• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Toplumu kim geriyor, bir daha söyler misin, Kemal bey!

17 Ekim 2021


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

Darbecilerin sözcüsü olan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, artık zıvanadan çıktı..

FETÖ’den açık çek almış olmalı ki..

Daha önce de almıştı.

TSK’daki FETÖ’cü darbecilerin varlığından haberdar olmalı idi ki..

15 Temmuz’dan önce de, benzeri şekilde otomatik makineli tüfek  gibi saydırmıştı..

Terör örgütü FETÖ’nün o tarihde açık olan Samanyoluhaber tv kanalına çıkıp, “Tayyip Erdoğan kaçacak. Geri getirip, yargılayacağız” şeklinde önce iftira atıp, sonra da tehditte bulunmuştu..

Şimdi yine benzerini, 15 Temmuz’un üzerinden 5 yıl geçtikten sonra tekrarlıyor..

Dün sosyal medya hesabından bürokratlarla ilgili şu paylaşımı yaptı: “18 Ekim Pazartesi itibarıyla bu düzenin illegal isteklerine verdiğiniz tüm desteğin sorumluluğu size de ait olmaya başlayacaktır.” 

Önce hukuki bir tespit yapalım..

Ceza hukukun, idare hukukunu en temel prensiplerindendir..

“Konusu suç olan emir, yerine getirilmez.”

Dolayısı ile hiçbir memur, kendisine suç niteliğinde bir emir verilmiş olsa bile, onu yerine getiremez. 

Getirirse sorumluluktan kurtulamaz.

Aday memur bile bunu bilir.

Ama memurluktan emekli olan Kemal Kılıçdaroğlu bilmiyor..

Önce bir algı oluşturuyor..

Siyasi iktidarın, sanki illegal emirler veriyormuşcasına, algı oluşturuyor..

Sonra da..

O illegal emirlerin 18 Ekim tarihine kadarkiler için af çıkarttığını, ama 18 Ekim’den sonrakiler için, bürokratları da sorumlu tutacağını söylüyor..

Aç tavuk, kendisini darı ambarında sanırmış..

Kemal Kılıçdaroğlu’nun iktidara falan geleceği yok da..

Bu tehditi sebebi ile savcılığın önüne çağrıldığında, “Hani özgürlük, hani hürriyet” derse..

Önce savcının “Böyle tehditler savuruyorsun işte. Biz ancak senin savurduğun tehditlerin soruşturmasını yapabiliyoruz.. Daha ne özgürlüğü istiyorsun.. Toplumu gerginliğe sevk ediyorsun. Sonra, ‘Erdoğan toplumu gererek oy toplamaya çalışıyor’ diyorsun.. Biz siyasetçi değiliz ama.. Senin yaptığın siyasetin çok ötesinde, artık terör örgütlerinin sözcülüğüne dönüştü..” demesi gerekir..

Şu ifadeye bakar mısınız:

“Bu ülkenin bürokratlarına sesleniyorum; halkımızı da şahit olmaya davet ediyorum!”

Sen kimsin?

% 25 oy alıp alamayacağı bile belli olmayan.

Cumhurbaşkanı adayı olmaya cesareti olmayan..

Terör örgütüne destek çıkma suçundan hakkında kapatma davası olan HDP ile ittifak yapıp, sonra bunu milletten gizleyen..

Öğretmenlere, “AK Parti’ye oy verirseniz” diyerek tehditler savuran, hakaretler eden..

Toplumun birçok kesimine, benzer tehditler savuran.

Son olarak da, devletteki tüm memurlara benzeri tehditi savuran, FETÖ’nün televizyonlarında FETÖ’cü elemanlarla bu ülkenin seçilmiş insanlarına tehditler savuran bir siyasetçi görünümlü, şantaj altındaki bir genel başkan değil misin?

Çıkmış, bir FETÖ’cünün TÜGVA hakkında attığı iftiralar üzerinden tehditler savuruyor:

“Bazı vakıfların tezgahından geçmeyenlerin memur olmaları neredeyse imkansız hale getirildi!” diyor.

Ben de soruyorum..

Devlete alınan bazı önemli ve istisnai meslekler dışında, zaten sözlü imtihan terk edilmedi mi?

Hepsi KPSS ile veya kendi sistemleri içindeki yazılı imtihanlarla memur alımı yapmıyor mu?

