• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Atilla Özdür
Atilla Özdür
TÜM YAZILARI

İki partili demokrasi…

28 Haziran 2021
A


Atilla Özdür İletişim: [email protected]

Evvela şu hususu belirtelim. Demokrasi denilen içtimai hayat tarzı, beklentilerin aksine, “azınlığın çoğunluğu” çekip çevirmesidir. Merak edenler, kendi hallerine bakarak değerlendirebilir. 

Kişi başınadüşen gelir dağılımına hız veren etkenler, doğru tespit edilebilirse, ardından devam edip gelen uygulamalara da yardımcı olup kılavuzluk eder.. 

Düşük faizli, uzun vadeli bol kredilerle desteklenen sanayileşme hareketimizde sermaye, siyasanın bu desteğine karşılık, işçilerine yüksek ücret lütfunda bulundu. “Emeğin en yüce değer” olduğunu kabullenmeye yanaştı.

Demirel’in, altı kez alınıp, yedi kez bırakılmasındaki gizli sır, sermayenin bir sürelik de olsa, bu kabullenme eğilimindedir. Bir elinde Kur’an, göğsünde iman ile Demirel’in, her götürülüşünün hemen hitamında, davullu zurnalı bayram havasıyla geriye iade edilişi sebepsiz değildir...

Hızlı kalkınmanın sırrını, yüksek ücrette gördüler. Ne var ki haller ve sıfatlar, zıtlarına göreydi. Eğer ücret doyurucu ise, satışının yüksekliğindendi. İşçiye yüksek ücret ise, ürettiği malın satışına bağlıdır. Üretimin verimliliğine!..

İşçi, televizyon üretti. Bakla bezelyenin yanında dolma kalem ve radyo imal ediyorsa da, pantolon ve patatesi, elinde kalıyordu. Amma gâvurun oğlu, hem daha güzelini yapıyor daha da ucuzuna satıyordu. Bizimkinin malı elinde kalınca, işçisinin yüksek ücretini ödeyemedi. Elinde hazır parası yok. Dışarıdan borçlanmaya başladı..

İçeride partiler pek çok. Particilik, verimli meslek. Lakin bunlar, birbirlerini kıskanıyorlar. Vaadler, vaadleri kovalıyor. Ayrıca, kendi aralarında sandalye değiş tokuşuyla melezleşiyorlar da. Melez yapının aynı kökten kurnazları, yine devam ediyorlar, “yüksek ücret vaadiyle” oy toplamaya.

Aralarındaki yarış devam edecekti tabii. Bunların finansmanı da, yine dışarıdan, hep dışarıdan..

Merkezin acil destek fonu harcanmış, Alamancı dövizi kesilmiş, bitmiş ve ölüm gelmiş son kapıya dayanmış. Sırada bir kaşıkçık şarap. İçilirse, ayılınacak!..

Türkiye’de partiler, isimleri farklı, ihtiraslarında tek köklüdür. İşçiye yüksek ücret, ürünün satılabilirliğine bağlıdır. Bir an gelir hükümet, ürününü satamaz, vaktin geldiğini hisseden kreditör dedikleri tefeci de, elindeki kadehini uzatarak ağzındaki baklayı çıkarır..

 “Ürettiklerini sat. Satamıyorsan ücretlerini düşür. Fiyatları içeride yükselt ki, malın dışarıya satılsın”...

Elinde Kur’an, göğsünde iman ile altı kere gidip yedi kere gelen Demirel, 24 Ocak’ta yoksullaşma çağının kapısını bir daha açar. Hem de, ardına dek. Halen giderek de açılıyor.

İkinci Harp sonrasında, göstermelik de olsa çok partili düzene geçtiğimizde, gelir dağılımındaki hızlı artışın sebebindeki bu yanılgı, bizleri, derinleşen orta gelir tuzağına düşürdü..

Oysa vatanın ve milletin beka hizmetine koşmak, evvela sadakati emrederdi. Sadakat ise, seçilen kişin ihtiyacına lütfedilen sandalyenin lanetlenerek kendi çıkarına terk edilmesini, namussuzluk saymaktaydı..

Politik damar bir kez çatlamasın. Damardaki çatlama, son olgusunu, Sedat TV, sihirliaynasından, ümmetliğini terk edenlerin yüzüne çarpıtıyor..

Bugün, beğenilsin beğenilmesin, gerçek bu. Ümmet bağı çözülürken, sanıyor musunuz ki milliyetçilik yükseliyor?..

Partileri azaltacaksın, transfer geçişlerini yasaklayacaksın ve partisinden istifa eden Meclisten de istifa etmiş sayılacak. Partiden istifa edenin, Ankara’da demir atması, doğrudan doğruya seçmene sinkaflı küfür ve hakarettir..

En önemlisi de, servet vergisini çıkaracaksınız.. Taş çatlasa, iki parti

Kamu görevlerinde sandalyeler, tek kişilik olmalı… Oğlu idi, kızıydı, yengesinin kardeşi, kocasının eski karısıydı.. Yok, böyle hokkabazlık...

• 

Şişli Belediye Reisliğinin dizi dibinde bir kapı. Komşusu üç katlı iki yıllık büyükçe bir bina. Dar-ül Aceze caddesi üzerinde..

İki yıl oluyor, evvela muhafazakarların vakıflarından olan Ensar Vakfı’na kız talebe yurdu olarak kurdelası kesilmişti. Bir ay oluyor, Şişli Belediyesi’nin Hizmet Binasına dönüştürüldü..

Hukuk dışılık mı, yoksa hukuk dışılığın ortadan kaldırılması mı?..

Amma, CHP’de laikliğin kabarışı derseniz, yanlış olur…   

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

karnını büyüte büyüte tekaüt oldu

demirel çok pislik bi herifti be, erbakan ona hakkını helal etti; eh, kendi bilir, neya bak

demokraasik ve depişimler

Gelişmiş ülkeler demokrasiyi iki partiyle götürür, örnek: abd! Eşşeklerin bolca cirit attığı, anırtı ve arpanın zebil olduğu bir ülkede ise her kafadan çıkan 10 ses sonucu 100 parti olur, örnek: törkey!
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23