Muhasebe...

02 Temmuz 2018 Pazartesi

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, 27 Mayıs'ta kurulan, 12 Eylül'de tahkim edilen bürokratik oligarşinin uykularını kaçırmaktadır.

Millet ve değerleriyle mücadeleyi varlık sebebi olarak gören ve o değerleri hakir görenlerin eski söylemleriyle iktidar yüzü göremeyecekleri tescillenmiştir. Zira "İttihat Terakki" geleneğinden muzdarip olan millet,  çoğu bürokrasiden kaynaklanan ve büyük fotoğrafın yanında küçük kalan ayrıntılara mahkûm olmamıştır.

Millet, dedelerinin Sultan Abdülhamid karşısında takındığı ve sonrasında uzun yıllar sürecek olan pişmanlıklardan ders çıkarmasını bilmiştir.

Millet nazarındaki itibarını Suriye meselesindeki tavrıyla sıfırlayan SP, meseleyi Uluslararası Emperyalizm ile açıklarken, İran'ın bölge politikaları ile eşgüdüm sergilemişti.

Ancak seçim öncesi yaşadığımız dolar operasyonunu ise hükümetin beceriksizliğiyle izah etmeyi tercih etti. Israrla  baraj probleminin olmadığını vurgulayan SP lideri, elbette bu sonuçların muhasebesini yapmalıdır.

Fakat, asıl mesele dolaylı yoldan destek verdiği ve CHP'nin meclise taşıdığı HDP milletvekillerinin muhasebesidir.

Konumu ve kimliğini netleştiremeyen İyi Parti yaşanan kırgınlık, küskünlük ve problemlerden beslenerek beklentimizin üzerinde ciddi bir oy aldı. Bu emanet oyları ne oranda muhafaza edebileceğini ise zaman gösterecek.

Bilinen politikalarıyla Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi içerisinde iktidar yüzü görmesi imkansız olan CHP, millete ve değerlerine sempatik görünmeyi tercih etti.

Sonuç, malum...

Ortaya çıkan tablo yaşanacak muhasebenin en canlı geçeceği parti izlenimi vermelerine sebep oldu.

Bu seçim bir başka yönüyle de geleceğimizi etkileyen önemli sonuca vesile olmuştur.

Kadın hakları bağlamında, kadın tacizleri iddiaları karşısında, delil aranmaksızın kadınların beyanının esas alınmasının gerektiğini ifade eden ve genel olarak CHP tabanına yakın feminist çevreler, benzer taciz iddiaları CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı için söz konusu olduğunda dut yemiş bülbül kesilmişlerdir. Destek verdikleri durum herhangi bir olay değil Cumhubaşkanı adayı ile ilgili iddialardır.

Aile kurumu karşısındaki konumlarıyla bilinen söz konusu çevrelerin içine düştükleri durum ibretliktir.

Umudumuz, Ak Parti kadın politikalarına yön veren çevrelerin, feministler karşısında sergiledikleri eziklikten kurtulmaları için ellerine geçen altın tepsinin kıymetini bilmeleridir.

Artık, kadın ve aile politikalarının sağlıklı konuşulabilme imkânı doğmuştur.

MHP tüm iddiaların aksine seçimden en sağlam çıkan partidir.

Ak Parti kadroları, bürokrasiden kaynaklanan olumsuzluklar, kadın, aile, gençlik ve eğitim politikalarındaki tutarsızlıkların neticesinin seçime yansımasını elbette değerlendirecektir.

Henüz seçim akşamı Balkon Konuşması'nda bu konuya temas edilmiş olması Ak Parti'nin neden sürekli birinci parti olduğununun bir başka açıdan izahıdır.

Neticede:

Yerli ve yabancı tüm unsurlarıyla Derin Dünya kaybetmiş, millet kazanmıştır.

Hayırlı olsun.

Günün Özeti

YORUM YAZ

    Günün Özeti