• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu
..
TÜM YAZILARI

“Uyu uyu yat uyu…”

25 Mayıs 2024
A


Ali Sandıkçıoğlu İletişim: [email protected]

Bizim kuşaktan olanlar bilirler ki, ilkokulların birinci sınıfında: “Alfabe” adını verdikleri bir kitabı bizlere okuturlardı. Hatırlayacağınız gibi “Uyu uyu yat uyu. Suna ip atla. Ali koş kuşu tut.” gibi hiçbir mana ifade etmeyen boş cümleleri körpe beyinlerimize sokmaya çalışırlardı. “Yat yat uyu”, “Uyu uyu yat uyu.” Bugün İsrail’in, Siyonistlerin Filistin ve Gazze’deki, mezalimlerinden, soykırımlarından dolayı dünyadaki dinleri, dilleri, renkleri, ırkları, memleketleri başka birçok genç, kızıyla, erkeğiyle harekete geçmiş, Siyonistlerin katliamlarını durdurmak için protesto yürüyüşleri yapıyor, zulmü durdurun diye bütün dünya liderlerine çağrılar yapıyorlar. Mezun olduğu okulundan aldığı diplomasını tüm dünyanın önünde Filistinlilere destek vermek için yırtabiliyor. Tabir caiz ise üniversiteler ayaklanmış. Dünya gençliği Siyonistlere karşı ayakta. Dünya gençliği İsrail’i durdurmak için ellerinde gelen bütün gayretleri yapıyorlar. Nice gençler sözde demokrasinin ve insan haklarının ön planda olduğu (!) söylenilen ülkelerde: İsrail’in zulmünü kınadıkları için ellerine ters kelepçeler takılıyor. Kızlar ve erkekler yerlerde sürükleniyor, gözaltına alınıyorlar. Kendilerine eziyetler, işkenceler yapılıyor... Hakaretlere uğruyor, birçok sıkıntılarla karşı karşıya kalıyorlar.        Buna rağmen zulme karşı çıkmaktan geri durmuyorlar... Hatta birçok profesörler, akademisyenler bile Filistin’e Gazze’ye destek verip, İsrail zulmünü kınadıkları için onlar da kelepçeleniyor... Gözaltına alınıyorlar, hakaretlere uğruyor, bazılarının İsrail’in yaptığı zulüm ve soykırımı kınadıkları için iş akitleri dahi feshediliyor bile.

   Bu ayaklanış ve protestolar devam ederken ne yazık ki, aleni olarak batılı ülkelerin büyük bir çoğunluğu hâlâ İsrail’e her türlü yardımı yaparak Filistinlilerin şehit olmalarına zemin hazırlamış oluyorlar. Zulmedenlere, zulme destek verenlere yazıklar ve lanetler olsun. ABD, AB, BM, hepsi kâğıt üzerinde lafta kaldılar. Cılız cılız ifadeler, dik duruş yok. Zulmü engellemek için ciddi çare arayışları yok. Gerçekten Netanyahu kasabına, canisine dur diyebilecek koca dünyada ne bir lider var ne de bir devlet… Kafir bir nevi köpeksiz köy bulmuş değneksiz dolaşıyor. ABD, tavşana kaç tazıya tut misali bir program izliyor. Kamuoyu önünde başka, perde arkasında ise başka tavırlar sergiliyor.

Bugün Gazze’de olanlar; herhangi batılı bir ülkede veya Hristiyanlara, Musevilere, Budistlere, Mecusilere, burahmanlara yapılmış olsaydı dünya devletlerinin durumu aynı mı olurdu? Bu ikiyüzlü batılı ülkeler Ukrayna’ya karşı nasıl davranıyorlar (Biz Ukrayna’da da savaşı istemiyoruz.). Gazze’ye de aynı şekilde davranıyorlar mı? Elbette ki hayır!.. Unutmayalım, bu sadece Siyonistler ile Filistinlilerin kavgası değildir. Doğrudan doğruya hilal ile haçın kavgasıdır... Dünyadaki Müslüman devletler, Müslüman milletler çok büyük ve ağır bir imtihandan geçiyorlar. Dünyanın en büyük dini liderlerinden olan Papa efendi, Patrik efendi diğer dini liderler neden çıkıp milyonlara hatta bütün dünyaya hitap ederek: “Durdurun bu vahşeti, zulmü, katliamı, soykırımı!” demezler? Daha Filistin’de haksız yere ne kadar daha kanın akmasını bekliyorlar? Yoksa onlar da ilkokul sıralarında: “Uyu uyu yat uyu” mu okudular da onun için derin bir uykuya dalıvermişler?

   Dünya genelinde bütün baskılara, polis şiddetine rağmen üniversite isyanları, gençlerin haykırışları bütün dünyaya dalga dalga yayılıyor. Asya’sında, Avrupa’sında, Amerika’sında, Afrika’sında üniversite gençliği Gazze’ye destek olmak için birlik içinde ve ayakta... Nedense Türkiye’deki, bizim köklü üniversitelerimizden, YÖK’ten, profesörlerimizden, akademisyenlerimizden, boyalı basından, Türk ailesini yıkmakla görevli baldır bacak, teşhir eden televizyon kanallarından elle tutulur, gözle görülür bir hareket, bir tavır, bir gür ses, bir kınama, bir şahlanış, bir ayağa kalkış yok... Hepsi kış uykusuna yatmış gibi uyuyorlar... Neden, niçin? Bilinmez (Elbette ki bu hususta gayret gösteren ilim adamlarımızı, elinden geleni yapmaya çalışanları tenzih ederiz.)… Sahi ülkemizde birçok meslek kuruluşu var. İşleri siyaset olmasa da zaman zaman   hükümetin aldığı siyasi kararları protesto etmek için sokağa dökülenler, ilericiler, aydınlar, nerelerdesiniz? Gazze’de bunca haksız yere kanlar akarken neden sesiniz çıkmaz? Yoksa sizler de batılı dayılarınız gibi: Gazzelileri, Hamas’ı terörist olarak mı görüyorsunuz?

   Hükümet bir icraat yapmaya karar verince sokaklara dökülen, siyasetin batağına dalan bu mesleki kuruluşlardan neden ciddi bir ses, soykırıma karşı bir haykırış, protesto yok? İster sağda olsun ister solda olsun ülkemizde bunca dernekler vakıflar, cemiyetler var... Neden dünya çapında ses getirecek organize yapamazlar? Neden İsrail’i telin ve katliamların son bulması için hep birlikte Türk Bayrağının gölgesinde milyonları bir araya getirip, bütün dünyaya karşı: “Durdurun bu soykırımı.” diye haykırmazlar? Engel nedir? Hemen hemen her şehrimizde bir üniversite veya yüksek okul var. Bunların rektörleri, profesörleri, öğretim görevlileri, akademisyenleri, neden böyle bir organize için ön ayak olamazlar? Gazze’deki soykırımı telin için bir birliktelik oluşturamazlar? Sokakları yakıp yıkmak için sokağa dökülenler nerelerdesiniz? Küba için Vietnam için yürüyenler nerelerdesiniz? Hani sizler hep faşizme karşı, özgürlüğü (!) savunanlardınız. Peki şimdi neden sesleriniz çıkmıyor, İsrail’e karşı tavır alamıyorsunuz? Vahşice şehit edilen yeni doğmuş bebeklerin günahları ve suçları nedir? Gerçekten ekmek almaya giderken yolda öldürülenlerin suçları nedir? Vicdanlarınız sizlere bir şeyler fısıldamıyor mu? Yoksa ilkokul sıralarında iken hafızalarınızda kalan “Uyu uyu yat uyu” bizlere, sizlere şuur altımı oldu?

   Kıpırdamaz bir halde, bakıp bakıp seyrediyoruz. Bakar kör mü olduk, olanları neden göremiyoruz?.. Gazze’deki mazlumların çığlıklarını, hastane koridorlarında morfinsiz yaraları sarılan, ameliyat edilen bebeklerin feryatlarını neden duyamıyoruz?.. Eskilerimizin dedikleri gibi YÖK’ün, üniversite rektörlerimizin, Türkiye genelindeki tüm üniversitelerde okuyan gençlerimizin, kanı kaynayan, genç erkeklerimizin, genç kızlarımızın üzerlerine yoksa ölü toprağı mı atıldı? Bir türlü uykudan uyanamıyorlar…

   Sözü fazla uzatmadan T.C. Devletinin öncülüğünde, tüm siyasi partilerimizin katılımı ile Türkiye’nin büyük vilayetlerinde milyonlarca insanların katılacakları mitinglerin yapılması, ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığımızın yurt genelinde camilerde Filistin ve Gazze ile alakalı güzel bir hutbe hazırlatılıp okutulmasını, uygun görülecek zaman ve vakitlerde bütün camilerimizde Fetih suresinin yeniden okutulması emirlerini vermelerini sabırsızlıkla bekleriz. Bizim derdimiz dünyada barış olmasıdır. Suçsuz, günahsız insanlar, dinleri, dilleri, ırkları memleketleri ne olursa olsun öldürülmesinler. Bütün diyalog yolları, kapıları açık tutularak dünyanın neresinde varsa bütün zulümler, soykırımlar son bulsun. Allah Filistin’deki, Gazze’deki, bütün dünyadaki mazlum milletlerin yardımcıları olsun. Bir an önce akan kanlar ve gözyaşları dursun İnşallah. Zalimler hangi cezayı hak ediyorlarsa; Rabbim en kısa zamanda onların da cezalarını versin. Âmin. Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.

 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Şeref

Yurtta sulh cihanda sulh.

Mustafa Şahin

Sayın Yazar suçu başkalarında arıyorsun. Esas suçlu müslümanlar. Dünyada 2 milyar müslüman var yahudilerin nüfusu ise sadece 20 milyon kadar.Yüz kat daha kalabalık.Müslümanlar yahudilerden daha zengin dünyadaki enerji kaynaklarının 2/3 ü müslüman ülkelerde. Parayı nereye harcayacaklarını bilmiyorlar. 1000 yükseklikte bina yapıyorlar, yaşı geçmiş futbolculara milyonlarca dolar veriyorlar ,Arabistan eğlence merkezine dönüştü. Yanı başındaki Gazzeyi görmüyorlar.Cok fakir müslümanlara yardim etmiyorlar. Bunlarda hayatları pahasına hıristiyan ülkelere sığınmaya çalışıyor. Nobelin bilimsel ödüllerinden 150 kadarını yahudiler almışken müslümanların aldığı sadece üç. Allah müslümanlara akıl fikir versin.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23