• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Atilla Özdür
Atilla Özdür
TÜM YAZILARI

Cevabım ne olurdu?

07 Haziran 2021
A


Atilla Özdür İletişim: [email protected]

Kurgu mühendisleri, Ayasofya Camiiİmamı Mustafa Demirkan’aşöyle bir hutbe metni hazırlatıp, okutmuşlar.

‘Bu ve bu gibi mabedler, mabet olarak kalması için inşa edilmiştir. Öyle bir zaman geldi ki bir asır gibi bir zaman içinde ezan ve namaz yasaklandı ve müze haline çevrildi. Bunlardan daha zalim ve kâfir kim olabilir... Yarabbi bir daha bu zihniyetin bu milletin başına gelmesini mukadder buyurma” ...

Bu hutbe metni 31 Mayıs günü Gençek Gündem ve Yurt gazetelerinin internet sahifelerinde yer almış ve CHP saylavlarından Bay Özel tarafından da gerçekmiş gibi suç duyurusu olarak savcılığaulaştırılmış.. 

Saylav Özel veya bir başka kişi,mesela bir polis olabilir, süperyurtseverliklerinden olacak, farz-ı muhal,imam efendiye atfedilen bu konuşmayı,sözleri veüslubuyla aynen bana da yükleyebilirdi. Kabul edelim ki öyle oldu.. 

Niçin böyle konuştun eline ne geçti, ne kazandın” diye sorguladığımda, cevabım ne olurdu?

Dalga mı geçiyorsunuz kardeşim, bu da nereden çıktı derve devam ederdim. “Yoksa, kafayı mı yedim, yahuu?” diyerek, sapıtıp kalırdım ortalıkta..

İstihbarat elemanı olarak Özel veya onun kaynakları, şüphesizdir ki,imam efendiye bu suç yüklemesini yaparken, kendi hesaplarından dabir mikdar ilavede bulunmuş olmalı. Zira, aklı başında umur görmüş bir kimse, kendisine veya mensubu olduğu fikir hareketine, daha doğrusu topluma bir faydası olmayacak bu yavelerin ne lafını eder, ne de tasavvurunda düş kurar..

Minberler, mahalle halkları için dünya ahvalinden haber kaynağıdır.Toplumun yararına neşriyat yapar. Bilginin kaynakları da Kur’an-ı Kerim’deki hükümlerle, Efendimizin açıklamalarıdır. Günümüzün sağlık konuları arasında koruyucu maskelere yer verilirken, bunun yanına sigara ve tütün kullanımını yerleştirenler de görülebilir. Trafikte kul hakkına saygılı davranma kuralından niye bahsedilmesin ki?..

Minberlerin aynı zamanda birer mahalle kürsüsü olmadığını kim ileri sürebilir?.. 

Sofralarında ille de pamuk gibi sıcak ekmek peşinde koşuşturmanın ne kadar çirkin olduğunu ve sağlık sıhhat bakımından da zararından bahsedecek hutbe öğretmenine ihtiyaç hissetmeyen bir Müslüman toplumunu düşünülebilir misiniz?.. 

Okul ve camiler ecdattan hatıra eski eserler arasında yer aldığına göre, Cuma dersiamları da, bunların kullanımındadikkat ve ihtimam tavsiyesinde bulunacaktır, behemehal..

Adamlar, yeri gelende bunlardan bahsediyorlar. Tesadüfen deolsa, ya da mutadı gereği Devlet Başkanları da ibadet amaçlı ders dinlemek üzere aynı mekanlarda yer alabiliyor..

İsraftan kaçınma ve tasarrufa koşturma akılla birlikte dinin de gereğidir. İbadettir yani. Bu kurallara riayet etmek, haliyle akılla birlikte inancın, davranışlarımıza akseden bir görüntüsüdür..

Buna karşın, şer cepheleri de, gerektiğinde kendilerine faydalı olacağını gördüklerinde, ellerindeki tek atışlık imkanlarından çok yönlü faydalanmak isteyebilirler. 

Bir taşla iki kuş vurmak gibi…

Muhalefet cephesi, iktidar avına çıktığında, elbet her yolu deneyecektir. Günlerdir toplantılar. Konuşmalar, radyolar, filimler, diziler coşkunun doruklarına çıkmış, adeta erkene aldıracakları bir seçimin başarısını kutluyorlar… 

Hoca efendiyi Atatürk’e küfrettirebilirlerse, bu başarıyla politik atmosferde meydana getirilecek şamata arasında, “Atatürk’e hakaret algısını” Devlet Başkanlarına da onaylatmış olurlardı..”

KemalKılıçdaroğlu da zaman geliyor, siyasi çalışmalarını dini hükümlerle takviye ihtiyacını duyuyor. Bu hissiyat, ne denli laik olunursa olunsun, insanın fıtratına yerleştirilmiştir bir kez, Hem de Allah tarafından..

Hep duyup işitiyoruz, Kemal beyin ciddiyeti katkılı olsa ‘kul hakkı, kul hakkı” diyerek çırpındığını. Şimdi kendilerine soralım bakalım. 

Çünkü kul haklarına saygılı bir kişinin, hele hele bir aile reisinin bu bağlamda yapacağı iş.

İmam efendinin hutbede ifade ettiği konuşmasını noktası virgülüne masanın üzerine koymak. Hemen yanı başına da, Atatürk’e hakaret ve kâfirlik yüklediği ileri sürülen şamataları getirip yerleştirmek. 

Özür beyanıyla Mustafa Demirkan Hoca efendiden af dilemeye sefer düzenleme borcu, hem de dini bir mükellefiyet olarak Kılıçdaroğlu’nun üzerinedir.

Buyurun efendim… 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

ayy, çok memnuniyet verici oldu

Hoca efendi o ayeti okuyup geçip gitmiş. Laik kemalistler ayetin güzelce yorumunu yapmasalardı hiçbiri farkına varmayacaktı. Bakınız hakikatin bizzat laikkemalistler tarafında gür bir sesle ortama duyurulması ne güzel oldu de mi? Hep rahmetli Kadir abi mi gürleyecekti yağğnii!

Ömer

CHP dini ve milli değerlere karşıdır . Hocamızın söylediği ayet ve tefsiridir . CHP bir bahane bulup saldırıyor . Esas hınçları Ayasofya’nın açılması . Ama boşuna uğraş it ürür kervan yürür .
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23