• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI
03 Eylül 2020

Kimin sözcüsüsün, ne ayaksın sen Sözcü?

Şiddete tabii ki karşıyım..

Kimden geldiğine bakmaksızın karşıyım..

Hatta, kime yapıldığına da bakmadan karşıyım..

Ama bu ülkede..

Kendi takımı adam dövdü ise, “Ama hakketti canım” diyen..

Kendi takımı dövmese bile.. Dövülen karşı takımdan ise, “Normaldir” diyen ilkesiz bir kesim var..

Daha fenası..

Her türlü nefret ve tahrik dilini kullandıkları kesimden birisi dayak yediğinde, sırf siyasi iktidara çakmak için, her gün küfrettikleri adamların yedikleri dayağa bile karşı çıkan bir kesim var..

Somut örneklerini vereyim..

Bu ülkede, bakanlık görevini yürütürken Taner Yıldız’a yumruk atıldı mı?

Atıldı..

Sözcü gazetesi bu yumruk için ne başlığını kullandı?

“Yumruk terapisi!”

Not edin, devam edelim..

Bu ülkede, Adalet Bakanı olan Bekir Bozdağ’a  yumruk atıldı mı?

Atıldı..

Sözcü gazetesi ne manşet attı?

“Yuhalanan bakana yumruklu saldırı”

Kafiyeye bakın..

Atılan yumruğu bir de şiirleştiriyorlar..

Şiirleştirsinler..

Biz bunu da not ettik..

Soma maden kazası (sabotajı) sonrasında, Sözcü gazetesi, bölgeyi ziyaret eden ve hem taziye, hem de geçmiş olsun demek için Soma’ya giden Tayyip Erdoğan’a yönelik saldırıyı nasıl manşete taşıdı?

“Tayyip’e öfke”

Haberin spotunda da, “Tepki büyüyünce, Erdoğan bir markete girmek zorunda kaldı.”

Bunu da not ettik mi?

Ettik..

Bu yumruk ve saldırıların hepsinde, Sözcü gazetesi, saldıranların yanında yer alıp, adeta saldırılanları suçlu göstermeye çalışmış mı? Çalışmış..

Saldırılanların haksız eylemleri sonrasında bu saldırıların olduğu izlenimi vererek, şiddeti masumlaştırmaya çalışmış mı?

Çalışmış..

Gelelim, saldırılan Sözcü’nün kafa yapısından birisi olduğunda, nasıl haberleştirildiğine..

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na bir şehit cenazesinde yumruklu saldırı oldu mu?

Oldu..

Olayın hemen sonrasındaki manşetleri, “Linç girişimi” şeklinde..

Taner Yıldız’da “Yumruk terapisi” idi..

Kılıçdaroğlu’nda da, mesela “Linç terapisi” demek vardı..

Ama..

Bir yumruk üzerinden, hem “linç girişimi”ne olay götürüldü, hem de terörist bir saldırı gibi sorgulatılmak istendi..

“O gün, olay taze idi. Sözcü gazetesi, büyük emek verdikleri Kılıçdaroğlu’na atılan yumruğun üzüntüsü ile bu başlığı kullandı” derseniz.

Aynı yumruk için, dünkü manşetlerine bakalım:

“Sokak adaletine artık dur deyin” 

Altındaki somut örnekler ise..

Kılıçdaroğlu’na atılan yumruk.

Diyanet İşleri Başkanlığı’na haddini aşan küfürlerle saldıran Yeniçağ gazetesinin yazarı Yavuz Selim Demirağ’a eski yıllarda atılan yumruk..

İki gün danışmanlık yapıp, arkasından yıllarca, “Ben danışman iken” diye başlayan yazılarla her türlü iftirayı Tayyip Erdoğan’a atan Ahmet Takan’a vurulan yumruk..

Evli manken ile eğlendiği gece kulübü çıkışında dayak yiyen Barış Atay’a atılan yumruk..

Sonuncu örnekte, ortada yumruk falan da yok, sosyal medyada kendileri sabahtan akşama kadar Akit’e olmadık küfürler savururken, bir MHP’linin Şirin Payzın’a imalı bir mesajı..

Evet, bu somut örnekler üzerinden hareket ederek, Sözcü gazetesi diyor ki: 

“Sokak adaletine artık dur deyin!”

Eyvallah..

Diyelim..

