MEB Bakanı Kim Olma(ma)lı.!

08 Temmuz 2018 Pazar

Sayın Cumhurbaşkanı da hepimiz gibi nihayetinde bir insan. Doğal olarak, kimi zaman doğru kimi zaman yanlış yapıyor, yapacak.

Peki kendisini farklı kılan en önemli vasfı nedir?

Sayın Cumhurbaşkanı yerel ve uluslararası güç odaklarına boyun eğmedi.

Dik durdu.

Millet samimiyetine inandı, geçmişte yaşadığı tecrübelerden hareketle desteğini esirgemedi.

Seçimden önce "Bürokrasi" problemi bizzat Cumhubaşkanı tarafından dillendirildi.

Şimdi tüm bürokrasi yeniden dizayn edilecek.

Medyayı izliyoruz.

İsimler, isimler, isimler...

Aslında hiç bir anlamı yok.

Her birimiz hafıza sahibiyiz. Fakat bunun da ötesinde milletin de bir hafızasının olduğunu ifade etmek gerekir.

12 Eylül'den sonra Özal'ın iktidara gelmesini isteyenler, Özal'ı millete kötüledikleri için Özal iktidar oldu.

Bu onların hesabıydı.

Milletin hesabı başkaydı.

Medyada isimler üzerinden yapılan güzellemeler ya da ters köşe çalışmaları...

Ne için yapıldıkları malum.

Bürokratik Oligarşinin perde arkasından iş çevirme vasfına sahip olduğunu, perdenin önünde ise bazen dönen çarka teşne, bazen de hiç bir şeyin farkında olmayan fakat toplumda karşılığı olan figürleri kullanmakta mahir olduklarını hatırlatalım.

Bu zihniyetin eğitim gibi bir derdi olmadığını söylemeye gerek var mı bilemiyorum..

Büyük ideallerinizi küçük insanlarla gerçekleştiremezsiniz.

Hz. Ömer(ra), Ashab-ı Kiram'ın önderliğinde, şûra eliyle devleti kuran akıldı.

Bizde siyaset üzerine yazılan eserlerin temel unsuru sistemin mahiyetinde ziyade insandır.

İki önemli vasıf aranır:

Liyakat ve adalet.

"Önce refîk, sonra tarîk" anlayışı, görmek isteyen için çok şey ifade eder.

Müstakbel bakanımızın bütçe ve  insan kaynakları yönetimi, MEB'in geleceği açısından turnusol kâğıdı hükmündedir.

