• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI
30 Ağustos 2019

30 Ağustos, Fransızca şarkı meraklısına kaldı ise!

Bir yandan işçileri 100’er 200’er işten çıkartan Ekrem İmamoğlu..

Bir yandan öğrencilerin yurtlarını kapatmak için vakıflarla yapılan sözleşmeleri fesheden Ekrem İmamoğlu..

Bir yandan otobüs şoförlerinin sakallarını kestirmek için yaz sezonunun bitmesini bekleyen Ekrem İmamoğlu..

Bir yandan da..

30 Ağustos zaferini kutlama amacı ile, büyükşehir belediyesinin paralarını, Candan Erçetin ve avanesine aktarmak için kolları sıvamış..

Candan Erçetin ile birlikte bir açıklama yapmış..

Açıklamasında, Mustafa Kemal’in, İstanbul işgali için sarfettiği “Geldikleri gibi giderler” sözünü hatırlatmış..

Ama 30 Ağustos’u kutlama amaçlı olarak seçtiği şarkıcı ile, “Geldikleri gibi giderler” sözü ile örtüşmeyen bir tercihte bulunmuş..

Fransızca sözlü şarkı söylemeye meraklı bir kadını, 30 Ağustos kutlamalarına davet etmiş..

“Diğer şarkıcıların, Candan Erçetin’den ne farkı var ki?” diyebilirsiniz..

Ama..

Hem “30 Ağustos” deyip, hem de böylesine Fransızca meraklısı bir kadını o kutlamada şarkıcı olarak sahneye çıkarırsanız..

“Sizin ne 30 Ağustos’tan ne de zaferden bir haberiniz var” eleştirisine muhatap olursunuz..

30 Ağustos kime karşı kazanıldı?

En başta Yunan’a karşı..

Yunan’ı denize döktük diye sevinirken..

Yunan gibi kıyafetler eşliğinde, Yunan’dan farksız sözlerle halkın karşısına çıkarsanız..

“Siz hangi zaferi kutluyorsunuz” diye sorulmaz mı?

Aynı şekilde, 30 Ağustos, Fransız’a karşı, İtalyan’a karşı kazanılmıştır.

Bir sene sonra da olsa, İstanbul’un işgalinin sona ereceğinin habercisidir..

Ama siz, hem 30 Ağustos’u kutlar, hem de o sembol tarihte, yendiğiniz gavurun sözleri ile şarkı söylemeyi bir maharet zanneden şarkıcılarla halkı buluşturursanız..

Kafanızda bir sakatlık var demektir..

Ben abartmıyorum..

Bakın Candan Erçetin ile ilgili, kendi takip edenleri ne yorumlar yapmışlar:

“şarkı güzel fakat candan hanımın fransızcası aksanlı değil malesef”

“evett  fransiz kaldik diye buna denir herhall :)))”

Sorun, sadece Candan Erçetin de değil..

Eyüp Sultan Camii’nde Yasin okuyan Ekrem Bey..

30 Ağustos’u Üsküdar Meydanı’nda kutlama çağrısı yaparken, hazırlattığı afişe baktım.

“Golden Horn Brass” ifadesini görünce, şaştım kaldım..

Türkiye’desiniz..

Türkçe konuşulan bir ülkedesiniz..

97 yıl önce, işgal altındaki İstanbul’un kurtuluşu için, bir zafer kazanmışsınız.. O zaferi kutlamak için halkla buluşuyorsunuz..

Siz de..

O İstanbul’un belediye başkanı seçilmişsiniz.

Ve düzenlediğniiz etkinlikte, Golden Horn Brass diye bir ifadeyi, afişinize koymuşsunuz..

Sonra bir de utanmadan, sıkılmadan, “İngiliz gemilerini Boğaz’da gördüğünde, Atatürk, ‘Geldikleri gibi giderler’ demişti” hatırlatması yapıyorsunuz..

Ben de soruyorum size:

“İngilizler gitmişler mi?”