De, önce siz “Dur” deyin..

Siz, sevmediğiniz bir siyasetçiye yumruk atıldığı zaman, “Yumruk terapisi” diyerek, ahlaksızca başlıklar kullanmayın..

“Tayyip’e öfke” diyerek, haksız saldırıları meşrulaştırmaya kalkışmayın..

Bu örnekleri not etmeniz için verdim ama..

Şimdi vereceğim somut örnek, hepsinden önemli..

Sözcü gazetesi, bu ülkede çözüm süreci boyunca, hemen her gün, “PKK’ya göz yumuluyor” başlığı attı.

“PKK’nın uzantısı HDP ile AK Parti kol kola” manşeti ile çıktı..

“PKK’lı teröristin heykelini de diktiler” şeklinde algılar oluşturdu..

“Bunu da yaptılar, Türk bayrağını indiren HDP’li” dediler..

Ve en son geldiğimiz noktada.

Dünkü manşetlerinde..

HDP listesinden TBMM’ye giren Barış Atay’ın yediği dayağı manşetlerine taşıyıp, “Önüne gelen kendi adaletini uyguluyor” dediler..

Üstelik, gece kulübünden geceyarısı çıkan bu PKK sempatizanı adamı, “Kafeterya çıkışı, 5 kişi tarafından darp edildi” diye tanıttılar..

Hani sorsak, “Gecenin ikisinde, hangi kafeterya açık ki, o saatte yenilen dayak, kafeterya çıkışı oluyor” diye..

Sözcü’nün muhabirleri, ne yalan uydururlar bilmem..

Ama..

O gazetede çalışan Kemalist geçinen muhabirlerde, yazarlarda küçücük bir onur var ise..

Sözcü gazetesinin çözüm sürecinde attığı manşetlerdeki HDP’ye yönelik ifadeleri önlerine alırlar..

Bir de son başlıklarındaki “Sokak adaletine artık dur deyin” ifadesinin altındaki, bu HDP’den seçilip, sonra TİP’e geçen adamın yediği dayağa getirilen yorumlara bakarlar..

Sözcü’nün yazıişleri yönetiminin yüzlerine bu başlıkları vururlar..

Dedim ya, ahlaksızlığın bu kadarına pes..

Düşman gibi göründükleri, 24 saat aleyhlerinde nefret tohumu serpiştirdikleri kişilerin dayak yemelerinde bile, sırf siyasi iktidara vurmak için, onlara bile sahip çıkıyorlar, dedim ya..

İşte somut örneği.

Bir HDP’li, Türk bayrağını indirmiş. 

“Nerede bu Tayyip” manşeti ile çıkmışlar..

HDP’li belediye tarafından bir teröristin heykeli yapılmış. 

“Delikanlı Tayyip neredesin” başlığı ile çıkmışlar..

Delikanlı Tayyip’in önünde uğraşacak çok daha önemli işleri olduğu için, o HDP’lilere hakettikleri dilden konuşmuyor ama..

HDP’den seçilen Barış Atay, su testisi su yolunda kırılır misali..

Gece klübü çıkışında dayağı yemiş..

O HDP’den seçilen adama sahip çıkan kim?

Sözcü gazetesi!

Yuh size.. Topunuza yuh!

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Oku Yorum

3 Eylül 2020 Yeni Akit - Ali Karahasanoğlu - Kimin sözcüsüsün, ne ayaksın sen Sözcü? başlıklı köşe yazısının seslendirmesini, görme engelli veya okumak için fırsatı olmayanlar için aşağıdaki linkte bulabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=S8Ojrv1Q7Nk
  • Yanıtla

Mefkure

Bunlarin hayatlari ; yalan, dolan, iftira, fitne, fesat, uydurma, utanmama, yuzu kizarmama, dogruyu kafasina vursan kendine gelmeme , kibir,kendini begenme, kara cahil.. Ali bey bunlara ne desen ne kadar iyi niyetle sabirla dogrulari aktarmaya çalişsanda. Çun ku bunlar "görmusler kurs almislar efendilerinden egitim." Burunlari egitimli. Koku alma duyularida. Bir halk deyimi vardir : " cahile laf anlatmaya kalkma, ona aksi tesir yapar. Bin dereden su getirsen o gene bildigini yapar." Tam bunlari tarif etmiyormu. Insan olan utanir..
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23