• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

“Üç cümlede üç yanlış” dedik, dört cümlede dört çıktı!

04 Temmuz 2014
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

Yeni nesil bilmiyordur..

O günleri “Yine dindar insanlar üzerinden oyunlar tezgahlanıyor” diyerek, hukukçu-taze gazeteci sıfatı ile izlemiş, bire bir yaşamıştık..

Olanları aynen aktarayım..

Gençlerimiz, Ekmel Abi gibilerin ağzından, üç cümlede dört yanlışla öğrenmesinler, yaşanılan gerçekleri..

(Dün “Üç cümlede üç yanlış” dedim. Okurlarımız, gerek telefonla ve gerekse maille yolladıkları videolarla beni yalanladılar. Sivas olaylarını kaç yıl önce yaşandığını da bilmiyormuş, Ekmel Abi.. Önce, “31 yıl önce” demiş... Arkasından danışmanları düzeltmiş “21 yıl önce” diye.. Videoyu tümüyle izleyince, “Acaba diğer yanlışları niye düzeltmediler” şeklindeki soruya da cevap bulmuş olduk. Bakmışlar ki, adam gaf üstüne gaf kırıyor. “Neresini düzeltelim ki” dercesine, bırakmışlar, “Ne derse desin artık” anlamında “koyvermişler” Ekmel Abi’yi.. O da, “Bugün güzelliklerle dolu tarihimizin kara lekelerinden birinin yıldönümüdür” diye başlamış.. “Maalesef tarihimiz facialarla doludur” diyerek bitirmiş! )

Sivas olayları, Sivas’ta başlayıp, Sivas’ta bitmemiştir..

Öncesi vardır, Sivas olaylarının.

1993’e kadar haftalık olarak çıkan Aydınlık dergisi, ateist Aziz Nesin öncülüğünde, günlük olarak çıkmaya başlar..

“Size ne?” diyeceksiniz.

Doğru.. Bize ne?

Ama.. Ateist Aziz Nesin, kendi inançsızlığını, kendi dünyasında yaşamayı bırakıp, dindar insanlara hakaret etmeye kalkışınca..

Üç tane tiraj almak için, ucuz bir yol bulup, dünya genelinde o aylarda yaygın olarak tartışılan Salman Rüşdi’nin, İslam dinine, peygamberlere hakaret dolu “Şeytan Ayetleri” isimli kitabını, Türkçeye çevirip, gazetede yayınlamaya başlayınca..

Türkiye’de büyük gösteriler oldu..

İstanbul’da, o gazete ile bağlantılı yayınevi önünde büyük gösteriler yaşandı..

Ama üç tane gazete satmak için..

Ateist Aziz Nesin, ısrarını sürdürdü..

Paygamlerlere hakaret içerikli “Şeytan Ayetleri”ni yayınlamaya devam etti.

Öyle ki..

O zamanın sol kafaya mahkum yargıdaki yargıçlar bile.. Ateist Nesin’e prim vermedi, Şişli Sulh Ceza Mahkemesi, “Şeytan Ayetleri’nin çevirisinin bulunduğu Aydınlık nüshalarının toplatılması”na karar verdi..

Ateist Nesin, yangına körükle gitmeyi sürdürdü..

“Onlar toplatsınlar, ben yarın yine devamını yayınlayacağım” diyerek, tahriklerine devam etti..

Düşünebiliyor musunuz?

Mahkeme toplatma kararı veriyor..

Bir ateist, meydan okuyor, “Ben yine yayınlayacağım!”

O yayınladı.. Ertesi günü mahkeme, bir daha toplatma kararı verdi..

İşte böyle böyle, Madımak yangını çıkarıldı!

“Can” kardeşler, bu gerçekleri hiç anlatmazlar..

Mahkeme kararlarını.. Kendilerinin el üstünde tuttukları Hz. Ali’nin iman ettiği Peygambere, ondan önceki peygamberlere hakaretler dolu ifadelerin günlük bir gazetede yayınlandığını, görmek/göstermek istemezler..

Biz hatırlatınca da..

“Ne yani.. Bir gazetede peygamberlere hakaret edildi diye, 37 insanı yakarak öldürmek mi gerekirdi” diye hemen üste çıkmaya çalışırlar..

(Peygambere hakarette de, Allah’a hakarette de hiç kimsenin, yakılarak öldürülmesi gerekmiyor.. Dünyada canlıyı yakmak, İslamın özüne aykırı.. Ama şunu da söyleyelim, Sivas’ta insanlar yakılarak öldürülmedi..  Bir provokatör otelin girişini yaktı.. Derin eller, itfaiyeyi engelledi.. Ve 33 insan, dumandan zehirlenerek öldü..)

Onlar üste çıkmaya çalışsınlar.. Biz hatırlatalım, gerçekleri..

Ateist Nesin’in mahkemelere meydan okumaları eşliğinde.. Bir de muhafazakar iller gezilip, tahrikler bire bir sürüyor..

Programda Sivas var..

Sivaslılar hemen sağduyulu bir çağrı yapıyor: “Nesin, Sivas’a gelmesin.. Burası muhafazakar bir şehir.” 

Nesin dinlemiyor..

Şenliklerin organizatörleri bu çağrıyı dinlemiyor..

Adeta, “Biz olay çıkarmak istiyoruz” dercesine, Aziz Nesin’i Sivas’a getirip, orda konuşturuyorlar..

Ordaki konuşmada da, İslama hakaret ediyor..

Vee Cuma günü..

Namazdan çıkan insanlar, sadece tepkilerini göstermek için, Aziz Nesin’in kaldığı otelin önüne gidip, orda protestoda bulunuyorlar..

Hani bugünlerde, Geziciler sürekli diyorlar ya: “Protesto hakkımız yok mu?” diye..

İşte o “protesto”dan..

İkindi namazında mola veriliyor..

Sonra tekrar toplanıyorlar..

Ama akşam 19.00’a kadar, kimsenin burnu bile kanamıyor..

Taa ki.. Bir derin el, otel önünde arabayı yakıp, otelin girişindeki perdeleri de tutuşturana kadar..

O saate kadar, otelde “Biz burdayız. Hiçbir yere gitmeyiz” diyerek, halkın protestolarına karşı adeta “ucuz kabadayılık” yapan birkaç “derin el” o yangından kurtuluyor..

Kimisi 15 yaşında 33 insanımız ise, dumandan zehirlenerek ölüyor.. 

İşte Ekmel Abi’nin dört cümlede dört yanlış yaptığı olay bundan ibaret!

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23