--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

30 Ağustos, Fransızca şarkı meraklısına kaldı ise!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
63

Bir yandan işçileri 100’er 200’er işten çıkartan Ekrem İmamoğlu..

Bir yandan öğrencilerin yurtlarını kapatmak için vakıflarla yapılan sözleşmeleri fesheden Ekrem İmamoğlu..

Bir yandan otobüs şoförlerinin sakallarını kestirmek için yaz sezonunun bitmesini bekleyen Ekrem İmamoğlu..

Bir yandan da..

30 Ağustos zaferini kutlama amacı ile, büyükşehir belediyesinin paralarını, Candan Erçetin ve avanesine aktarmak için kolları sıvamış..

Candan Erçetin ile birlikte bir açıklama yapmış..

Açıklamasında, Mustafa Kemal’in, İstanbul işgali için sarfettiği “Geldikleri gibi giderler” sözünü hatırlatmış..

Ama 30 Ağustos’u kutlama amaçlı olarak seçtiği şarkıcı ile, “Geldikleri gibi giderler” sözü ile örtüşmeyen bir tercihte bulunmuş..

Fransızca sözlü şarkı söylemeye meraklı bir kadını, 30 Ağustos kutlamalarına davet etmiş..

“Diğer şarkıcıların, Candan Erçetin’den ne farkı var ki?” diyebilirsiniz..

Ama..

Hem “30 Ağustos” deyip, hem de böylesine Fransızca meraklısı bir kadını o kutlamada şarkıcı olarak sahneye çıkarırsanız..

“Sizin ne 30 Ağustos’tan ne de zaferden bir haberiniz var” eleştirisine muhatap olursunuz..

30 Ağustos kime karşı kazanıldı?

En başta Yunan’a karşı..

Yunan’ı denize döktük diye sevinirken..

Yunan gibi kıyafetler eşliğinde, Yunan’dan farksız sözlerle halkın karşısına çıkarsanız..

“Siz hangi zaferi kutluyorsunuz” diye sorulmaz mı?

Aynı şekilde, 30 Ağustos, Fransız’a karşı, İtalyan’a karşı kazanılmıştır.

Bir sene sonra da olsa, İstanbul’un işgalinin sona ereceğinin habercisidir..

Ama siz, hem 30 Ağustos’u kutlar, hem de o sembol tarihte, yendiğiniz gavurun sözleri ile şarkı söylemeyi bir maharet zanneden şarkıcılarla halkı buluşturursanız..

Kafanızda bir sakatlık var demektir..

Ben abartmıyorum..

Bakın Candan Erçetin ile ilgili, kendi takip edenleri ne yorumlar yapmışlar:

“şarkı güzel fakat candan hanımın fransızcası aksanlı değil malesef”

“evett  fransiz kaldik diye buna denir herhall :)))”

Sorun, sadece Candan Erçetin de değil..

Eyüp Sultan Camii’nde Yasin okuyan Ekrem Bey..

30 Ağustos’u Üsküdar Meydanı’nda kutlama çağrısı yaparken, hazırlattığı afişe baktım.

“Golden Horn Brass” ifadesini görünce, şaştım kaldım..

Türkiye’desiniz..

Türkçe konuşulan bir ülkedesiniz..

97 yıl önce, işgal altındaki İstanbul’un kurtuluşu için, bir zafer kazanmışsınız.. O zaferi kutlamak için halkla buluşuyorsunuz..

Siz de..

O İstanbul’un belediye başkanı seçilmişsiniz.

Ve düzenlediğniiz etkinlikte, Golden Horn Brass diye bir ifadeyi, afişinize koymuşsunuz..

Sonra bir de utanmadan, sıkılmadan, “İngiliz gemilerini Boğaz’da gördüğünde, Atatürk, ‘Geldikleri gibi giderler’ demişti” hatırlatması yapıyorsunuz..

Ben de soruyorum size:

“İngilizler gitmişler mi?”

Behey ahmak, zafer gününü bile, İngilizce isimler eşliğinde, Fransızca şarkılar söylemesi ile ünlü şarkıcılarla kutluyor iken..

Mustafa Kemal’in “Geldikleri gibi giderler” sözü, gerçekleşmiş mi oluyor?

Adamlar, gelmişler, gitmemişler işte..

