• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

“Nas” ile alay eden Altaylı ve karşısında Ahmet Mahmut Ünlü!

09 Aralık 2021


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

karahasanoglu nas altayli ahmet mahmut

Bu sefer özür ile yazıya başlayalım..

Günlük olayları sektirmeden takip ettiğimi sanmama rağmen..

Nerede ise 4 gün önceki bir konuyu yazacağım...

Bence çok çok önemli..

İnsanı; itikadi açıdan zor duruma düşürecek sözler, hem de kamuoyunun kendisini hoca olarak kabul ettiği kişi üzerinden dillendirildiği için..

Aktüalitesi bir günün gerisinde kalan konulara değinmekten kaçınsam da..

Bugün, mecburen bu konuya girmek zorunluluğu hissettim.

Olay, kısa süre önce, imam hatipler aleyhinde sözler sarfeden, akabinde büyük tepki alınca “Yanlış anlaşıldım” deyip özür dileyen Cübbeli Ahmet Hoca ekseninde bir tartışma.

Aslında “Tartışma” bile demeyelim..

Vahim bir hata.

“Laikçi kesim okumuş, nasıl olsa dindarlar okumamış” diyerek, üstünü kapatacağımız bir konu değil.

“Habertürk’te yayınlanan yazı üzerinden itikadi kavramların tartışmasını yapmak ne derece doğru” eleştirisine, “Bugün oradaki o sözleri sessizlikle geçiştirirsek, Allah korusun yarın o ifadeler, muhafazakar medyada da dillendirilir” cevabımı vererek, konuya gireyim..

Cübbeli Ahmet Hoca, Fatih Altaylı’yı aramış.. “Faiz-nas” konusunda bazı şeyler söylemiş..

Fatih Altaylı da, “Nas, nas” diyerek, küçük aklınca, ayetlerle alay etmeye kalkışmış..

“Usûl” deseniz, usûl açısından sakatlık zirvede..

“Esas” deseniz, külliyen her şey sakat..

Yorumu kesip, görüşme içeriğine geçelim.

Altaylı’nın aktardığına göre, Cübbeli Ahmet Hoca’nın sosyal medyada paylaşılan bir videosu üzerinden muhabbet açılmış.

Ahmet Mahmut Ünlü, sormuş: “Nereye gidiyoruz Fatih Bey!”

 

Başörtülü üniversiteli kızlara “fa..” diye küfür eden Altaylı cevaplamış:

“Vallahi hocam biz artık bilmiyoruz. Siz daha iyi bilirsiniz. Nas’mış. Öyle diyorlar!” 

Kusura bakmasın, Ahmet Mahmut Ünlü..

Eğer Altaylı, görüşmeyi çarpıtmıyorsa..

Değişik şekilde vermiyorsa..

Ahmet Mahmut ismini taşıyan bir kişinin, ismine yakışır cevabı şu olmalı idi:

“Sen ayetle alay edeceğine, göz kapağının kırpılmasına bile hakim olamadığın/engel olamadığın gerçeğine bakıp, kendinle alay et..”

Sonra da, tak kapat telefonu..

Öyle yapmamış, Ahmet Mahmut Ünlü..

Altaylı’nın anlatımına göre “nas” ile alay eden adamla sohbeti devam ettirip, havayı yumuşatmaya çalışmış:

“Fatih Bey, herkes çok tedirgin. Benim babam bilirsiniz varlıklı bir adamdı ve aynen böyle bir kriz sonunda battı. Bugün de durum bu. Esnaf çok tedirgin. Herkes batma, her şeyi kaybetme korkusu içinde. Kimse de nereye gittiğimizi, ne olacağını, nerede durulacağını kestiremiyor. Kimse sesini de çıkaramıyor. Öylece seyrediyoruz ama iyiye gitmiyor sanki hiçbir şey!”

Şunu diyebilirsiniz: “Genel bir değerlendirme yapmış, Ahmet Mahmut Ünlü..”

Peki, genel değerlendirme yapmış ise, Altaylı kendisine tekrar, ayet ile alay etme ısrarını göstererek, “Nas hocam Nas. Onu ben bilmem siz daha iyi bilirsiniz” demiş..

Buna ne cevap vermiş, Ahmet Mahmut Ünlü?

Ayet ile, dini bir kavram ile alay etme küstahlığına soyunan Altaylı, Ünlü’nün tepkisini şöyle ifade ediyor: “Ahmet Hoca kızdı.”

Tam bu noktada, “Hah işte, biz de az kalsın Ahmet Mahmut Ünlü’nün günahına girecektik”  diyeceksiniz ama..

Şimdi aktaracağım cümleler, günahına girmeyi boşverin, vahametin tavan yaptığını ispatlıyor:

“Fatih Bey, Nas anladık da, burası şeriat devleti mi! Şeriat devleti ilan edildiyse ona göre davransınlar. Yarım Nas olmaz. Madem öyle 1 bile faiz vermeyeceksin. Devlet de 1 bile faiz almayacak. Nas’ın azı çoğu olmaz. Yarım yamalak Nas da olmaz. Bakın bu durum İslam’a büyük zarar veriyor.”

