• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Siz PKK’lılarla kahvaltıya oturun, bakan yangın söndürsün!

31 Temmuz 2021


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

Nereden başlasam?

Son yıllarda, bir numaralı Tayyip Erdoğan düşmanı haline evrilen Hasan Cemal’in, Kandil’i ziyaret(!) edip, “yerlerdeki sigara izmaritlerini bile topluyorlar” sözleri ile PKK’ya yaptığı güzellemeden mi başlasam.

Yoksa..

PKK’nın başı Murat Karayılan’ın “Bir ormanı yakmak için cephaneye gerek yok, bir kibrit yeter” ahlaksız/vahşi cümlesinden mi?

Yoksa, yoksa..

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, sabah kahvaltısı hazırlamakla meşgul olduğu, cezaevinden çıkmasını beklediği Selahattin Demirtaş’ın, “Batı’da yaşayan kardeşim Cizre’ye karşı sussak, yollarda olmasak inanın ki bu ateş her tarafı yakar. Zannediyor musunuz Bodrum Cizre’ye çok uzak” sözlerinden mi?

Sonuçta ormanları yakan el, askeri katleden elden daha mı az suçludur?

Ağaçları tutuşturan eller, polise kurşun sıkan ellerden daha mı az kabahatlidir?

Askere, polise kurşun sıkan..

Sivil insanların bulunduğu alanlarda bomba patlatanlar..

Orman da yakar, elinden gelse, ülkeyi de yakar.. Ama üç kuruşluk koltuklar için..

PKK’ya..

Ve PKK’nın destekçisi HDP’ye, bu ülkede destek çıkan siyasiler var..

Selahattin Demirtaş’ın ve diğer HDP’lilerin söylemleri ortada iken..

Teröre destekleri apaçık önümüzde durur iken..

CHP’yi de bir kenara bıraktık.

Bir de milliyetçi geçinen İP bile, bu HDP ile ittifakı resmileştirmenin yollarını arar duruma düştü..

Tavrımızı net olarak göstermemiz gerekmez mi?

Askere-polise kurşun sıkanlara, hoşgörümüzün de, sessizliğimizin de, kahvaltı hazırlığımızın da olamayacağını yüksek sesle haykırmamız gerekmez mi?

 Siyasiler öyle bir tablo çiziyorlar ki!

“Biz HDP ile ittifak yapalım. Milliyetçiliğimize bakmayalım. Ülkücü söylemimize bakmayalım. HDP ile birlikte seçime girelim. Ama o HDP’nin övdüğü, cenazesine katılma emri verdiği, heykelini dikme taahhütünde bulunduğu PKK’lılar orman yaktığında.. Biz PKK’ya verdiğimiz dolaylı desteği unutturup, yangın söndürme operasyonlarındaki varsa aksaklıkları eleştirelim..”

Bu neyin kafasıdır..

Bu nasıl bir rezil mantıktır..

Meral Akşener, sessiz kalarak..

“Kahvaltı hazırlığı”nı unutturabileceğini mi sanıyor?

İstanbul Belediyesi’nde birlikte seçime girdikleri HDP ile  iştiraklerin müdürlüklerini paylaştıklarını gözlerden kaçıracağını mı sanıyor?

Gerçekler ortada..

İstanbul’da bazı müdürlükleri HDP’liler. bazılarını İP’liler. Aslan payını da CHP’liler alıyor..

CHP’yi anlarım

Aday, CHP’li.

Peki, İP ve HDP’liler ne oluyor?

Birbirleri ile ittifak yaptıklarını inkar eden iki parti, CHP’li başkanın organizasyonu ile müdürlükleri paylaşıyorlarsa, bunlar kendilerini akıllı, milleti aptal mı sanıyorlar?

İP’li isimler, CHP’li belediyeden bir müdürlük teklif geldiğinde sormuyor mu: “Biz İP’liyiz. Siz bize niye müdürlük teklifi getiriyorsunuz?”

HDP’liler düşünmüyor mu, “Biz ayrı bir partiyiz. CHP ayrı bir parti. CHP’li başkan, bize niye müdürlük teklifi ile geliyor ki” sorusunu niye soramıyor.

Ve İP’liler, “Bize müdürlük teklif ettiniz anladık. Bu HDP’lilere niye teklif ediyorsunuz. Biz seçmenin karşısına çıktığımızda, sorsalar, ‘Hani HDP ile ittifakınız yoktu. Müdürlükleri niye kardeş payı yaptınız’ dediklerinde, ne cevap veririz?”

Milliyetçi ülkücülerin uyanması için, askerlerin şehadetleri yeterli olmadı. 

Polislerin şehadetleri yeterli olmadı.

Bakalım, ormanlar üzerinden hayata geçirilen vahşet, yeterli olacak mı?

İyi Partililerin oynadıkları tiyatro, son bulacak mı?