Türkiye’de kurulan müzik toplulukları bile..

İngilizce isim alarak, sahneye çıkıyorlar..

Türkçe değil, Fransızca şarkı söylemeyi tercih ediyorlar..

Sen de kalkmışsın..

Bu rezilliği, zafer günü olarak kutlanılan bir günde, sahneye taşıyorsun.

Hem de belediyenin parası ile..

Kamunun parası ile..

“İsraf yapmayacağım” edebiyatı ile!

Bu tavır, bir ahmaklık değilse, ihanettir..

İstediğinizi seçin.

İstediğinizi alın..

İster ahmaklık..

İsterseniz ihanet..

Zaman zaman söyleriz, hemen küfürler eşliğinde saldırırlar..

“İngiliz işgali sürse idi, bugünden farklı ne olurdu” diye..

Laga luga yapmaya gerek yok..

İngiliz işgali, 1920’lerde sona ermeyen ülkelere bakalım..

Halkı İngilizce konuşuyor..

Kıyafetleri İngiliz (Batı) kıyafeti gibi.. Yani bizim de büründüğümüz kıyafet..

Kanunları, Batı kanunları..

Medeni Kanunu ile.. Ceza Kanunu ile.. Usûl kanunları ile..

Yani, bizim de ithal ettiğimiz kanunlar..

O zaman..

“30 Ağustos 1922’yi kutluyoruz” derken, neyi kastediyorsunuz?

Fransızca şarkı söylemeyi maharet sayanları sahneye çıkartarak, neyi kutlamış oluyorsunuz?

“Geldikleri gibi giderler” sözünü sarfeden Atatürk’ü hatırlatarak, ama tam aksi görüntülerle, kimi aldatıyorsunuz?

Şule Yüksel Şenler, dün toprağa verildi..

Solak medyanın, ardından yaptığı haberlerdeki ifadeleri, gerçekten tıynetlerini ortaya koyuyordu..

Cumhuriyet’in internet sitesindeki “Şulebaş” ifadesi, başlı başına bir ahlaksızlıktı..

Oysa Şule Yüksel Şenler’in, karşı mahalle hakkında hiçbir olumsuz ifadesi yoktu.

O yazılarında. Konuşmalarında, sadece İslam’ı anlatıyordu..

Karşı mahalle hakkında, olumsuz bir nitelemesi yoktu..

Buna rağmen, Şule Yüksel Şenler hakkında, o alçak ifadeleri kullananlar..

Hayatında İslam’a saygısızlık eden..

Yani..

Sadece kendi fikrini anlatmakla yetinmeyip.. Bir de İslam’a söven, dindar insanları tahkir eden kişilerin vefatı sebebi ile, ardından attığımız başlıklar sebebi ile bizi suçladılar..

Bizim mahalledeki insanlar da, “Ama olmaz ki.. Ölünün ardından, böyle yazılmaz ki!” dediler..

Bunu söyleyenler..

Dün Şule Yüksel Şenler’in ardından, o kötü sözleri sarfedenlere iki çift sözle hatırlatma yapmış olsalardı, yine de “Helal olsun” diyecektim. “Bize söylediğiniz sözler de helal olsun” diyecektim.

Ama.. 

Bize laf saydırıp, karşı mahallenin edepsizliklerine tek laf edemeyenleri, sizlere aktarmış olalım..

Ezikliği hatırlatmış olalım..

 

Yorumlar

(63)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

İbrahim

1 Eylül 2019 07:45

Domuz etini serbest bırakana laf yok, Ülkeyi kurtaranlara var. Süleyman Şah toprağını bir avuç işidden kaçıranlara laf yok, vilayetimizdi zafer mi kazanılır diye balkan savaşında kaybettiğimiz yunan a karşı kazanılan Zaferi küçük görme var. Unutmayın hesap günü var.

Akif Ak

1 Eylül 2019 00:32

Sanatın dili, dini, uyruğu olmaz. Okul mu ya orası illa ve sadece zafer marşları falan mı çalınacak. Herkesin eğlence anlaşıyı sizinle aynı olmak zorunda. Meydan Alişanlara Demet Akalınlara kalmıştı bence çok iyi olmuş Candan gerçek bir sanatçıdır üstelik öğretmendir ve tam bir Cumhuriyet kadınıdır.

Emre yıldız

1 Eylül 2019 00:25

Yerli ve milli üstün vasıflı örnek sanatçılarımız Demet Akalın, Seda Sayan, Alişan, Gülben Ergenin bu konseri vermemiş olmaları gerçekten çok üzücü.

Günyüzü

31 Ağustos 2019 23:53

Savaş meydanlarında yendiklerimizin,hezimete ugrattiklarimizin malesefki fikirlerine,kültürlerine,tarzlarına, yenildik.Atam ve kahramanlarimiz vesilesiyle işgalden kurtulduk ama düşman giderken bizi bizden çaldı.yasamimizi,neslimizi,düşüncelerimizi,hosgorusumuzu,değerlerimizi,dotlugumuzu,samimiyetimizi çaldı.bize ise posası kaldı.sukur ki küllerinden doğan bı milletin zaferler kazanacak inancını,azmini çalamadilar.Aramiza fikir farklılıklarımızdan dolayı ayrılık duvarları ormedigimizde neler basarabildigimizi nice zaferlerimizde gösterdik.yine gösterebiliriz.

ahmet sal

31 Ağustos 2019 16:28

Azıcık haysiyet)ten ben de azıık haysiyet istiyorum ve soruyorum, Bu ülkenin başbakanının eşi Emine Erdoğan, GATA'da Nejat Uygur'u ziyarete gittiğinde, başörtülüleri almıyoruz denildiğinde başını açmadı ise, siz onu tebrik ettiniz mi? Almayanları kınadınız mı? Kınamadı iseniz, bir oldu bitti ile, hayatının 24 saatini İslama uygun geçiren insana, bir saniyelik hatasını saki bütün hayatında öyle yaşıyormuş gibi gösteremezsiniz, eleştiremezsiniz.

İbrahim ak

31 Ağustos 2019 06:54

Hangi savaşta İngiliz yendik de İstanbul'dan çıktılar?

Azıcık Haysiyet

30 Ağustos 2019 20:28

Sayın "Kara" hasanoğlu şu yazınızdan dini ve milli durumlara ne kadar önem verdiğinizi anlıyorum. Keşke bu önemi ülkemiz ve dinimiz üzerindeki şer planları tüm dünyaca bilinen yunanistanın ülkemizin Müslüman olan başbakanının eşini öperken, ülkemizin Müslüman olan ve İslam dinin muhafızları olan yöneticilerinin, İslam düşmanı olan papanın heykelinin altında bu ülkenin aleyhine olan anlaşmalara imza attığında ve içinde hiç bir ahlak kaidesini barındırmayan ve Türk İslam aile yapısını temelinden söküp atan namı diğer İstanbul sözleşmesini imzalayan Muvahhid ve Mücahid olan devlet erkanına ve bu anlaşmayı savunan bu devlet erkanının aile efradınada aynı önemde cevap verebilseydiniz.

KEmAL

30 Ağustos 2019 19:53

100 sene öncesinin ülke kurtarıldı yalanının delili devrimlerdir. Görene yeter bu devrimler. Gözüne soksan yine göremeyeceksin demekki. Yada işlerine gelmiyor ebu cehil gibi

bvc

30 Ağustos 2019 19:15

üstelik türk ekonomisi %80 Tüsiadın elinde. tusiad ise %90 abd ab ortağı. Türkiye İşgal Altında dır. Ford un işgali. Kolanın işgali. Algida işgali. Colgate işgali. Cargill işgali. Vivident işgali. MARKET RAFLARI %90 ABD AB MALLARI. En ücra köyler işgal altında. İŞGALCİLERİN ORTAKLARINA DİKKAT. COCAKOLA distribütörü, FORD distribütörü. Şehirlerde Perakende Mağazaların sahiplerine bakın, Hepsi işgalci ortağı. YERLİ MALI RAFLARA BİLE KOYMUYORLAR. en yaygın tarikat örgütü ise, bu işgalcilerin Ayakçılığını yapıyor.

Katakulli

30 Ağustos 2019 17:01

Türkan Saylan'a yapılan saygısızlık ne kadar çirkinse onu ve çevresini ne kadar incittiyse şu anda Şule Hanım'a yapılan da onun gibi Şule Hanım'ı ve çevresini incitmiştir... Belki biraz daha fazlasıyla...

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle