• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Atilla Özdür
Atilla Özdür
TÜM YAZILARI

Bir de spor yazısı deneyelim..

05 Temmuz 2021
A


Atilla Özdür İletişim: [email protected]

Günümüzün futbolunu spordan saymıyorum. O bir meslektir. Sigortacılığa, avukatlığa ve emlakçılığa benzer. Ne var ki, kırk-elli yıl evveline kadar takım halinde oynanan amatör bir spor olup, taşıdığı renkler itibariyle, sevdalıları da pek bol idi. Biz de Bursa’dan sarılı kırmızılı Akın Spor’u tutar, İstanbul’dan da, Beşiktaş’lı olurduk.

Sonraları oyuncular, inek gibi ticari mal muhasebesine alındılar. Ticarethanelerden ticarethanelere alış, satış ve kiralamalar, normalden sayılır oldu.. Alıcılarıyla satıcıları malın değeri üzerinden pazarlık sonucu, oyuncu mal olarak birinin mülkiyetinden azat edilirken, bir diğerinin eşya ambarına yerleştirilir oldu..

Ayrıca, top koşturanlar futbol işçisi olup, kulüpleri veya sahipleri de ticari işletme ve iş adamı.. Bu itibarla bu sektörün hiç de sevilecek bir yanı yoktur. Bu benim görüşüm. Sen ne dersen de.

Oyak, kuruluş ve sermaye birikimi bakımından diğerlerinden farklı da olsa, neticede, ticari bir şirket. Birçok vergiden muaf. Şimdi ben, bilfarz ücretini daha eline almadan vergisi kaynağında kesilen bir işçiyim. Oyak da, ortaklarına / üyelerine, vergiden muaf kazancından büyük paylar veren bir şirket..

Nesini seveyim ben, Oyak’ın?

Denilecek ki, istihdam sağlıyor, devletin ve milletin kalkınmasına destek oluyor. Diğer şirketler de, eğer çizgi ihlali yapmıyorsa, aralarında ne fark var? Faydalı hallerine saygı gösteririm amma, sevmek zorunda değilim. Bu kadar.

Aynen Oyak gibi, futbol şirketlerini ve emeğini kullandığı gol peşinde koşturduğu işçilerini de sevmiyorum.. Bunlar, yoksul milletin sırtında birer safra ..

Futbol ve kulüplerinin eski güzelliklerinden kalma alışkanlıktan olacak, hemen bütün millet, cahilcesine bunlardan bazılarına tutulmuş. Dünya batsa sevdalısına toz konsun istemezler. Kulüpler ve oyuncu işçileri de halkın bu delice tutkusunu istismar ederler. Şimdi ben, ne diye seveyim futbol şirketlerini ve işçilerini?.. 

Futbol, bugünkü haliyle spor değil, düpedüz krupiye fişi. Uyanalım!…

Toplumu baskılayan bu kulüp ve futbolcu tutkusu, şirketleri istedikleri kadar borçlanma ve harcama hak ve hürriyetiyle şımartmış. Belediyelerin temizlik işçilerinden asker ve sivil devlet yönetici ve bürokratlarına varıncaya dek, herkes birer ikişer bunlara sevdalı. Onlar da, bu ahmaklığa karşı, dünya batarsa batsın, aman bizim takım şampiyonluktan olmasın, havasında. Ne kadar çirkinlik !..

Kim takar devletin bütçesiyle bekasını!...

Kulüplerin istekleri reddedilemez. Çünkü kulüp yöneticileri, sana bana benzer sıradan adamlardan değildir. Borçları ödenilemez seviyeye yükselince, hep bir ağızdan başlanır.

Türk futbolu ölüyor” gevezeliğiyle, hemen başlarlar devletten yardım istemeye. Kopartırlar da tabii..

Aynı bezi dokuyan basın tezgahtarları da, kulüpleriyle kölelerini goygoylamaktan eksik kalmaz..

Ölürse ölsün bee. Bağımsızlığımıza, iktisadi, sosyal ve ahlaki değerlerimiz yönünden bizlere ne fayda ki!…

Amerikan Hazinesini bile kazıklayan meşhur tahta sandıklı ayakkabı boyacımızın yedirip içirdiği gibi, kulüplerin basındaki tezgâhtarları da başladılar mı devleti gaza getirmeye, bizim milyarlarca liralık kamu alacağımızın üzerine bir çizgi çekilir.

Utanmadan, sıkılmadan ve Allah’tan da korkmadan..

Nesini seveyim ve sayayım ben, bu topçularla kulüpçü milyonerlerin?. Ha söyleyin bakalım, nesini?..

Sabah kahvaltımda beş zeytinle yüz dirhem peynir alıyorum. Devletin, milyarlarca liralık vergi alacağına çektirilen çizgiden ötürü, bir o kadar da devletin harap edilen kasasına vasıtalı kahvaltı vergisi ödüyorum. Bir de bakıyorum ki, önümdeki zeytinimden ikisini üçünü alıp götürmüşler..

Halkın rızkıyla birlikte şirketleri de yiyip, içip, bitirenler, hükümetleri tava getirdikten sonra, ense göbek yerinde, dünyada keyifle fink atarlar…

Uyanın. Gerekirse oy vermeyin…

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

golleme fakülteleri açılsın, saçılsın

abi sence kafa golleri mi daha akıllıca, rövöşatanataşa mı? bazen de kça çarpan top kaleciyi ıskalayıp iplere tohanabiliyor gerçi! sorunlarımız çok be abi, tartışalım..

Mehmet

Ellerine, kalemine sağlık Atilla Abi.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23