• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI
27 Eylül 2019

Densiz bir tane mi, binlerce!

İstanbul saat 13.59’da 5,8 ile sallandı..

2 saat sonrasında Cumhurbaşkanı, ABD’den daha yeni gelmiş iken, depremle ilgili son bilgileri toparlayarak açıklama yapıyor: 

“Bu tür zamanlarda çok açıklama yapanlar olur. Bu tür açıklamalar kimseyi yanıltmasın, şaşırtmasın. Az önce sosyal medyada baktım bir kadın bir tweet atmış, bu tweette ‘Köprüleri kullanmayın, köprü halatları koptu...’ Böyle densizlik yapanlar da var. Bunu adeta fırsata çevirmek isteyenler var. Böyle bir şey söz konusu değil.”

Haydi diyelim o paylaşım, büyük ihtimalle sahibi belirsiz bir hesaptan..

Peki..

Hesabı belli.. Kimliği belli.. Hatta kamu kurumu niteliğindeki meslek teşekküllerinden benzer açıklamalar yok mu?

Yani, densiz bir tane mi?

Yoksa binlerce mi?

Somut örneğini vereyim..

Cumhurbaşkanı dünkü açıklamasının devamında diyor ki: 

“İstanbul’da AFAD’ın bırakın yüzlerce, binlerce, on binlerce şu anda ilan edilmiş toplanma alanları söz konusudur, vardır. Ve bunlar kendi sitesinden de AFAD’ın, sürekli olarak yayımlanmaktadır.”

Kıllık yapacaklar ya..

Erdoğan’ın her açıklamasına, itiraz edecekler ya..

Maraza çıkartacaklar ya.

Anında solak site haber yayına koyuyor..

“T24’e konuşan İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Nusret Suna, İstanbul’da 77 tane deprem toplanma alanı olduğunu tahmin ettiklerini bildirdi.”

Alın bir tane daha densiz..

Adı ile sanı ile..

Unvanı ile..

Bu ülkenin en yetkili kişisi, “Binlerce ‘toplanma alanı’ var” diyor.. 

İstanbul’da hangi bina var ise, yıkılanı ile yıkılmayanı ile, mutlaka bu konuşan adamın başkanı olduğu odanın üyesi bir inşaat mühendisinin imzası ile ya yapılmış, ya onaylanmış ya da yapılıp bitirilmesi seyredilmiş olduğu gerçeği karşımızda dururken.. 

Adam çıkıp, utanmadan Cumhurbaşkanı’nın açıklamasına laf yetiştirmeye kalkışıyor.

Ben de ister istemez merak ediyorum.

Cumhurbaşkanı’nın dediği gibi, e-devlet üzerinden sorgulama yapıyorum..

Yakınımda 5 tane toplanma alanı var..

Diğer mahalleleri sorguluyorum.

Onlarda da asgarisinden her birinde 10-15 toplanma alanı var..

Yetinmiyorum, diğer ilçelere bakıyorum..

Onlarda da aynı rakamlar..

İstanbul’da yaklaşık 1000 mahalle olduğuna göre, her mahallede 10 toplanma alanı olsa, 10 bin toplanma alanı eder..

Ama İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Başkanı ne diyor?

“İstanbul’da 77 tane deprem toplanma alanı olduğunu tahmin ediyoruz.”

Hani “Tahmin ediyorsan, işi başından kaybettin.. 77’nin neyini tahmin ediyorsun? Gir AFAD’ın e-devlet üzerinden sorgulamasına.. Çıkart neticeleri.. Sonra birer birer dolaş, iki günde gerçek sayıyı çıkartırsın.. Varsa yalan, varsa dolan çıkartırsın.. Niye tahmin ediyorsun ki?” diyeceğim ama..

Adamların tüm işleri takoz olmak..

İtiraz etmek..

“İstemezük” demek..

Bu ülkenin cumhurbaşkanı “Binlerce toplanma alanı var. Herkes sorgulasın, kendisine yakın olanı öğrensin” diyor..

Hatta devamını da söylüyor..

“Bu yerler sürekli güncelleniyor. Bir yer sorguladınız, onu not aldınız. 6 ay sonra da size en yakın toplanma alanı orası olmayabilir, onun yerine bir başka yer toplanma alanı olarak belirlenmiş olabilir” diyor..

“Belki daha yakına gelmiştir, belki daha uzağa gitmiştir, sorgulayın” demeye getiriyor..

Ama bizim İnşaat Mühendisleri Odası şube başkanımız, “77 olduğunu tahmin ediyoruz” diyor, başka bir şey demiyor.

Bir devlet yetkilisi de, bunların kulağından tutup, “Sen mühendis adamsın. Sen sayı adamısın. Tahmin de ne demek? Sen kahin misin, mühendis misin, önce bunun cevabını ver, sonra ben sana, toplanma alanlarının 77’den çok daha fazla olduğunu, gezdire gezdire, saydıracağım” demiyor..

Gerçekten, seçim öncesinde de aynı edebiyat yapılmadı mı?

“Deprem sırasında vatandaşların toplanacağı alanlar inşaata dönüştürüldü” açıklamaları yapılmadı mı?

“İstanbul’da toplanma alanı kalmadı” mavalı okunmadı mı?

Açın bakın; devletin resmi internet sitesinde, hepsi tek tek belirlenmiş..

Ama anlayacak kafa nerde?

At yalanı, varsa inananı..

İşin bir başka boyutu da..

Söyledikleri yalan ama..

Toplanma alanları, iddia ettikleri sayıya düşmüş değil ama.. 

Bu adamlara sorsak, “Toplanma alanına inşaat yapılmış ise, sizin üyelerinizin onayı ile yapılmamış mı? Sizin üyelerinizin imzası ile, projeleri çizilmemiş mi? Sizin üyelerinizin tasdiki ile izin verilmemiş mi?”

Öyle ya..

İnşaat Mühendisleri Odası’nın şube başkanı konuşuyor..

İnşaatlardan şikayet ediyor..

Sanırsınız ki, adam yeşil alan geliştirme derneği başkanı.

Sen sıfatına baksana, be adam..

Hangi odanın başkanı olduğuna baksana..

Önce kendi sıfatına bak.

Yetkilerine bak.

“Toplanma alanı”na hukuksuz şekilde inşaat yapan birisi var ise, o inşaatta dahli olan üyen hangi mühendis ise, önce ondan hesap sor. 

Sonra siyasilere laf yetiştirmeye çalış..

Ama..

Hukuksuz şekilde bir inşaat yok ise..

Toplanma alanları yerlerinde duruyor veya biri listeden silindi ise, diğeri belirlenmiş ise..

Ne diye yalan söylüyorsun?

Ne diye kavga çıkartmaya kalkışıyorsun?

Bu odalar var ya, bu odalar..

Doktorundan avukatına.. Mühendisinden madencisine..

Hepsi aynı kafadan..

Kartal’da bir bina, deprem bile yaşanmamış iken, tuzla buz oldu.

O inşaatın yapımında, tasdikinde katkısı olan kaç mühendise, yaşanılan ölümlerin sayısı da dikkate alınarak, bu odalar ceza verdiler?

Hiçbirisine..

Tabipler Odası, dün solak medyanın açıkladığı, “İzinde iken ameliyat yapmış” denilen doktorların hangisini ceza verdi?

Hiçbirisine..

Örnekler böyle böyle gidiyor..

Bu odalar, bu milletin sırtında kambur..

Kurtulamadık, gitti..

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Sahin

Böyle akılsız millete eşşek oda başkanları yakışır.her şey çok güzel olacak beyler.yalayin solakların k.çını onlar bu ülkeye çok fayda getirirler.
  • Yanıtla

Yasin

Geçmiş olsun herkese. Güngören’de oturup Bağcılar’da öğretmenlik yapmıştım seneler önce. Toplanma yerinden önce bitişik nizam binlerce apartman var, hele Bağcılar çok katlı gecekondularla dolu. 99 depremi olalı 1 yıl olmuştu inşallah 20 yılda kentsel dönüşüm başarılı olmuştur. Okul bahçeleri, parklar hep toplanma alanı olabilir ancak aynı sığınak mantığında düşünürsek buralara çadır, aşevi, gezici hastane kurabilirmisiniz. Bununla ilgili şu an ne tedbiriniz var. 4 katlı binada 3 bin öğrencimiz vardı, sivil savunma kulübü okul tahliye provası yapardı, öğrenci 5 dklık teneffüste dışarı çıkmaya alışık yani idmanlı olmasına rağmen 2 dknın altında boşaltamazdık. Önemli olan ne kadar sağlam binalarımız var, ve bu binaların denetimi oluyor mu. Allah cümlemizi afetinden korusun.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23