• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Arzu Erdoğral
Arzu Erdoğral
TÜM YAZILARI

Türk milleti FETÖ’yü affeder mi? (1)

16 Şubat 2026
A


Arzu Erdoğral İletişim: [email protected]

Türk milleti FETÖ’yü affeder mi? (1)

ARZU ERDOĞRAL

FETÖ’nün Yeni Herkül kanadı devletten af diledi.

Oda Tv’de yer alan haberde oluşumun başındaki isim olan ABD’deki FETÖ’cü Mehmet Emin Şan, “İçimizdeki hainler hem biz tabana hem de Türkiye’ye zulmetmişlerdir! Devletin şefkatli eline tabanın ihtiyacı var! Bu konuda atılan her adım kıymetlidir” diyerek kendilerinin kandırıldığını ileri sürdü.

Şan, son olarak bir “fetva” da yayınladı. “Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile barış ve çözüm sürecini başlatması dinen gerekli midir?” sorusuna yanıt olarak hazırlanan fetvada, söz konusu sürecin “dinen farz-ı kifaye hükmünde” olduğu ifade edilirken Hizmet Hareketi olarak ifade edilen Fetullahçı Terör Örgütü’nün mevcut şartlar altında Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile barış ve çözüm sürecini başlatmasının dini bir sorumluluk olduğu belirtildi ve bu adımın “farz” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.


Bu görüşe dayanak olarak Kur’an’dan ayetler ve hadisler verildi. 

Kur’an’dan “Eğer barışa yanaşırlarsa, sen de ona yanaş” (Enfal 8/61), “Fitne, öldürmekten daha beterdir” (Bakara 2/191) ve “Kim bir canı kurtarırsa, bütün insanları kurtarmış gibidir” (Maide 5/32) ayetlerine yer verildi.


Sünnetten deliller arasında ise “Zarara zararla karşılık yoktur” (İbn Mace, Ahkâm 17) ve “İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır” (Dârekutni) hadisleri aktarıldı.

Fıkhi kaideler bölümünde “Zarar izale edilir” ve “Bir vacip, ancak kendisiyle tamam olan şeyle birlikte vacip olur” ifadeleri kullanıldı.


Metnin sonuç bölümünde, örgütün sözde yönetici kadrosunun, barış ve çözüm sürecini başlatmasının dinen farz olduğu belirtildi.

FETÖ’cü Emre Uslu, bu oluşuma en güçlü itiraz edenlerden. Uslu, konuyla ilgili, “Madem köpekliği kabul edeceksiniz gidip -itirafçı olun- ya da sarayın köpeği olun. Bu kadar mı onursuzsunuz be?” dedi.


Bu gelişmelerin ardından ölen FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in yeğeni Ebuseleme Gülen’e ulaşarak bazı sorular sordum.

Mehmet Emin Şan’ın devletten af istemesi ve kandırıldıklarını düşünülmesi biraz geç değil mi? Bu kişi Fetullah Gülen hakkında ne düşünüyor? Siz, Emre Uslu’nun söyledikleri hakkında ne düşünüyorsunuz?


Ebuseleme Gülen’in yanıtı şöyle oldu:

Masum ve mazlumların, hiçbir şeyden haberi olmayan yüz binlerin mağduriyetlerinin duyurulmasi her seyden çok önemli. Zira bu ses yalnızca benim değil, son 10 yıldır hiçbir şeyden haberi olmadığı halde, çocuklarından uzak parçalanmış ailelerin ve hayatı zindana dönmüş insanların sesi. Bu insanlar maalesef Türkiye’de seslerini duyurabilecek herhangi bir yer bulamadılar. Çünkü insanlar ayrı ayrı değil kategorik olarak suçlandılar.

Mehmet Şan neden geç uyandı? Geç değil mi? 

(Mehmet Şan’a sordum bu kısmı)



Ben, Türkiye Cumhuriyeti ile barışı kendi adıma değill, cemaat tabanının tamamı adına istiyorum.

EP’çi değilim ve yaklaşık 30 yıldır yurt dışında yaşamaktayım. Şahsi bir “barış” ya da bireysel çıkar arayışım söz konusu değildir. Ailemle birlikte hayatımı yurt dışında kurmuş bir insanım ve bu süreçten herhangi bir maddi ya da kişisel kazancım yoktur.

Buradaki mesele, Türkiye toplumunun bir parçası olan “Hiçbir şeyden haberi olmayan yüz binlerin” bu süreçte aldığı derin yaralardır. Biz bu yaralara köklü ve kalıcı çözümler istiyoruz. Kişisel arzularımızı bir kenara bırakıp, tabanı Türk halkıyla yeniden kucaklaştırmak; toplumsal barış ve huzura katkı sunmak gerektiğine inanıyoruz.

Benim “taban neden geç uyandı” sorusuna cevabım: 


Hiçbir şeyden haberi olmadığı hâlde aynı sepete konulan, Türkiye Cumhuriyeti’nin yasal mevzuatına göre herhangi bir suç teşkil eden eylemde bulunmamış milyonlarca insanın “geç uyanmasını” ifade etmek doğru değildir.

Bu insanlar en başından beri Türkiye’de kalmak, Türk toplumuna katkı sağlamak ve Türkiye’nin bir parçası olduklarını duyurmak istediler. Ancak Türkiye devletiyle ve otoriteleriyle bir problemleri olmadığını anlatabilecekleri bir mecra bulamadılar. Son 4-5 yıldır sosyal medyanın yaygınlaşması ve ses getiren bir platform hâline gelmesiyle birlikte, ancak bu kanallardan seslerini duyurmaya başlayabildiler. Bugün görüyoruz ki bu sesler artık Türkiye’de de yankı bulmaya başlamıştır.

        Devam edecek...

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

....

kişi bireysel olarak kendi salaklığını çabuk affediyor...affetme deyince ALLAH affediyir veya affetmiyor.ONA mahsus...bence konudaki esas nokta zamanla her anlamda unutma ....esas olan şu olmalı unut MA!!!!.... bunları sende biliyorsun ben yinede yazayım dedim...
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23