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • AHMETAHMET11 ay önce
    Alparslan Hocam, başlıkta bir sual tevcih etmişsiniz, yazıyı bitirdik, cevap yok. Hadi isim vermeyin yine, ama vasıfları bari verseydiniz. Şu şu hususiyette biri olmalı, şu şu hususiyettekiler asla olmamalı gibi... Hadi ben söyleyeyim: Eğitimdeki Batı tesirini sıfırlayacak, sistemi yıkıp baştan kendi iman ve kültür köklerimize dayanarak yeniden inşa edecek bir babayiğit bakan olmalı. Böylesi bir yiğidin bakanlığın koridorlarında ömür çürütmüş bir bürokrat olamayacağı açıktır. Benim aklımda bir isim var ama Türkiye'ye ağır gelir, onu yapmazlar. Biraz da konuşması selis olmadığından zorluk çekebilir. Eğitim üzerine çaplı yazılar kaleme alan "dertli" bir kardeşimiz bu. İnşaallah olur.
  • AHMETAHMET11 ay önce
    EDİTÖR KARDEŞİM, YORUMLARIN YAYINLANMADI. 2 DEFA GÖNDERDİM. Şimdi yine göndereceğim. (Editörden: Bize ulaşan yorumunuz bulunmammaktadır. Bilgilerinize...)
  • mizanmizan11 ay önce
    Bu zihniyetin eğitim gibi bir derdi yok. Güzel tesbit; buna benzer bir de şu: Diyanet İşleri`nin taşra teşkilatlarında, müftülükler ve hususan müftü yardımcılıklarının birçoğunda eğitim gibi, itikadı ve ahlakı düzeltmek gibi derdleri, gayretleri yok maalesef..!
  • Ömer GençÖmer Genç11 ay önce
    MEB baştan aşağı temizlenirse anlamlı bir durum ortaya çıkar.Talim Terbiye ye kadar üst düzeyde temizlik şart diyoruz.Hayr olsun inşallah.
  • Hasan SağunHasan Sağun11 ay önce
    Yusuf tekin yıllardır müsteşarlık yapıyor da ne oldu. Değişen hiç bir şey yok. Şimdi de bakan olmayı bekliyor ama Reis böyle bir hata yapmaz
  • yakupyakup11 ay önce
    AKLIMIZ ERDİ ERELİ MÜSTEŞAR OLAN YUSUF TEKİN POMPALANIYOR. NE HİKMETSE...?
  • AliAli11 ay önce
    Bence gerek yok
  • imamarüzgarimamarüzgar11 ay önce
    Neyi Devraldığını iyi bilecek Bugüne kadar MB ile ilgili mevcut sorunların merkezinden değil işin içinde olan Önce Öğretmen fikir ve düşünceleri sonra Öğrenci Velileri Düşüncelerinden oluşucak ortak sorunların gerçek nedenleri üzerine durabilecek. Gerekliliği elzem olanı iyi tespit edilecek ders müfredatı çocuklarımıza herşeyi verebiliriz 2x2-=4 Ederi.Fizik alanında formülleri Tarihi bilgileri. Acaba Adam gibi adam yetiştirmenin dersini verebilen varmı bunun için ders müfredatı varmı. Giderek saygınlığın karşılıklı yitirildiği durumları görebiliyormuyuz Eğitim camiasında. Yeni bir Eğitim Sistemine Gereksinim varmı yok mu. Tartışılıyormu.Disiplinize olmamış Gerek öğretmen gerek öğrenci durmu nedir. Toplumun Örnek olarak gösterilen meseleği hangi öğretmenler zedeleyen incilten saygınlığı yitirilebilecek durumlar içindedir. Binalar istediğiniz kadar yaparsınız istediğiniz kadar derslik açabilirsiniz.Birçok figuran öğrenci üzerinden oyunlar oynuyor hemde Lise çağındaki çocuklar üzerinde özellikle siyasi düşünceler açısından.Bunun bir ya kuralı olacak yada öğrenci bunlar üzerinden okulda kaus durmu yaratmayacak tedbirler alınacak öğretmen içinde geçerli olmalı. Eğitimin işte nerelere ne şekilde kayıp gittiği de ortadadır. Şim di Kim bakan olacağı değilde MB Nasıl bir bakan getirilmeli sorusu çok daha yerinde olacak olandır.Böyle bir hassas olan ve Geleceği emanet edeceğimiz bir gençiliği düşündüğümüzde asıl meselenin bu olduğunu kavramak çok daha önemli olacaktır.
  • Ahmet Faruk ÇarıkcıoğluAhmet Faruk Çarıkcıoğlu11 ay önce
    Yeni Milli Eğitim Bakanımız kesinlikle eğitimci olmalı. Tüm bakanlık personelide kesinlikle eğitimci olmalı. Mesleki ve teknik eğitime geçilmeli. Müslümanlık herkese devletin kurumlarında öğretilmeli ve mecburi olmalı. Dershaneler ve etüt merkezleri kapatılmalı. Çünkü öğretmenler okula gelmeyip, dershane işletiyorlar. Fetö bu etüt merkezleri vasıtası ile yeniden filizlenebilir. Mülakatlar iptal edilmeli. Sokaktaki eşek bile torpil yapıldığının farkında. Bu yöneticilerin birçoğuda dengesiz ve şımarık. Sınıfta kalma geri gelmeli. Ayrıca MEB'de fetö taraması yapılmalı. Dikkat edilirse öğretmen davaları çoğaldı. Bu Türk eğitim sistemine bir sabotajdır. Korkumuzdan çocuklara kızamaz hale geldik. Doktorlar saçma sapan raporlarla öğretmeni mahkum ediyor. Bana bakan olacak kişi benim yanımda olmalı. Eğitimden anlamalı.

Günün Özeti