Behey ahmak, zafer gününü bile, İngilizce isimler eşliğinde, Fransızca şarkılar söylemesi ile ünlü şarkıcılarla kutluyor iken..

Mustafa Kemal’in “Geldikleri gibi giderler” sözü, gerçekleşmiş mi oluyor?

Adamlar, gelmişler, gitmemişler işte..

Türkiye’de kurulan müzik toplulukları bile..

İngilizce isim alarak, sahneye çıkıyorlar..

Türkçe değil, Fransızca şarkı söylemeyi tercih ediyorlar..

Sen de kalkmışsın..

Bu rezilliği, zafer günü olarak kutlanılan bir günde, sahneye taşıyorsun.

Hem de belediyenin parası ile..

Kamunun parası ile..

“İsraf yapmayacağım” edebiyatı ile!

Bu tavır, bir ahmaklık değilse, ihanettir..

İstediğinizi seçin.

İstediğinizi alın..

İster ahmaklık..

İsterseniz ihanet..

Zaman zaman söyleriz, hemen küfürler eşliğinde saldırırlar..

“İngiliz işgali sürse idi, bugünden farklı ne olurdu” diye..

Laga luga yapmaya gerek yok..

İngiliz işgali, 1920’lerde sona ermeyen ülkelere bakalım..

Halkı İngilizce konuşuyor..

Kıyafetleri İngiliz (Batı) kıyafeti gibi.. Yani bizim de büründüğümüz kıyafet..

Kanunları, Batı kanunları..

Medeni Kanunu ile.. Ceza Kanunu ile.. Usûl kanunları ile..

Yani, bizim de ithal ettiğimiz kanunlar..

O zaman..

“30 Ağustos 1922’yi kutluyoruz” derken, neyi kastediyorsunuz?

Fransızca şarkı söylemeyi maharet sayanları sahneye çıkartarak, neyi kutlamış oluyorsunuz?

“Geldikleri gibi giderler” sözünü sarfeden Atatürk’ü hatırlatarak, ama tam aksi görüntülerle, kimi aldatıyorsunuz?

Şule Yüksel Şenler, dün toprağa verildi..

Solak medyanın, ardından yaptığı haberlerdeki ifadeleri, gerçekten tıynetlerini ortaya koyuyordu..

Cumhuriyet’in internet sitesindeki “Şulebaş” ifadesi, başlı başına bir ahlaksızlıktı..

Oysa Şule Yüksel Şenler’in, karşı mahalle hakkında hiçbir olumsuz ifadesi yoktu.

O yazılarında. Konuşmalarında, sadece İslam’ı anlatıyordu..

Karşı mahalle hakkında, olumsuz bir nitelemesi yoktu..

Buna rağmen, Şule Yüksel Şenler hakkında, o alçak ifadeleri kullananlar..

Hayatında İslam’a saygısızlık eden..

Yani..

Sadece kendi fikrini anlatmakla yetinmeyip.. Bir de İslam’a söven, dindar insanları tahkir eden kişilerin vefatı sebebi ile, ardından attığımız başlıklar sebebi ile bizi suçladılar..

Bizim mahalledeki insanlar da, “Ama olmaz ki.. Ölünün ardından, böyle yazılmaz ki!” dediler..

Bunu söyleyenler..

Dün Şule Yüksel Şenler’in ardından, o kötü sözleri sarfedenlere iki çift sözle hatırlatma yapmış olsalardı, yine de “Helal olsun” diyecektim. “Bize söylediğiniz sözler de helal olsun” diyecektim.

Ama.. 

Bize laf saydırıp, karşı mahallenin edepsizliklerine tek laf edemeyenleri, sizlere aktarmış olalım..

Ezikliği hatırlatmış olalım..

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Okur

Siz kendiniz 30 agustosu kutluyormusunuz, kutlamiyormusunuz.
  • Yanıtla

GALİP

Geldikleri gibi gittiler hem de ...
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı