• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Palazlanınca cemevine, sıkışınca camiye koşuyor!

31 Ocak 2020
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

Hem cemevini istismar ediyor.

Hem camiyi..

Ne cemevine giderken samimi.

Ne de camiye giderken samimi!..

Biraz kendisinde güç görsün.

Görüntü verdiği yer, kendisini daha fazla yakın hissettiği cemevi..

Elazığ’da ne kadar arayıp da bulabilmiş ise, deprem için gittiğinde bile, cemevine ziyarette bulunuyor..

İyi güzel..

Bulunsun..

“Başkan’ın popülaritesi sadece İstanbul’da değil, Anadolu’da da yüksek” gazları ile, şişindikçe şişinmiş..

Şişindiğinde koştuğu cemevlerinde boyunu göstermiş..

Ertesi günü kaçamağını yapmış..

Erzurum Palandöken’de kayağa çıktığı anlaşılmış.

Küçük küçük eleştiriler gelmeye başlamış..

“Ooooo.. Başkan, sen de tatil yapmaktan, çalışmaya vakit bulamıyorsun. Bu kaçıncı tatil?” eleştirileri, kendi partisinden bile seslendirilmeye başlanmış..

“Çocuklarımla tatile geldim” açıklaması ile, durumu kurtarmaya kalkışmış..

“Çocuk” da, “tatil” de fayda etmeyince..

Bakmış durum kritik..

Soluğu Çifte Minareli Medrese’de almış..

Siyaset öğreticileri hatırlatmış, “Medrese ile kapatabileceğimiz bir aşamayı çoktan geçtik.. Bir de cami ziyareti, ayrıca namaz kılman gerekir” diye hatırlatmışlar..

O da hemen koşmuş, Ulu Cami’ye..

Öğle namazını da bu camide kılmış..

Böylece..

Biraz kendisini güçlendirince cemevinde boy gösterme..

Köşeye sıkışınca, camiden medet umma taktiğini, açık etmiş..

**

Sormuşlar, “Bu tatil de neyin nesi? Sen Erzurum’da kayak yapmaya başladığında, henüz enkazın altındaki vatandaşlarımızın hepsine ulaşılmamıştı!”

Cevabı hazır, Ekrem beyin:

“Klasik Siyasi Tavırları Benden Beklemeyin!”

Seçim öncesinde böyle demiyordu ama.

“Yapacak çok işimiz var, çook” diyordu.

“Hemen kolları sıvayıp, çalışmaya başlayacağız” diyordu..

Koltuğa oturunca..

“Klasik Siyasi Tavırları Benden Beklemeyin!”

Sanki Ekrem beyden beklediğimiz şey..

Klasik siyasetçilerin, menfaate dayalı, tatil endeksli, makam-mevki eksenli tavırlarını sergilemesi..

Seçim öncesinde söz verdiğin, “çalışma”yı bekliyoruz, senden..

O ne yapıyor?

“Benim çocuklarım önemli” diyor..

Sanki sadece kendisinin çocuğu var..

Diğer siyasetçilerin hepsi, ağacın kovuğundan çıkmışlar..

Hiçbirisinin ne anası var, ne babası, ne eşi var, ne çocukları..

Bir tek, Ekrem başkanın eşi var..

Ekrem başkanın kızı var.

Ekrem başkanın oğlu var..

Mesela Tayyip Erdoğan’ın eşi de yok, oğlu da, kızı da, sanki..

Tayyip Erdoğan anlatmıştı..

Siyasette hangi aşamalardan geçtiğini.

Tırnağı ile kazıya kazıya, nasıl gençlik kollarından, ilçe başkanlığı, il başkanlığından geldiğini.. Teşkilatın kademelerinden, nasıl basamak basamak çıktığını..

O arada, rahmetli annesinin, geceyarılarına kadar, evin penceresinden kendisini beklediğini..

Bir Erdoğan’a bakın. Bir de Ekrem İmamoğlu’na..

Hatta..

Bir seferinde, kızı ile ilgili anıyı da paylaşmıştı, Tayyip Erdoğan:

“Büyük kızım bir kez serzenişte bulundu. Niye geç geldin serzenişi değildi. O bize hasret biz de onlara hasrettik. O zaman mücadeleler bugünkü gibi değil. Bir gece yatak odasının kapısına büyük kızım not asmış babacığım bir geceni de bize ayır diye.”

Şimdi bir de..

Bazı aklıevvellerin, ne oldum delisi havalarına kapılarak, Tayyip Erdoğan’a rakip göstermeye çalıştıkları Ekrem İmamoğlu’ndan dinleyelim, çocukları ile diyaloğunu:

“Biz siyasetin elbette bedelini biliyoruz. Ama ben her yerde şunu söylerim: Siyaseti kutsallaştırmanın bir anlamı yok. Milyonlarca babanın olduğu gibi benim de ailem kutsalım. Yani ben kızıma, ergenlik çağı gelmiş oğluma, üniversite talebesi oğluma hatta çok sevdiğim eşime zaman ayırmak zorundayım. Benim kutsalım bu.”

İşte bu..

Kirli ilişkilerle, ahlaksız birlikteliklerle, zıt partilerin seçmenlerinin binbir vaadlerle buluşturulup, İstanbul’un başına bela edilen Ekrem İmamoğlu’nun, göreve geleli daha bir yılını bile doldurmadan, kendisine oy veren insanlara söyleyebileceği şey bu..

Aynı Ekrem, devamında da şunları söylüyor:

“Siyaset benim için zaten meslek değil. Ben siyasete girdiğim günden beri, siyaseti bir günde bırakabilecekmiş gibi yapmanın ruhunu yaşıyorum.”

Adamın siyasete bakışı, halka hizmet etmeye yaklaşımı bu..

O bir müteahhit..

O, para gözlü bir işadamı..

“Yeşil” derken, yeşilliklere dikeceği gökdelenleri düşünen bir beton kafa o..

Beylikdüzü’nü gökdelenlerle doldurduğu gibi, İstanbul’un diğer semtlerinde dikeceği gökdelenleri düşünen bir inşaatçı, o!

Göreve geleli 7 ay olmuş iken.

Bu süreçte iki defa ailesi ile birlikte tatil yapmak için izne ayrıldığının belgesi önümüzde dururken bile.

Gözümüzün içine baka baka..

“Ben çocuklarıma 400 günde bu 3 gün dahil sadece 8 gün ayırdım” diyebiliyor..

Dikkat edin.

Önceki iki ayrı tatili..

Birisi 6, diğeri 8 günlük, belgesi önümüzdeki tatili..

5 güne indirmiş beyefendi..

Şimdi “3 günlük tatil çok mu?” diye bir de üste çıkmaya çalışıyor.

Milli Görüş çizgisinden belediye başkanları.

Hem de iki dönem, üç dönem, hatta Ankara için söyleyecek olursak..

25 yıl belediye başkanlığı yapan isimler gördü, Türkiye..

Bir tanesinin, deprem veya bir afet sonrasında tatile çıktığını duydunuz mu?

Bir tanesinin, “Çocuklarımla tatil yapamayacak mıyım” dediğini duydunuz mu?

İstanbul’un başına bela olan Ekrem, işte bu kadar fütürsuz, bu kadar pervasız bir müteahhit.

Gözlerine bakıp, notunu vermiş, İstanbulluyu da uyarmıştık..

İstanbulluların, çekilecek çilesi varmış..

Çekiyoruz.

“Islah olmasını temenni ediyorum” diyeceğim ama.

O kadar rahat, o kadar kibirli ki..

Islahı mümkün olmayacak tiplerden..

Allah, İstanbulluya acısın.

Bu “afet”ten, İstanbulluyu tez elden kurtarsın..

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Şenoling

Göçük altında insanlar varken Erzurum’a geçti diyorsunuz ama göçük altındaki insanların hayatından ümit kesildiğini söylemiyorsunuz. İmamoğlu Erzurum’a geçtiğinde kepçeler çalışıyordu. Canlı insan şüphesi olan göçüklerde kepçe çalıştırılmaz Ali Bey...

Ayşe

Her şey güzel olacak diye gelmişti her şey kendine güzel olmuş zaten icraat yapacak kapasite yok adam depreme ayrılan parayı azalttı hemde depremler yaşanırken koşa koşa oy veren bizim anlı secdeli kardeşlerimiz düşünsün vebalini o her ne kadar 16 milyonun başkanıyım dese bile
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23