevcut soygunculuk hırsı, Yüce Allah’ımızın, Peygamberliği yoksullara lutf edişinden mülhem olacak, sultanlar da hep bunlarla mücadeleye zorlanmışlar. AKP, ya da Reis, bizatihi kendisini buna zorlamışsa da, maalesef, yardım edeni çıkmamış..

Kapan, kaptığını hullevari yollardan helalleştirmiş…

Bu eksiklik devam edip giderse, bir gün gelecek hakim sınıfın giderek kabaran ahlaksızlığından, Osmanlının batışı gibi, Türkiye de batacak..

Lostra’nın sultan hanımı, Bodrum’dan kalkarak ABD Hazinesini de kazıklama başarısı bir yana, tahta sandıklı ayakkabı boyacımızın süper lüks tayyaresine biniyor, tırnaklarını cilalatmaya İstanbul’lara, gelebiliyorsa, iktidarların yoksullukla mücadeleye güçleri yetmiyor demektir. Ya da, zenginlerin varlıklarında, milletin gasbedilmiş haklarının bulunduğuna olan (olmuş ise) inançlarını yitirmişlerdir..

Kimse kızmasın… Siz, Reis dostuysanız, biz de amatörüz…

Türk denildiğinde, Müslüman anlaşılıyor. Devlet olarak daha hareketli ve cevval olduklarından, İttihat ve Terakki ile sonradan onun yerine kaim CHP, kendi dönemlerinde iktisadi dengeyi düzeltme amacıyla ellerdeki varlık fazlalarını geri almaya niyetlenmişler. Başaramayınca da kurnazlığa kaçarak, bu mülk dağılımını düzeltme politikalarına, “sermayenin Müslümanlaştırılması” adını verdiler.. 

İT’in milliyetçi ekonomisiyle CHP’nin Varlık Vergisi, azınlık ve harp zenginlerinden alınıp yoksulluğu ortadan kaldırma politikasında kullanılacaktı. Oysa, verginin tahsilatı, Kemalist Türkler arasında paylaştırıldı.. 

Bu Kemalist Türkler, yerli kapitalistler, son dönem Osmanlının Müslüman görünümlü soyguncularına duydukları öfkeyle, Atatürk’ün izinden yürüyerek, ikinci harp sonrasında iktidarı seçimle ele geçirdiler... 

Anti parantez, dikkat ediniz, İdris Küçükömer’in “Düzenin yabancılaştırılması”nda CHP, “İttihat ve Terakki’ yolunun yolcusu olup, aynı zamanda sağcıdır da...

Ağzı laf edebilen Müslümanların, Said-i Nursi gibi hocalarımızın hayatlarını zindanlarda çürüten menhus 146. madde, Bayar-Menderes ekibinin eseridir ve derinlere dalarak üzerinde düşünülmesi gerekir..

• 

İstiklal Harbi sırasında Hindistanlı Müslümanların bizlere el uzattığını, Mısır’ın sultanlarına kadar duymayan kalmamıştı. O paralarla İş Bankası kuruldu. Bankanın etrafında toparlanan iş adamları Cumhuriyet’in birinci nesil devlet zengini oldular. Bu para Cumhuriyet’tin teşkilatlanmasına da fayda sağladı..

Kısacası, kırk elli yıl öncesinin milyarderliğinde ilk temeller, bilhassa Atatürk / İnönü devirlerinde devlet eliyle atılmıştır. Beriye geldiğimizde, ne Atatürk var ne de İnönü.. Amma, milyarder üretim hızı, her yıl bir evvelki yılın hızını sollayıp uçuruyor.

Günümüze gelelim..

Sürüyle devlet erkânını, basının mümtaz kalemlerini. Ülkemizin politikacılarını besleyerek kendi hizmetlerinde kullanan ayakkabı boyacısı, milyarderler kralı teyyareli seyyar lostranın yaratıcı tanrıları kimlerdir? 

Fatih Sultan Mehmet Han, İstanbul’un çevresini sarınca içerideki papazlar, meleklerin kanatlarını tartışıyormuş..

Diyanet İşleri Başkanı da, uzun yolculuklarda otobüslerin dinlenme vakitlerini, yolcuların namaz ibadetleriyle dengelendirilmesini rica etmişti..

Bizim papazlar da, hemen başlayıverdiler..

Laiklik elden gidiyor”… 

Giderse gider yahuuu. Çekin elinizi milletin sofrasından. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

servet vs meseleleri

'olmasaydı olmazdık' lafına cübbeli; 'bu hususta bir ayet ya da hadis yok ki olmasaydı olmayalım' diye yanıt vermiş! sizce komiklik mi yapıyor bu âbi artık?
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23