• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI
13 Ocak 2020

ABD de, hem de tatbikatta, dost muhribi düşman sanıp batırmıştı!

İran’ın ABD üslerini vurduğu saatlerde..

ABD’nin de cevap mahiyetinde İran’a füzelerle saldırdığı ihtimali ile..

Tahran’dan kalkan bir Ukrayna hava yollarına ait uçak, İran füzeleri ile düşürüldü..

İran önce, klasik adeti olduğu üzere takıyyeye başvurdu ise de.

Sonuçta kabul etti, “ABD saldırısı var sandık, uçağı saldırı amaçlı füze sanıp düşürdük” açıklaması yaptı..

Bu açıklama üzerine..

Hem tüm dünyada.

Hem de Türkiye’de, bir alayvari propagandadır başladı:

“Hah hah ha.. Mollalara bakın.. Kendi havaalanlarından kalkan uçağı, kendilerine saldırı amacı ile gelen füze sanıyorlar ve vuruyorlar!” söylemi ile, İran’ın şahsında, müslümanlarla da alay etmeye başladılar..

“Dini yönü ağır basan insanları yönetici yaparsanız, böyle şişersiniz işte.. Adamlar uçağı, füze sanıyorlar. Komikliğe bakın” cümleleri eşliğinde kafa buldular..

“Bir de kalkmışlar, Amerika’ya posta koyuyorlar. ABD üslerine füze atıyorlar.. Siz de 6 metre uzunluğundaki bir füze ile, 40 metre uzunluğundaki bir uçağı ayırdedemiyorsunuz, nerede kaldı ABD’ye ders vereceksiniz” diye dalgalarını geçtiler..

Aslında dalga geçerken, ABD propagandası yaptılar..

ABD’ye karşı, İslam ülkelerinin hiçbir ciddi mücadele yapamayacağını iddia ettiler..

İslami söylemle yönetilen ülkelerin, ABD gücü karşısında, çok komik duruma düştüğü iddidasında bulundular..

Bunu yapanlar, bu söylemi dillendirenler, özellikle de CHP çizgisindeki kişiler olunca..

Emperyalist ABD’ye destek verip, komşumuz İran’la alay eden boyuta varan bu sataşmaları yapanlar, sonuçta Türkiye içindeki İslami çizgideki yöneticileri de alaya almaya kalkışınca..

“Aynı kafa ile giderseniz, sizin de varacağınız yer bu komikliktir” küstah nitelendirmelerine imza atmaya kalkışınca.

Bize de hatırlatmak düştü..

Beyler, siz “muavenet gemisi”ni duydunuz mu?

“Saratoga gemisini duydunuz mu?

Duymadı iseniz, duyurayım.

Duydu iseniz, hatırlatmış olayım..

(Bugünkü CHP’nin o tarihteki versiyonu) SHP ile DYP koalisyon hükümetinin işbaşında olduğu 1992 yılında, Ege denizinde planlı bir NATO tatbikatında, Deniz Kuvvetlerimize ait Muavenet muhribi, ABD’ye ait Saratoga uçak gemisinden atılan bir füze ile vurulup, batırılmıştı..

Hani bizim çok bilmiş ABD taraftarı laikçi arkadaşlarımız “Hah hah ha.. Uçağı, füze sanmış vurmuşlar” diye alay ediyorlar ya..

CHP’nin iktidarda olduğu 2 Ekim 1992 tarihinde, ABD uçak gemisinden atılan füze, bizim muhribimizi vurduğunda..

Hiç kimse..

“Hah hah ha.. Adamlara bakın. Dünya deviyiz diyorlar. Süper devletiz diyorlar. Birlikte tatbikat yaptıkları devletin muhribini, yanlışlıkla vuruyorlar!” demedi..

Eziklikten mi demedi?

İşimize gelmediği için mi denilmedi..

ABD’yi komik duruma düşüren konunun, kendi ülkemizin bir muhribini hedef alması ve 5 şehidimizin olmasının acısı ile mi, bu söylem dillendirilmedi, bilmiyorum..

Ama olay ortada..

Neresinden bakarsanız bakınız.

Hangi bakış açısı ile yorumlarsanız yorumlayın..

İki olayı birlikte değerlendirdiğinizde, İran füzesi ile bir uçağın “insani hata” gerekçesi ile vurulmasını, “İran’ın yöneticilerinin dini yönlerinin ağır basması sebebi”ne bağlı gösterilmek istenilmesi, açık bir çarpıtma..

Yine iki olayı birlikte yorumladığımızda, ABD’nin teknoloji konusunda çok gelişmiş olduğu, İran’ın ise yerlerde sürünen bir sisteme sahip olduğu söylemi de, açık bir çarpıtma..

İran’ın, bir uçağı füze sanarak vurması komik ise..

ABD gibi bir devletin, birlikte tatbikat yaptığı devletin muhribini yanlışlıkla vurması da o kadar komik..

Haa..

Derseniz ki..

1992’de, ABD’nin Muvanet muhribimizi vurmasına getirdiği “yanlışlık” açıklamasını ciddiye niye alıyorsunuz ki?”

Birisi de çıkar der ki, “İran’ın, içindeki yolcuların büyük çoğunluğu yabancı vatandaş olan bir Ukrayna uçağını yanlışlıkla vurduğu açıklamasını niye ciddiye alıyorsunuz ki?”

İran; bir yandan ABD üslerini vururken..

Çaktırmadan.

Bir yandan da..

Ukrayna uçağında, “yolcuların çoğunun başka ülke vatandaşı olması” basit gerçeği dışında, açıklanmayan ne gizli bilgi elinde var ise..

O sebeble Ukrayna uçağını düşürmüş olamaz mı?

İran, füze sanarak bir uçağı düşürünce, “Aaa komik adamlara bakın.. Ne yapmışlar! ABD ile küçük bir tartışma yaşarken bile, elleri ayaklarına dolanmış” derken..

ABD, Türk muhribini batırınca, “Aaaa. Dünyanın en gelişmiş ülkesinin yaptığı hataya bakın.. Dost ülke muhribini, düşman güç sanmışlar. Hem de, savaşta değil.. Bir tatbikat sırasında!” diyemiyorsanız..

Her olayı ABD lehine yorumluyorsanız..

ABD hata yaptığında (Ben hata olmadığı kanaatindeyim. Bilerek yapıldığına inanıyorum. Bu da ayrı bir tartışma konusu) hayranlığınızdan hiç taviz vermiyorsanız..

Riyakarlık yapıyorsunuz demektir.. 

İran lehine savunma yapmak amacıyla değil.. İçimizdeki ABD hayranlarının riyakarlığını ortaya koymak için.

Her fırsatta, ABD’nin büyüklüğü, Ortadoğu ülkelerinin ise geri kalmışlıkları üzerinden söylem geliştirenlere bir hatırlatma olması için..

Kendi ülkemizde, CHP koalisyon hükümeti döneminde yaşanılan bu skandal saldırının hesabı, ABD’den sorulmadığı, sorulamadığı için..

1992’deki Muavenet gemisi olayını hatırlatmak istedim..

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ankara Kalesi..

Ortadoğuda dökülen kanın bir numaralı sorumlusu Amerika'dir. Amerika'ya hizmet eden her kimse haindir. Tek çare bütün bölge ülkeleri birleşip bu coğrafyadan Amerika'nın kovulmasidir. Bu konuda duyarlı yazınız için size teşekkürler..
  • Yanıtla

Mehmed

Niçin kendinizi bu kadar İrani savunmak zorunda hissediyorsunuz?
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı