• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Belçikalı Bakan, Anıtkabir’de niye diz çöktü!

28 Temmuz 2025
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

Belçikalı Bakan, Anıtkabir’de niye diz çöktü!

ALİ KARAHASANOĞLU

Belçika Savunma Bakanı Theo Francken, Anıtkabir’i ziyaret etmiş ve bir dizini yere koyarak saygı gösterisi yapmıştı..

Cumhuriyet gazetesi, Belçikalı bakanın bir dizini yere koyarak, Mustafa Kemal’e saygıda bulunmasını, kendisinin sözleri ile aktarmış:

“Bu adama ve siyasî projesine en derin saygımı diz çökerek ifade ettim.”

Belçikalı bakana göre, siyasi proje ne imiş?

“Birçok Avrupa ülkesinden çok önce kadınlara tam siyasî haklar tanıdı, halifeliği kaldırdı, dinî otoriteyi toplumun direksiyonundan indirdi ve eğitime, kalkınmaya ve bilime odaklandı. Bu adama ve siyasi projesine en derin saygımı diz çökerek ifade ettim.”

Hayret bir şey.

Elin gavuru geliyor, bizim dinimiz hakkında laf söylüyor..

Birileri de bu adamı alkışlıyor..

Demiyorlar ki, “Biz dinimize laf ettirmeyiz beyim.. sen git, kendi dininin Ortaçağ kalıntıları hakkında bir şeyler söyle..”

Belçikalı bakanı alkışlıyorlar..

Dinimize yaptığı saygısızlığı alkışlıyorlar..

“Dini otoriteyi toplumun direksiyonundan indirdi” sözünü alkışlıyorlar..

Tüm dünya Müslümanlarının odağında olmamızı sağlayacak halifeliğin kaldırılması sebebi ile Mustafa Kemal’in önünde dizini yere koyduğunu söylüyor.

Sözcü’deki, Cumhuriyet’teki ahmaklar da, adamı alkışlıyorlar..

Haydi o Belçikalı bakan bilmiyor..

Siz de mi bilmiyorsunuz, 1950’ye kadar, Türkiye’de değil kadınların, erkeklerin bile seçme hakkı yoktu.. 2011 yılına kadar, kadınların seçilme hakkı yoktu. Çünkü başörtüsünü çıkarmayanın, kazansa bile milletvekilliği geçerli kabul edilmiyordu..

Bunu bilmiyor musunuz ki, o bakan “Birçok Avrupa ülkesinden çok önce kadınlara tam siyasî haklar tanıdı” dediğinde, bunu gerçek imiş gibi alıp, okurlarınıza aktarıyorsunuz..

Kısaca söylemek gerekirse, Belçikalı bakanın gerçeklerle örtüşmeyen sözlerinin hepsini, kemalistler almışlar, kendi kendilerine övünmek için malzeme yapmışlar..

Kadınlara seçme/seçilme hakkı, gerçekle örtüşüyor mu?

Örtüşmüyor.. 

“Dini otoriteyi direksiyondan kaldırıp, eğitime, kalkınmaya, bilime odaklandığı” doğru mu? 

O da doğru değil.

Kalkınmaya odaklanmış olsa idi, 1. Dünya Savaşı’ndan büyük oranda benzer yıkımla çıktığımız Almanya 1940’ların başında tüm Avrupa’ya posta koyacak bir gelişme kaydetmiş iken, Türkiye’nin haline bakar, ne halde olduğumuzu raporlayabilirdiniz..

Hatta, 2. Dünya Savaşı’nda bir yıkım daha yaşayan Almanya, 1960’ların başında, Türkiye’den işçi ithal eder noktaya geldiği halde, Türkiye hâlâ yerinde saymaya devam ediyorduysa.. Kalkınmaya odaklandığımızı, kim söyleyebilir?

Bilime odaklanmışız..

Hangi bilime?

Bilime mi, filime mi odaklanmışız?

Halifeliğin kaldırıldığı doğru. 

Ama bunun da, Türkiye’ye bir fayda getirmediği, tam aksine tüm dünya Müslümanlarının merkezi olma hakkımızdan feragat anlamına geldiğini, herkesin görmesi ve bilmesi gerekir..

Tabii ki, halifeliğin kaldırılmasını, Belçikalı bakan eleştirecek olsaydı..

“Ya bu Belçikalı, halifeliği niye savunuyor ki” der, kendimden şüphe ederdim..

Dolayısı ile Belçikalı bakanın, Türk milletinin dini hakkında, halifelik hakkında söylediklerine şaşırmadım..

Bu çekincemi saklı tutarak, Belçikalı bakanın daha başka neler söylediğini de merak ettim. Acaba Türkiye’ye, niye gelmiş, diye merak ettim..

İşte bu bölümü, Cumhuriyet gazetesinde, Sözcü gazetesinde bulamıyorsunuz.

Onlar, “Anıtkabir’de diz çöktü” kısmını vermişler..

“Halifeliğin kaldırılmasına yönelik övgü”yü vermişler..

“Dini otoritenin hayattan ayrıştırılması”na ilişkin sözleri vermişler..

Ama Belçikalı bakanın, şu sözlerini vermemişler:

“Türkiye, güçlü bir ülke ve uluslararası alanda herkes Türkiye’yi dinliyor.” 

Oldu mu ya şimdi..

Anıtkabir’de diz çökmeyi verin..

Anıtkabir’de diz çökmenin arka planındaki sebepler doğru olmasa bile, o diz çökmeyi verin. Ama..

Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye’nin karşısında diz çökmeyi vermeyin..

Oldu mu şimdi?

Siz kemalistler olarak, “Türkiye kötü. Türkiye berbat. Belçika çok güzel. Almanya çok güzel” derken..

Belçikalı bakan, hem de Anıtkabir’de diz çöktüğü için yere göğe sığdıramadığınız Belçikalı bakan, Türkiye’nin çok güçlü bir ülke olduğunu söylesin..

Siz bu sözleri gizleyin..

Oldu mu şimdi?

Yanlış anlaşılmasın.

Solcu kemalistlerin ezikliğini, ben tekrarlarsam, onlardan farkım kalmaz.

Solcu kemalistlerin, gavur hayranlığını ben tekrarlarsam, onları eleştirmeye hakkım olmaz..

Ben Belçikalı bakan bunu dedi diye, “Bu iş bitmiştir. biz büyük ülke olduk” diyerek, büyük ülke olmanın kararını Belçikalı bakana vermem..

Söylediği sözlerin arka planına bakarım..

Gerçekliğini test ederim.

Ağzımıza bir parmak bal çalarak, kendi ülkesi menfaatine neler kotarmak istediğini de sorgularım..

Belçikalı bakan, hangi konuda Türkiye’nin büyük bir ülke olduğunu söylüyor?

Barış görüşmelerinde sözü dinlenen bir ülke olması açısından.

Bu tespitin, gerçek hayatta karşılığı var mı? Var.

Gerek Rusya-Ukrayna savaşında..

Gerek Ermenistan-Azerbaycan anlaşmazlığında.. Gerek Afrika’daki komşu ülkelerin birbirleri ile yaşadıkları ihtilaflarda..

Türkiye arabuluculuk yaptı mı? Yaptı..

O zaman Belçikalı bakan, olmayan bir övgü ile Türkiye’den temin edeceği menfaatleri kotarmak için değil. Bir doğruyu tespit etmek üzere. herkesin kabul ettiği gerçeği ilan etmek üzere, “Türkiye barış görüşmelerinde sözü dinlenen bir ülke” demiş..

Belçikalı bakan, bu tespiti açık açık da şu sözlerle ifade etmiş:

“Barışa ihtiyacımız var ve Türkiye bu konuda çok önemli ortak, güçlü bir ülke. Türkiye’ye ihtiyacımız var.” 

Ve yavaş yavaş, Belçikalı bakanın ağzındaki baklaya da geliyoruz:

“Bence Türkiye, bu alanda bir rol model. Gerçekten büyük yatırımlar yapıyor, çok fazla yenilik, teknolojik gelişmeler var, insansız hava araçları, lazer teknolojileri… Gerçekten etkileyici.” 

Türkiye’de değil kadınlara, erkeklere bile seçme hakkı verilmediği bir dönemde, siz istediğiniz kadar “Avrupa’dan önce, kadınlara seçme-seçilme hakkı verildi” deyin..

Ben de “Gösterin bakalım.. CHP’nin onay vermediği kim aday olabilmiş.. Kim seçilebilmiş” dediğim an, “fooossss” diye balonunuz sönüverir..

Ama Belçikalı bakan, Türkiye’nin son dönemdeki teknolojik yeniliklerini aktarıp, “insansız hava araçları, çok etkileyici” dediğinde..

Haydi buyursun solcu kemalistler itiraz etsin: “Hiç de etkileyici değil.. Ben Almanya’nın, Belçika’nın insansız hava araçlarından daha çok etkileniyorum” desin.

Utanmaları yok ise, desin..

Belçikalı bakan, Türkiye için şu sözleri de söylüyor: “Güçlü bir ordusu, güçlü bir hava kuvveti, güçlü bir donanması var, Türkiye’ye ihtiyacımız var, bu yüzden buradayım.”

Kim bilir, belki de Belçikalı bakana, “Mustafa Kemal, Tayip Erdoğan’ın çok sevdiği, saydığı bir liderdir. Anıtkabir’de diz çökerseniz, Erdoğan’ın da gözüne girersiniz” denilmiştir.

Belçikalı bakan da, Anıtkabir’de diz çökerek, Erdoğan’ın gözüne girmeyi amaçlamıştır... Olmaz mı?  Olamaz mı?

Belçikalı bakandan, Cumhuriyet’te, Sözcü’de, Saadet Partili ve diğer muhalefet partilerine yakın medyada asla okuyamayacağınız sözleri okuyun, sonra kararınızı verin: “Türkiye’ye ihtiyacımız var. Bir haberi de burada duyurmak isterim: Bu yıl, Türk savunma sanayisine ve Türk silah sistemlerine ilişkin Brüksel’e bir savunma ataşesi atanacak.”

Ne diyordu o arkadaşlar, “Almanya mı bizi kıskanıyor? Avrupa mı bizi kıskanıyor?”

Yok yok. Onlar kıskanmıyor..

Sadece şansına, İstanbul Havalimanı, hem uçuş hem yolcu sayısında rekor kırdı.

Tombala çektik, rekor kırdık..

Tombala çektik, İHA’lar önümüze geldi. SİHA’ları biz yaptık diye dünyayı uyuttuk..

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Oktay

Ülkemiz yangın larla boğulur 

Mehmet Şerif ( Vakit )

Ali ağabey birileri bizi yangınlarla meşgul ederken dün Filistin'de 126 kişi açlıktan öldü. Aylardır bu böyle artık elimizi masaya vurma vaktimiz geldi.Binlerce Filistinli açlıktan can vermeye başlarsa biz müslümanlar ahirette başımızı yerden kaldıramayız.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23