• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
  • VAV TV CANLI YAYIN
Atilla Özdür
Atilla Özdür
TÜM YAZILARI
11 Mart 2021

“İştirakiyun” değil...

İnsan ve hayvanlarda görüldüğü gibi devletler de, zaman gelir, iktisadi, fiziki ve siyasi istikrarını kaybettiğinde, sıkıntılı durumlara düşebilir. Böyle hallerde genelde çocuklarının başta hukuki, insani ve sıhhi hak ve ihtiyaçlarını ebeveynleri üstlenir. Büyüklere gelince, onların kendi hesaplarıyla, ayrıca aile yakınlarının destekleriyle problemleri çözümlenir. Arkadaş çevreleri de, imkan nisbetince yardım için el uzatırlar...

Doğal afetlerdeyse, mağdurlara el uzatma, zarar ve ziyanın giderilmesinde iştirak vazifesi, ihtiyaren imkanları nisbetincevatandaşa da düşer...

Zaman gelir öyle ki, devlet çok zor durumdadır, Gerek kötü idarecilerin develeri hamutuyla yutmalarından, gerekse dünyayı bütünüyle sarsalayan iktisadi krizlerden ötürü, acil desteklere muhtaç kalır. Kurtuluş Savaşı sıralarında bu gibi hallerin zuhurunda Atatürk’ün, milletten, “Tekalifi Milliye” talebinde bulunması gibi...

Minarelerimizde eğer ezan okunuyorsa ve de cuma namazlarımızı eda edebiliyorsak, odsuz ocaksız fukara köylümüzün hiç değilse ayaklarındaki çarık ve çorabının bir tekini, “Tekalifi Milliye” için çıkarıp vermelerine borçluyuz...

Dolar yedi lira oldu” işaretini aldıklarında kendilerini “Tekaliften muaf” sayan ayrıcalıklı varsıllar, anında etiketlerinin üzerine yürüdüler. Liberal ekonominin silahendazlarıydı bunlar. Fiyatlar yüzde yüz, yüzde üçyüz fırlatıldı. 

Demokrasinin efsunlu hak ve hürriyetler masalı bir yana, sınıflı toplum yapımızın yerleşik geleneğine bağlı hükümet sesini çıkarmadı. Çare bulma işi de, Albayrak’a kaldı. O da gitti, ekonominin egemen aktif güçlerinden, rica millet insaf dilenmeye...

Millete geri iade, “Feed back” mutabakatı yapıldı. Etiketler yüzde on nispetinde indirilecek!... 

Hükümet erkanı, “yedi liralık doların” etiketler üzerindeki tahribatını görünce şaşırdı. Özellikle Maliye Bakanı, bir önceki evredeki çalışmalarına karşı aşağı sınıflardan pek inilti çıkmamasını her ne kadar hoş karşılamış da olsa, McKinsey’in istenilmezliği, huzurunu bozdu. 

Oysa, kendisini “Dolar yedi liracılardan” hesap sormaya hazırlamıştı..

Ve yine de başardı sayılır. Enflasyona karşı topyekûn mücadelede herkesi “elini taşın altına koyma” seferberliği başladı... 

Yüzde onluk etiket affı, bu zorlanmanın ürünüdür...

Tabii, bu kadarla da kalınmamalıydı...

Devamında karar kılındıysa da, eyvah!..

Enflasyonla savaş seferi, amatör nitelikte olmaktan ziyade lejyonerlik gibi, profesyonel bir çalışmadır...

Seferberliğe iştirak, ihtiyari olduğundan, bir yanıyla da amatörce bir yatırım. Yüklü ve yüksekçe bir maddi itibar sağlayacağından, aynı zamanda profesyonelcedir de. Bunun dışında piyasa oyuncuları, her sene sezon sonlarında safra atma amacıyla yaptıkları rutin indirim oyunlarının hasıl edeceği vatanseverlik ve halkseverlik de, sermaye için ayrı bir itibar-ı manevi...

Hepsi iyi güzel de, ileride bu oyunların tekrar sahne almasını önleyecek, bu seferberliğin sonucunu kalıcı bir istikrara dönüştürebilecek bünyevi operasyon olarak ne düşünülüyor, ya da bu tek atışla maksadın hasıl olabileceği mi sanılıyordu?...

Basitinden olmak üzere ve de, işçisi, memuru ve bilhassa varsılından gelebilecek hakaretamiz tenkitleri de peşinen mahrecine iade şartıyla, belki “iştirakiyunca” görülebilecekse de, buyurun etkili olabilecek bir çare, Hükümete...

Maliye bakanları olarak, geleceği de düşünecek olursak, her kimler ise, onlar, devlet müteahhitleriyle cümle holdingleşmiş süper zengin sınıfın şimdilere dek miras olarak bıraktıkları varlıklarının gülünç oranlı intikal vergilerinin “vatandaşa geri besleme” anlamında etkin fayda sağlayabilecek seviyelere çıkarmayı niye düşünmesin, düşünemesinler?..

Dikkat buyurulsun, devletleşen servetler, hep aynı ailelerin aynı fertlerinin elinde kalıyor. Sınıflı toplumlarda ya da demokrasilerde, emeğin ödenmemiş hakları, kanun yoluyla hukuken helalinden(!) buharlaştırılıyor...

Oysa zekât farizası dini bir ibadet olarak kabul edilirken, dünyevi fonksiyonuna gelince, yoksulun ve muhtacın kendisine ödenmemiş-ödenilmemiş haklarının tediyesi olduğunu söyler gezeriz...

Seferberliğin, etiketlerden yapılacak % 10’luk tenzilat karşılığının hiçbir işe yaramadığı ve yarayamayacağı da kesindir ve bilinmesi gerekir...         

Demokrasinin bütün vatandaşları haklarında eşit, oylarında eşit, mükellefiyetlerine gelince, güç ölçümünde hırsızlık yapılmaması kaydıyla orada da eşit kıldığına kesinlikle ve ciddiyetle inanılıyor ise, miras ve intikal vergisinin insan temel hak ve hürriyetlerinde yer alan gelir dağılımı adaletine yakışır biçimde düzeltilerek tadil edilmesiyle birlikte, servet vergisini ‘tekalif-i milliye’ olarak, ya tek seferlik ya da bir süreliğine bu tekalife davetiye çıkarmak.

Şart ve elzem olduğu gibi hükümetin de boynuna borçtur...

Haa, hükümet ve hükümetlerin kadim zamanlardan beri her yılın sonlarına doğru hazırlattığı maaş ve ücretlere enflasyon farkı adı altında komprime dağıtımına da son verilmesin..

Faydası bir iki aylık gibi pek kısa ömürlü de olsa, gaz alıcılığından ötürü, etkisi ve faydası oldukça büyük...               

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23