Son kale Anadolu! Geldikleri gibi gitmediler! Bir gün mutlaka gidecekler!
Son kale Anadolu! Geldikleri gibi gitmediler! Bir gün mutlaka gidecekler!
AHMET MARANKİ
Değerli takipçilerim son günlerde dünya ve Orta Doğu tarihi gelişimi olağanüstü hadiselere şahit olmaktadır..!
40 yıllık devlet görevim ve Birleşmiş Milletler’de dünyanın Kafkaslar, Balkanlar ve Orta Doğu ve Avrupa Birliği’nde TC adına pek çok görevler yürüten biri gibi son günlerde Türkiye’de siyasi arenadaki Abdullah Öcalan’la ilgili tartışmalar konuşmalar ve anlaşmalar kapalı kapılar ardında devam ediyor!
Unutan varlık: İnsan!
Geçen haftaki yazımda da “geldikleri gibi gitmediler..!” Başlığıyla bunların içimizdeki ve dışımızdaki uzantılarını, ekmeğini yediği ülkelerine ihanetlerini kayıt altına almıştım!
Yoğun tebrik, takdir ve alakanız için tebrik, teşekkür ediyorum!
Aynen buyurduğunuz gibi bu konuları yazabilmek bir cesaret işi..! Bu ihanet bugün de maalesef devam etmektedir!
Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur!
Tarihten ibret almaz isek tarih tekerrür eder..!
Diyerek geçen haftaki yazımda belirttiğim gibi, geldikleri gibi gitmeyenler ve içimizdeki TC vatandaşı olup da; Türkiye için çalışanları her zaman bağrımıza bastığımızı dost bildiğimiz vatandaşlarımız, komşularımız, ihanet edenlerin, hangi ülkelerle nerede, kimlerle neler yaptığını da (AB raporu) ile kamuoyuyla paylaşarak kayıt altına almak istiyorum!
Düşman her zaman aynı düşman!
AB Avrupa birliği-ab.gov.tr - “LA REPUBBLICA.doc” dosyası! ROMA, 30 Ocak 2002 tarihli dosyada Marco Ansaldo imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan haberin ibretlik özet çevirisi şöyledir:
“Fausto Berinotti evine gelen iki Kürdün ziyareti esnasında telefonla Massimo D’Alema’yı arar. Konuşmanın sonunda D’Alema şunları söyler: “Bize çok sorun yaratacak bir konu, ama durum böyleyse tamam, onu buraya getirelim.”
Altı aylık bir kaçış döneminden sonra, üç yıl önce Türkiye tarafından yakalanan Kürt lider Abdullah Öcalan’ın, 12 Kasım 1998 gecesi Roma’ya gelişi ani olmadı: İtalyan hükümetinden bazı kişiler, Öcalan’ın Moskova’dan hareket edeceğini biliyorlardı..!
Gizli Anlaşma.! (Yayınlanmadı)
PKK diplomasisi, Öcalan’ın Roma’yı seçmesi için çok çalıştı konferanslar düzenledi..!
PKK’lılar kendilerini Bertinotti’nin evine götüren D’Alema ve Berinotti’nin telefon görüşmesi sonunda, PKK lideri Öcalan’ın İtalya’ya sıradan bir yolcuymuş gibi gizlice girmesine ve iki üç ay kalmasına ve Komünist Yeniden Kuruluş Partisi milletvekili Walter De Cesaris’in evinde saklanmasına karar verilir.
ABD ve Almanya’nın baskısı üzerine kendi rızasıyla İtalya’dan ayrılması için elinden imzalı mektup alınır..!
Filistin’in Arabuluculuğu .!
Öcalan‘ı kabul edecek uygun bir ülkenin aranması aşamasında Filistinliler de devreye girdi. Yaser Arafat’ın Danışmanı Bassam Ebu Şerif beraberinde milyarderler hepsi birden Öcalan’a vatani ararlar…!
Echelon’la Tuzak!
Kendini Rusya’da güvende hissetmeyen Öcalan, bir ülkeden diğerine kaçar..!
Gizlice gittiği ve Türkiye’yle bir savaş korkusuyla dışarı atıldığı Yunanistan’dan Hollanda’ya doğru yola çıkar.
Ama yolculuk esnasında Minsk’te durdurulur. İtalya’ya dönmek ister. Telefon açar, ancak konuşma İngiliz-Amerikan dinleme servisi Echelon tarafından tespit edilir. Bilgileri içeren dokümanlara “Top Secret” damgası vurulur. Öcalan Yunanistan’a döner ve Yunan servisleri tarafından Güney Afrika’ya kaçması amacıyla Kenya’ya götürülür. Ama CIA ve Mossad artık onun peşindedir.
Öcalan’ın Kenya’da yakalanması!
Apo, Yunan Büyükelçiliği’nin rezidansında 15 gün kalır. Atina, daha doğrusu Dışişleri Bakanı Pangalos olayı başından Atmak ister ..! O dönemde Yunanistan hükümetinin üst düzey görevlileriyle bir dizi görüşmeler gerçekleştirmiş olan -zamanın İtalyan hükümetinden- çok önemli bir kaynak, “Apo satıldı” ifadesini kullanıyor.
Türk Gizli Servisleri onu ele geçirir, İmralı Adası’ndaki (Marmara Denizi) hapishaneye götürür ve yargılarlar. Ölüm cezasına mahkum edilir. Abdullah Öcalan’ın cezası ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çevrilir.. Bunun gibi Öcalan’ın Papa’ya yazdığı pek çok mektupta Türkiye’yi kötüleyip bölgedeki Hristiyan halklara ve bilhassa Kürt halkına zülüm edildiği mektupları resmi kayıtlarda mevcuttur..!
NORVEÇ-OSLO AKADEMİSİ’NDE KONFERANS..!
Malum yapı ile pek çok defa yapılan resmi görüşmelerinin yapıldığı Oslo’da; benim Oslo Akademisi’nde verdiğim konferansta söylediklerimin hepsi içimizdeki hain kriptoların eliyle maalesef gerçekleşmiştir!
Tek umudumuz bugünkü devlet!
O günkü devlet değildir!
Ve her şeyin sahibi Allah’ın da bir hesabı vardır!
VATİKAN VE ROMA (yine) DEVREDE!
İnşallah Türkiye Yüzyılı’nın yeni, milli ve liyakatli ve ehliyetli kadroları büyük Orta Doğu projesinde Türkiye’nin hakkını en yüksek seviyede savunacak ve bu işin sonunu getirecektir!
“Türkiye’nin misak-ı milli sınırları içinde bir Kürdistan kurulup (daha sonra bir takım ayak oyunlarıyla ve gizli anlaşmalarla) Kürdistan’ın bağımsızlığına giden yol asla açık bırakılmamalıdır!
Kapalı kapılar ardında yapılan ikili ve çok taraflı anlaşmalar tabii ki bir gün yukarıda olduğu gibi yayınlanacaktır!
UYARI-YORUM ..!
Ben necip milletimizi yukarıda örneklerini yaşatıldığımız 50 yıldır büyük Türkiye’nin önünü kesen, meşgul eden ve maddi ve manevi bütün enerjisini emen bu meselede sadece milletime ve yetkililere Vatikan ve Roma’nın dün olduğu gibi bugün en ön planda ve devrede olduğunu hatırlatmak istedim!!!
Devam edecek..!
WhatsApp bilgi ve ihbar hattı: 0530 200 00 96