Hakimlik-savcılık gibi, toplasanız birkaç bini geçmeyen..

Onlarda da, zaten yazılı imtihanın üzerine yapılan ve özellikle hakimlik mesleğinin icrası sırasında vazgeçilmez objektif kriterlerin (Tıbbi rahatsızlıkların tespiti amacıyla) sözlü sınav yapıldığı gerçeği karşısında..

Memur alımlarında sanki torpil yapılması mümkün gibi bir algı oluşturuluyorsa..

Ama.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda, Ekrem İmamoğlu’na oy veren değişik siyasi partiler arasında, işçi alımı kontenjanları belirlendiğine dair, CHP yetkilisinin sözlerinden hiç bahsedilmiyorsa.

Hatırlatalım, İBB’ye alınan işçiler için, CHP teşkilatının yaptığı bir toplantıda, “% 35 parti teşkilatımıza hak tanıdık % 15 İyi Parti’ye, % 15 de diğerlerinden alıyoruz. Geri kalanını da kariyerden alıyoruz” itirafı yapılmıştı..

Bu itiraf üzerine CHP üst yönetimi bir açıklama yaptı mı?

Hayır.

İBB Başkanı bir açıklama yaptı mı?

Hayır.

Ama şimdi, memurluğa alımda, sanki yazılı imtihan yapılmıyormuş gibi, torpille alım yapıldığına dair iftiralar atılıyor..

Yetinilmiyor..

Kemal bey şu tehditi de savuruyor:

“İktidar değiştiğinde, soruşturmalar başlayacak ve eminim ki bu bürokratların bir kısmı ‘Efendim emir aldık, uygulamak zorunda kaldık’ diyecekler. İşte bunu diyerek sıyrılırım diye düşünen, sarayın baskısına boyun eğerek kanun dışına çıkmış o devlet memurlarına buradan seslenmek istiyorum. Açıkça söylüyorum, vazife namına mafyatik düzene hizmet edemezsiniz. Kanun dışı işleri emir olarak telakki edemezsiniz.”

Tehditlerin devamını aktarmaya gerek yok..

Devletin sistemini, mafyatik düzen olarak tanımlayıp, mafyatik adamların iddialarını seslendiren, terör örgütlerinin yalanlarını televizyon ekranlarından tekrarlayan bu genel başkanın, bir şantaj altında olduğu artık çok net bellidir. Bir partinin genel başkanı, böyle bir konuşma yapamaz..

Memurları tehdit edemez..

“Bugüne kadarki suçları affediyorum, bundan sonrakilerin hesabını sorarım” gibisinden algılar oluşturarak, memurların vazife yapmalarını engelleme girişiminde bulunamaz..

Tekrar belirteyim..

Kanun dışı bir şey yapan zaten dün de, bugün de, yarın da sorumludur..

Ama bir genel başkan, “18 Ekim’den sonra, sizden de hesap sorarım” diyorsa, aslında suç işleyenleri değil, vazifelerini yapanları tehdit ediyor demektir..

Ben Kemal Kılıçdaroğlu’na hatırlatayım..

Yarın savcı kapısını çalarsa..

“Ben ne dedim ki?” demesin.. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

şuayıp

Muhalefet yalan söyleseler,iftira etseler, toplumu korkutarak bizi desdekleseler,iktidarda sesini çikartmassa böyle bir dünya yoktur
  • Yanıtla

Bu ülkenin tek bir çakıl taşına sahip çıkarız fakat kaldıki insanına daha fazla deger veririz zaten toplulukları içinde barındıran vatan toplukuk yoksa bir kara parçası boş bir arazidir

Biz ülke olarak millet olarak gücümüzü varlıgımızı tek vucut olmamız gerekirken parcalayıp ayırmak isteyenlerde, yok deyil burdan sayın chp genel başkanına yakışmayan söylemler yakışmıyor biz vatandaş olarak iyi hizmet sözleri duymak isterken, tehtitler savuran biri bizleri kaygılandırıyor. bize tehtit deyil gerginlik deyil buhran deyil daha güzel sözler duymak isteriz, diyelim ben hasta olarak dr. gitsem güzel teselli ve iyileşeccegimi sonunda ümitde olmasa beni azarlarmı sorgularmı tehtit edermi, hastaya ilaçdan, çok dost gerekir ver bize sende varsa gelecek için fikir, yoksa tedavi gerekir.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23