• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Alparslan Aydar
Alparslan Aydar
TÜM YAZILARI

Yükseköğretim Kurumları Sınavı(YKS); Gençler Bol Şans.!

27 Haziran 2020
A


Alparslan Aydar İletişim:

Kademeler arası geçişin sınavlar marifetiyle düzenleniyor oluşunun yanlışlığı üzerine hemen her kesimin ittifak ettiğini gözleriz.

Bu konuda kelam etmeyi de severiz. Zira bizlere sorumluluk yüklemediğinden olsa gerek entellektüel hazza vesiledir.

Başka bir çözüm yolu bulamadığımızdan sınavlar artık hayatımızın değişmez bir parçası haline geldi.

Böyle bir atmosferde Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Mayıs 2019’daOrtaöğretim Tasarım Tanıtım Toplantısında yeni bir modelin müjdesini verdi:

“…Biz bu tasarımı yaparken, katılımı çok önemsedik.Niye önemsedik? Çünkü bu tek başına bir akademik tasarım değil. Çünkü bu sadece deneyimlere bağlı bir tasarım değil. Çünkü bu sadece kişisel bir bakış açısına sahip bir tasarım değil. Yüzlerce öğrencimizin, öğretmenimizin, okul yöneticimizin ve akademisyenlerin, dünyadaki bakalorya uzmanlarının, uluslararası bir takım uzmanların desteğiyle, bütün bunları birleştirerek, çok yüksek bir katılımla bir yere varmaya çalıştık. Çünkü sadece benim kişisel deneyimlerin ve arkadaşlarımın tecrübeleri yetmez bu işe. Toplumun paydaşlarının tamamının görüşlerinin dikkate aldığı bir bakış açısına ihtiyacımız var. Biz bir deneme tahtasıyla ilgilenmiyoruz. Bilimsel metotlarla, tekniklerle 'neyi, nasıl yapabilirizin' peşinde bulunuyoruz."

Bu açıklamalardan kısa bir süre sonra YÖK Başkanı Yekta Saraç; “Üniversiteye giriş sistemi yenileme çalışmamız yok. MEB'den bize yeni modelle ilgili bir rapor ulaşmadı. Yeni modelin öngörülemeyen sonucuna göre hareket etmeyiz. Temel yeterlilik testi değişikliği için pedagojik ve bilimsel neden yok”şeklindeki açıklama yaptı.

Ülkemizde eğitime yön veren en yetkili iki ismin yukarıdaki açıklamaları, yaşadığımız vehameti tüm çıplaklığıyla sergilemesi adına ibretlikti…

Yürürlükte olan Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) açıklanmasının üzerinden iki ay bilegeçmeden yapılan eleştiriler sebebiyle yeniden düzenlendi.

Bir anlamda ölü doğanYKS,kanaatimizce yükseköğretime geçiş adına tecrübe ettiğimiz en kötü sistemlerden biridir.

Ortaöğretim hayatları boyunca çocuklarımıza “hızlı okuma” ve “zaman yönetimi” ile ilgili her hangi bir kazanım vermeyi düşünmediğimiz halde TYT’de gençlerimizin en temel stres kaynağının zaman problemi olduğunu daha önce de ifade etmiştik.

Pandemisüreci sebebiyle TYT’de tanınan ek süre, bir bakıma söz konusu eleştirilerin zımnen kabulü anlamına geliyordu.

Fakat problemin asıl kaynağının YKS düzenlemesiyle tüm derslerde soru sayısının mümkün olduğunca azaltılmasıyla ortaya çıktığı kanaatindeyiz.

Bu düzenlemenin hangi mantıkla yapıldığını anlamak cidden zor…

MEB bünyesinde yapılan yazılı yoklama sınavlarında, her yazılı için yalnızca bir soru sorulmasının ölçme ve değerlendirme açısından sağlıklı olduğunu iddia edecek tek bir bakanlık yetkilisi bulamazsınız.

TYT ve AYT’de yaşadığımız tablonun daha da vahim olduğunu fark etmek zorundayız.

Bizler TYT ve AYT’de soru sayılarını minimum seviyeye çekince sınav sonuçlarını belirlemede şans faktörü olması gerekenden çok daha üst seviyelere çıktı.

Sınav sırasında küçük bir hata yapma ihtimalinin ortaya çıkaracağı sonucun bedelinin bu kadar ağır olmasının gençlerimiz açısından başlı başına stres vesilesi olduğunun dikkate alınmıyor olması ne kadar acıdır.

Buna bağlı olarak öğrencilerimiz, sınav sonucunda aldığı puanın aslında hakettiği sonuç olmadığı duygusunu çok daha fazla yaşamaya başladı.

Her öğrencimiz soru sayısının azlığı nedeniyle sınav öncesi girdiği deneme sınavlarındaki derecesinin çok değişken olduğunu yani şans faktörünün olması gerekenden çok daha fazla olduğunu defalarca yaşayarak tecrübe ediyor.

Hep birlikte gençlerimizin geleceği ve adalete olan inancını karartıyoruz…

Oysa soru sayılarını arttırıp, her ders için soruların çok kolaydan çok zora doğru ve ayrıca farklı yeterlilikleri de sorgulayan bir yelpaze sunduğumuzda daha sağlıklı bir ölçme değerlendirmenin ortaya çıkacağından şüphe yok.

Yapılacak değişikliklerin bir sistem değişikliği olmadığını, öğrencilerimizin mağduriyetini gidermek adına geç kalınmadan sınav sistemine yönelik gerçekleştirilmesi gereken zorunlu bir teknik düzenleme olduğunu, anlamak, anlatmak ve uygulamak zorundayız.

Fakat YÖK ve MEB, görünen o ki 2024 için yeni bir düzenlemeye hazırlanıyor.

Milli Eğitim Bakanlığından, Yükseköğretim Kurumları Sınavında (YKS) 2024'ten önce değişiklik olabileceği yönündeki bazı haberler üzerine MEB aşağıdaki açıklamada bulunmuş:

"Bakanımız Ziya Selçuk, Ortaöğretim Tasarım Tanıtım Toplantısı'nda ortaya konulan tasarımla üniversiteye giriş sınavı arasındaki bağlantıya dikkat çekmiş ve ihtiyaç duyulan değişim sürecinin YÖK ile yapılacak istişarelerle ilerleyeceğini ifade etmiş, Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na ilişkin değişimin en erken 2024 yılında ortaöğretim tasarımıyla uyumlu olarak ele alınabileceği açıkça vurgulanmış olup bu tarihten önce üniversite sınavında değişiklik olacağına dair bir ifade kullanılmamıştır."

YÖK ile birlikte hareket etmeye karar verilmesi doğrusu olumlu bir gelişme…

Ancak bu durumda her yıl yaklaşık iki buçuk milyon öğrencinin katıldığı YKS mağdurlarının sayısının en azından on beş milyonu bulacağını söyleyebiliriz.

Şans faktörünün olması gerekenden çok daha baskın olduğu mevcut sisteme, risk alarak müdahale etmek yerine; çıktılarını ancak on yıl sonra alabileceğimiz yeni bir sistem üzerinden topluma umut vaat eden YÖK ve MEB yetkililerinin, konumlarını muhafaza etmeye yönelik klasik bürokrat tavırlarının, toplum nazarındaki itibarlarının her geçen gün tükenmesine vesile olduğunuhatırlatmış olalım…

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Yükseköğretim Kurumları Sınavı(YKS); Gençler Bol Şans.!

Ben, "Allah yardım etsin" denir diye biliyorum; kurallar değişti galiba, 28 Şubat devam ediyor..

Tata Tonga

Okulu kazandın. Bitirdin. .. nereye gireceksin?
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23