• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
  • VAV TV CANLI YAYIN
Atilla Özdür
Atilla Özdür
TÜM YAZILARI
19 Nisan 2021

Darbuka resitali..

İki gazeteci, amma ekabir takıma mensup ve de cinsiyetleri erkek, şahsi takımlarının denkliğinden oturmuşlar, itin köpeğin derdine derman düşünüyorlar. Ellerinde kamu kaynaklı sağlam tarafından bir hazine bulunsa, pek ileri boyutlu olamasa da, hiç değilse asgari ücretleri, insana yakışır bir meblağa çıkaracaklar sanırdınız.

 “Kahrolsun, kıçı çıkasıca parasızlıkdiye yakınıp durdular saatlerce.. Maalesef ellerinden bir şey de gelmiyor, 40.000 TL aylıklarına rağmen...

Bir dostları varmış. Beyaz insan cinsinden.. Korunaklı ve sigortalı bir sitede oturuyormuş. Son zamanlarda biraz nakit sıkıntısına düşünce, aylık kapıcı aidatının asgari ücret seviyesindeki bir fakirhaneye taşınmış. Ne ki, son ayın ödemesini yapamadığından biraz yakınıyormuş. Yani, sizin anlayacağınız, attan inip de eşeğe binmeyi, beyazlığının çevresindeki saygınlığına pek yediremiyormuş..

Sandıklı seçimli siyasi sistemlerde sadece oynayanlarla, oyunu bilenler kazanır. Futbolda da böyledir, atamayana atarlar. Bazı ahvalde sahadaki inatlaşma oyunun tadını kaçırır. Bunun bir örneğini ülkemizde görüyoruz. AKP, kanala inat ediyor, İmamoğlu da açtırmamaya yeminli.Eskisinin suyu mu çıktı?” diye dolanıp duruyor.. 

Hâlbuki kanal, bir ticarethane olacak. Havadan sudan memlekete para akacak. İnatlaşma/yeminleşme derken zaman geçiyor. Böyle giderse, bunlardan birisinin inadı uğruna bir ton memleket parası durduk yerde yok olup gidecek, diğerini de yemini çarpacak. Halbuki İmamoğlu, 16 milyon yerine 80 milyonu hesaba almış olsa, hazineye çuval çuval para girecek.

Çirkin tiyatronun ikinci perdesinde bir oyun ki, kıpır kıpırdak. Cinsiyetlerinde erkek olduklarını söylediğimiz bu gazeteciler, sosyal dişlinin çevirdiği tekerrür zinciriyle gelip oturmuşlardı, itin köpeğin derdine derman, düşünmeye.

Asgari ücret meselesi ya da problemi, seri üretim tarzının oyunudur. Sömürge kapitalizminin uygulandığı şahlık, padişahlık, krallık veya cumhuriyet olsun, bütün ülkelerde hep var olagelmiş ve öyle de devam edip gidecek.

Siz bunu beş bin liraya çıkarırsanız bir somun ekmeği de on altı liradan yedirirsiniz millete. Yabancıların şişeleyip sattığı bizim yerli suyumuzun da litresini yine on liradan aşağı alıp da dikemezsiniz boğazınızdan aşağıya..

Tabii, asgari ücret beş bine yükselince, varsıl sitelerinde tek sayıdaki umuma mahsus müşterek havuz sayısı da, her konut sahibine birer adet olacak biçimde sayıları da çoğalacaktır mutlaka.

Müstakil kat sahipleri kendi özel havuzunda güneşlenirken, devasa çuvallarıyla çöplüklerden bez paçavra ve hurda kâğıt toplayan çocukların sayıları da, beş on katına çıkacak.

Ölümlerine karşı mutlak çaresizlik içinde har vurup harmanını da beraber götürenler, korunaklı özel ayrıcalıklı sitelerinde yine devam edecekler tabii, aylık olarak, asgari ücret seviyesinde aidat ödemeye..

Bizde biliyorsunuz, mali yıl Mart ayında başlar. Kulağımıza çalındı. Enflasyonun, işçi maaşından, tüccarın da stoktaki mallarının değerinden götürdüklerine nasıl ki, yama vuruluyor; Beyaz Türklerin fakirhane sitelerinde de bağ ve bahçe hizmetlerinin aylık aidatları da zam isteğinde bulunacak. 1500’lerden 2000’lere çıkması, beklenebilir..

Eee, bayram ikramiyeleri?

Ona da geliyor ona da. Haydi gözünüz aydın, müjdemi isterim. 1500 olacakmış…

Ramazan’ın biri idi. Usuldendir diyerek, Bim’in yanındaki fırına gittik. Bim’de testere, tırmık, küçük boy çapa gibi nalburiye ve bahçe malzemeleri de bulunuyor artık. Üç lirayı verdim, bir lira daha istediler. “Üç lira demişlerdi” diyerek verdiğim karşılık, “dört-dört lira” ile duvara tosladı. Üçü bıraktım, pide elimde, çıktım dışarı.

Bir gün evvel üç liraya almıştım yer elması’nı. Geçerken gördüm yedibuçuk lira yazmışlar, hüviyet varakasına. Girdim içeri.

“Selamlaşalım dedim hani ramazan başladı ya”. 

Adam da “hoş geldin” karşılığını verdi.

“Yemeğimin bulaşıkları daha yıkanmadı bile, evde duruyor. Yer elmasını dün aldım üç lira idi. Şimdi çıkartmışınız yedibuçuk liraya. Utanıp sıkıldım be komşum.”

Adamda ağız açık. Kabzımala gitmişmiş, mal gelmiyormuşmuş, zabıta satışları durdurmuşmuş, nakliyeciler eylemdeymişler vs, vs… 

“Haydi bana müsaade. Aleyküm selam. Hayırlı, bereketli, renkli ve bol helalli Ramazanlar” diyerek çıktım dışarı.

Geldim eve. Maliye lojmanlarının önündeki çöp sandığının yanına çekmiş iki tekerlekli ve çuvalı büyük hurda kağıt arabasını, bizim on dörtlük delikanlı, belki de iftarlık hazırlığındaydı…

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Açlık dorukta!

Fukara edebiyatı yapmaya devam ediniz; modası da geçti ama kimbilir belki sosyalizm gelir
  • Yanıtla

Özlem dolu günler geliyor

'Ülke nasıl yönetilir, izmire bakın görün' (baktık gördük, arabalar su üstünde yüzüyordu, teknolji harikası!) diyen adam hızla iktidara hazırlanıyor, mevcudunu alaşağı edecekmiş, öyle dedi. O geldiğinde kapitalizm ortadan kalkacak, herkes ekmek yiyecek. Bekleyelim.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23