• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ahmet Varol
Ahmet Varol
TÜM YAZILARI

Gazze’de yüzünü gösteren vahşet İran’da da gösterdi

06 Mart 2026
A


Ahmet Varol İletişim: [email protected]

Gazze’de yüzünü gösteren vahşet İran’da da gösterdi

AHMET VAROL

Yüzünü nerede ve kimlere karşı gösterirse göstersin vahşet ve zulmün karşısında durmak gerekir. Bu insani bir tavırdır. Bu duruş herhangi bir ülkenin siyasi yapısını, sistemini veya kadrosunu desteklemekle aynı yere konulamaz. Burada desteklemek değil karşı durmak, tavır koymak esastır. Zulme ve vahşete karşı duruyorsunuz. İnsani tutum bunu gerektirir. Tersi için de aynı şey söylenebilir. Bir ülkenin siyasi kadrosu ya da sistemiyle ilgili yaklaşımlarının ve tavırlarının, vahşi saldırganlık karşısında sessiz kalmanın mazereti olabileceğini düşünenler insani değerlerden uzaklaştıklarının belki farkında bile değillerdir. 

Gazze’de korkunç katliamlar gerçekleştiren, hastaneleri, okulları, barınakları ve sığınakları kasten hedef alarak çoğunluğu çocuklardan oluşan kalabalıkları gruplar halinde topluca katleden siyonist vahşet ve onun arkasında duran Amerikan emperyalizmi, İran’da da aynı iğrenç ve vahşi yüzüyle karşımıza çıktı. 


Burada, henüz ergenlik çağına bile erişmemiş kız çocukların devam ettiği bir okulun hedef alınmasının “yanlışlıkla” olabileceğini zannetmek saflık olur. Zaten gözlemlediğimiz kadarıyla siyonist vahşet ve onunla birlikte aynı safta savaşan Amerikan emperyalizmi, Gazze’deki korkunç katliamlarıyla gerçek kimliğini ortaya koyduğu için aklı başında kimse İran’daki kız okulunun vurulmasının yanlışlıkla olabileceği yönünde bir yoruma temayül etmedi. Bu tür ihtimaller sadece, savaş ahlâkına riayet ettiğini, sivillerin katledilmemesi için gereken hassasiyeti gösterdiğini ispat etmiş savaşçılar açısından göz önünde bulundurulur. Vahşette sınır tanımadıklarını ispat etmiş siyonist katiller ve onların hamisi ABD açısından böyle bir ihtimal üzerinde durmanın ne anlamı olabilir ki?

İşte bu korkunç vahşet karşısında yerimiz bellidir. Zulmün ve vahşetin kesinlikle karşısındayız. Bu tutumuzu, hiç kimsenin birilerinin siyasi iradesinin ve tercihinin yanında olmak şeklinde yorumlamaya da hakkı olamaz. Masumların ve mağdur edilenlerin, haksızlığa uğratılanların, vahşete maruz kalanların yanında olmak ise fıtratımızın ve insani kimliğimizin, değerlerimizin bir gereğidir. 


Bu durum karşısında tüm İslam âleminin ve bütün insanlığın, siyonist vahşetten ve tehditten kurtulmaya öncelik vermesi gerektiğini hep birlikte haykırmalıyız. Ama bu vahşet ve tehdidin devam etmesinin ancak ve ancak Batı emperyalizminin desteğiyle mümkün olabileceği, bu desteğin son bulduğu gün siyonist vahşetin de kesinlikle çöküş yaşayacağı gerçeğini de görmemiz gerekiyor. 


Siyonist vahşeti onaylayan ve ona destek veren ülkelerdeki kamuoyunda vicdan sahiplerinin seslerini yükseltmesi bu açıdan büyük önem taşımaktadır. Bu itibarla siyonist zulme ve vahşete destek veren ülkelerde vicdanları harekete geçirecek seslerin biraz daha gür çıkması için insan hakları kuruluşlarına ve fikir önderlerine çok büyük görevler düşüyor. 


Bu konuda etkili olmak için şu aşamada, siyonizmin vahşi yüzünü ifşa edecek faaliyetleri, tanıtım çalışmalarını artırmak gerekiyor. Siyonist vahşeti ifşa etmek için Gazze’de ve Filistin’in her tarafında zaten yeterince malzeme oluşmuştur ve oluşmaya devam etmektedir. Şimdi İran’da karşımıza çıkan manzaralar ve özellikle de bir okulda masum çocukların topluca katledilmesi olayının gözler önüne serdiği gerçeklik artık, bu siyonist vahşetin ve onun arkasında duran Amerikan vahşetinin ne olduğunu herhangi bir şüpheye mahal bırakmayacak bir şekilde gözler önüne sermiştir. 

Dün Filistin’in tamamında ve özel anlamda Gazze’de, bugün İran’da yüzünü gösteren siyonist vahşetin yarın İslam âleminin daha başka bölgelerinde de karşımıza çıkma konusunda kesin kararlı olduğundan artık emin olmalı ve tedbirimizi ona göre almalıyız. 

Bu vahşetle hiçbir zaman “barış” yapamazsınız. Çünkü bu vahşetin anlayışına aykırıdır barış. O yüzden “barış” kavramını da sadece birilerini oyuna getirmek, tuzağa düşürmek için kullanır. Yapılması gereken ondan nihai bir şekilde kurtulmanın yollarına yönelmektir. 


Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23