Affedersiniz, nedir bu söylem?

Nedir, söyleyiniz..

Nasıl bir söylem bu?

Hiç bir şeyi zorlamaya gerek yok..

Temel Karamollaoğlu’nun, alkoliklerin o kötü alışkanlıklarını bırakmalarında bir süreç olması gerektiğini söylemesini de aştı, bu cümleler..

Şeriat devleti değiliz..

O halde.. “Faiz kat kat alınsın”, bunu mu söylüyorsunuz?

Veya şöyle soralım.. “Nasıl olsa faizi sıfırlayamaz” diye düşünüp..

Üç tane zırtapoz laikçinin “Faiz indirmekle olmaz. Sıfırla da görelim” meydan okumasındaki gibi..

Ahmet Mahmut Ünlü de, şimdi % 18’den % 15’e faizin indirilmesini gereksiz bulup, “Gerekirse artırmak düşünülmeli” mi diyor?

Gerçekten, faizin % 14 ile, % 100’ü aynı mıdır?

Mesela..

Bir kişinin bir lirasını gaspetmekle..

Ki o da kul hakkıdır ve günahtır..

Yüz bin lirasını gaspetmek, bire bir aynı mıdır?

“Nas’ın azı çoğu olmaz” ise..

“Şu an zaten faiz var, batmışız” diyorsanız..

Faiz konusunda şimdilik tedrici bir indirmeye gücümüz yetiyor.. Sıfırlamaya yetmiyorsa.. Nasıl olsa faizi sıfırlayamadık diye.. Dinen faiz konusunda emredilen noktaya gelemedik diye.. “Nas’ın azı çoğu olmaz” deyip.. Fuhuş da mı yapacağız? Hırsızlık da mı yapacağız?

Bu nasıl bir mantıktır?

Kısır tartışmaya da girmeyelim..

Söyleyin Ahmet Mahmut Ünlü..

Ne yapalım?

Faizi % 22’ye çıkarıp, faizci baronlara paradan para mı kazandıralım..

“Şimdi de kazanıyorlar” diye itiraz ediyorsan..

Soralım: “Daha çok mu kazandıralım..”

Paradan para kazananlara, “daha çok kazandırılması” ile “daha az kazandırılması” arasında hiçbir fark yok mu?

Ve maalesef ki maalesef, şu sözler de, Altaylı’nın anlatımına göre, Mahmut Ünlü’ye ait imiş:

“Bu ekonomik politikayı Nas diye sürdürürsen ve millet batarsa herkes ‘Kuran batırdı bizi’ demeye başlayacak. Suçu Kuran’da, İslam’da bulacak. Millet dinden, Kuran’dan uzak duracak. Sonunda batışın faturasını Kuran’a çıkaracak.”

Ne şimdi bu?

Ahmet Mahmut Ünlü, cemaatine, “Faiz alıp verebilirsiniz. Yoksa batarsınız” hiç demiş midir ki..

“Faizsiz sistem, ülkeyi batırır” diyenlerin ekmeğine yağ sürüyor?

Ve dindar insanları köşeye sıkıştırdığını sanan bazı seküler yazarların yaptığı şu yanlış cümle de, Altaylı’dan rivayetle, Ünlü’nün imiş:

“Madem ‘Nas’ diyeceksin. O zaman hepten şeriat ilan et. Bakalım ne oluyor görelim. Öyle değil mi ama!”

Ne diyelim..

Biz daha, kendi özgür iradesi ile başını örtmek isteyenlerin, tesettürlü olarak okuma hakkını bile daha yeni kazanmış iken..

Biz daha bu ülkede “temel hak ve özgürlükler”imizi bile, “Bunlar iktidar olurlarsa” diye başlayan cümlelerle, kötü gibi gösterilen “Şeriat” korkuları ile daha tam kazanamamış iken..

“Nasıl olsa şeriat ilan edemez” diye mi, bu çağrı yapılmış?

Bir bilen, lafı evirip çevirmeden, lütfen söylesin!

{relation id:1578190 slug:'ihlye-laf-etmek-cubbeli-ahmet-hocaya-yakismadi'}

{relation id:1578718 slug:'cubbeli-ahmet-hocaya-imam-hatip-sorusu'}

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Molla kasım

Din adamı dine göre konuşur siyasilerin isteğine göre dini eğip büğüp makaslamaz boşa demoğoji yapmayın Ali bey ya Allah cc buyruğu kuran ve peygamber sünnetini icra edip Allah ın yardımını bekleyin yada tağuti sistemin kalıplarına girip mız mızlanmayın cübbelinin demek istediği bu vesselam
  • Yanıtla

şüayıp

İnsana yakışan bilmediğini bilmek ne güzeldir. Dostunu iyi seçmekte en büyük nimettir
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23