“Selahattin Demirtaş’a özgürlük” isteyen İyi Partililer, şapkalarını çıkarıp, önlerine koyduklarında, “bize yazıklar olsun” diyecekler mi.

Selahattin Demirtaş’a, Kobani olayları sebebi ile dava açılmasını eleştiren İP’liler, “Yasin Börü’lerin ahı iki yakamızı bir araya getirmeyecek kadar derinlerde.. Biz nasıl bir kirli ilişkinin içine girdik. Nasıl bir sarmal içinde dolanıp duruyoruz” diyecekler mi?

Yoksa..

“Bu işler zor. Bizler onların PKK’ya verdikleri desteği görmezden geliyoruz. Böylece aldatılmış Kürt seçmenin oylarının Millet İttifakına yönelmesini garantiliyoruz.. HDP’liler de bizim, göçmenlere nefret söylemimize itiraz etmiyor, sineye çekiyorlar. Ki 3.5 milyon göçmenin içinde 800 bin de Kürt var. Ama olsun. HDP göçmen düşmanlığı yapmamıza ses çıkarmıyor. Biz de onların PKK destekçiliğine ses çıkarmayarak, ödeşmiş oluyoruz” planlaması mı yapıyorlar..

Rezalet ne boyutlara ulaştı, son gelişmeler ışığında görelim..

Bir yandan Türkiye Cumhuriyeti’ni tehdit eden PKK’nın elebaşları..

Bir yandan da HDP eli ile bakın cinayetlerini nasıl örtmeye çalışıyorlar.

“PKK’nın bu teklifini kaçırmayın; yoksa bunun sonu yok” diye devlete tehditte bulunan Ömer Faruk Gergerlioğlu, önce mahkum oldu.

Sonra Anayasa Mahkemesi kararı ile  yeniden yargılanma kararı aldı..

Ve şimdi..

Bir yandan “Bu işin sonu yok” tehdidini yaparken..

Bir yandan da..

PKK’nın birinci şüpheli olduğu orman yangınlarını, bakın nasıl masumlaştıran paylaşımlara imza atıyor..

Kendi söylemiyor..

Aynı kafadan birileri konuşuyor, o da aktarıyor:

“Yangın güvenliği uzmanı Cemal Kozacı: 42 derece sıcaklık, % 15 nem ve kuzey doğudan rüzgarlar var. Çam ağaçları bu sıcaklıklarda terebentin denen yanıcı bir madde salgılar. Bu ormanların üzerine birikir. Yanmaya hazırdır. Kozalakları patlatarak yangını yayar.”

Yani?

42 derece sıcaklığı, % 15 nemi, Türkiye hiç yaşamadı, temmuzun sonunda bu rakamları gördüğü gün, birden bire Osmaniye’sinden Adana’sına, Antalya’sına kadar her yerde yangınlar mı çıkıverdi?

Böyle mi oldu gerçekten?

Hani bunlar utanmasalar..

Yolların altlarına yerleştirdikleri bombaları patlattıklarında da.

“Sıcaktan asfalt patlıyor. PKK’lıların hiç bomba ile işi olur mu?” diyecekler..

Nitekim, birçok PKK’lı teröristin katliamını, bunlar devlete yıkmaya çalışmadılar mı?

Şanlıurfa’da iki polisi şehid ettiklerinde, “PKK yapmadı, devlet kendi polisini öldürdü” demediler mi?

Ama bir vicdanlı kişi, bunların yüzüne tükürüp, “İki polisi devlet vurdu ise, Cizre’de hendekleri de, devlet mi kazdı? Sizin destek verdiğiniz Selahattin Demirtaş, ‘Cizre yanarsa ülke yanar’ derken.. ‘Cizre’deki PKK’lılara dokunmayın’ çağrısı yapmıyor muydu?” demediği için, bunlar da utanmazlıklarını sürdürdü...

Biz çağrımızı, yine İP’lilere yapalım..

Bu işin sonu yok, milliyetçilik istismarcıları..

Ya siz o kahvaltı ile PKK’yı meşrulaştırmadan vazgeçeceksiniz.

Ya da % 10 oyu, rüyanızda göreceksiniz.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Zombiler emir alır. Eşek öölür semeri kalır Türkün saprı taşdıgında, ne düşman nede twş üstünde taş kalır

zillet ittifakı abd ab nin emrinde oldugu için tutsak. Görünüşte türk, düşmandan farkı yok, işte düşman bu. bir pkk militanı ormanı yakmak için sabotaj görevi alıyorsa. pkk ya düşman gibi bakmayana dost diye bakamam bu ormanı yakan mehmetcigi şehit eden bir avrupalı deyil ne bu gözü dönmüşlük. yine bizlerden biri kafirin emrini yerine getiriyor.
  • Yanıtla

Şuayıp

Bizdeki muhalefet artık hükümete tuzak kurmakla meşkul yapma yok nasıl vatandaşı aldatırız üzerinden gidiyor
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23