Cuma “tefekkür” saati! Kainat kitabını okumak!!!
Cuma “tefekkür” saati! Kainat kitabını okumak!!!
AHMET MARANKİ
Nebatat-bitkiler dünyası..!
“Bir saat tefekkür bazen bir sene ibadetten daha hayırlıdır.” (Suyutî, Camiu’s-Sağir, II/127; Aclûnî, I/310)
Zihni, bir saat Allah’ın yarattığı kainatın ve içindeki hayvanat, nebatat vesair halkedilenlerin azametiyle meşgul etmek, onun isim ve sıfatlarının kâinattaki yansımalarına çevirmek, Allah’ın emir ve yasakları çerçevesinde çizilmiş hukukullah ve hukuku’l-ibad (Allah ve kul hakkı) konusundaki taksiratını düşünmek, bir yıl nafile ibadet yapmaktan daha hayırlıdır.
Bediüzzaman Said Nursi, özetle: “Risale-i Nurlarda, böyle bir tefekkür zemini vardır.” demek suretiyle, bu tefekkür çeşidinin daha çok iman esasları çerçevesinde olduğuna işaret etmiştir. Özellikle Allah’a ve ahirete iman konusu büyük önem arz etmektedir.
Allah’tan fazlasıyla sevap ummanın zararı yoktur.
Tefekkürün bazı şartları vardır. Bu şartların yerine gelmesi gerekir. Tefekkürün müminin hayatında çok önemli bir yeri vardır.
Tefekkür, bilgiye dayanır. Kainattaki nebatat ve hayvanat yanında; Ayların ve yıldızların dönüşünü, onların insanla münasebetini, insanı teşkil eden zerrelerin deveranını, cereyanını kimin tarafından yapıldığını bilmek, tefekkür adına sadece bir adımdır.
HER SANATIN; BİR SANATKÂRI VARDIR!!!
Tefekkür!
Kainatta yaratılan bütün nebatat- bitki türleri çeşitleri yanında sade ağaçlardaki
Yapraklarındaki mizanı, çiçeklerindeki en uygun şekildeki cezaleti, tohum ve çekirdeklerindeki fesahat’i, netice itibari ile belagatlı meyveleri aslında her canlıda açıkça görülen Allah’ın inayet ve rahmetinin güzellikleriyle Eşref-i mahlukat olarak yaratılan insanlara yaratıcının ihsan ve ikramı olarak istifadesi ve tefekkür etmesi için verilmiştir.!
KAİNATTA TESADÜF YOKTUR!
Ve bu yaratılışta hiçbir tesadüf mümkün olmadığı gibi hassaten hayatın membaı olan tohumların kıldan çok ince kanatçıklarla uçarak kainat’a dağıtan ve bu dağıtımı idare ve tezin eden Allah celle celalühu aynı zamanda sınırlı, ölçülü, muntazam, sayıları belirlenmiş birbirine benzer ve karışık tohumlardan çekirdek ve habbelerden; yanlışsız, hatasız ve kusursuz bir şekilde zamana göre mevsimi geldiğinde bir anda yoktan ve yerden ve birden yaratılması ve hepsinin yine mevsim ve zamanı geldiğinde ayrı ayrı suretlerinin açması, o tohumların, meyvelere dönüşmesi kaderi mutlak olan Allah’ın rahman ve rahim bir cilvesidir!!!
BİTKİLERİN EFENDİSİ BİTKİLERLE NASIL KONUŞMALI!
Kainatta yaratılan bütün bitkiler ve ağaçlar onun vahdaniyetini birliğini gösteren şahitlerdir!
Gelin şimdi kainatın bir cüzü olan bitkiler aleminde Türkiye’de “bitkilerin efendisi” unvanı ile kainat şifahanesindeki 124.000 çeşit nebatatı dile getirip konuşturarak; insanlığa faydalı hale geliş merhalelerini akıl etmemize sebep olabilecek tefekkür’i bir yolculuğa çıkalım!!!
Özellikle tohumların filizlenmesi, filizler tomurcuk açması, tomurcukların çatlaması, çiçeklerinin açılması, yapraklarının büyüyüp çoğalması, meyvelerinin olgunlaşması yanında o süslü tezin edilmiş çiçeklerin ve tomurcuklarının ağzıyla dallarda oluşması Allah’ın insanlığa kendini gösteren bir lütfu bir ihsanıdır!!!
TEFEKKÜR’İ DERİNLİK!!!
İşte o bitkiler ve ağaçlardaki salkımlar, muntazam Sümbüllerin dilleriyle,
Ölçülü tohum ve Çekirdeklerinin harfleri ile,
Düzenli meyve tanecikleri kelimeleriyle,
O manzum kelimelerdeki sanatlı manaların delaletleriyle,
O sanatlı manalara delalet eden düzeninin, o düzenle beraber ölçüsünün,
O ölçü ile beraber tanziminin,
O tanzimle beraber tevzininin,
O tevzinle beraber tezyininin,
O tezyin ile beraber temyizinin,
O seçkinlikle beraber sanatının,
O sanatla beraber boyasının,
O boya ile birlikte süsünün,
O süsle birlikte nakışlarının,
O nakışlarla birlikte tatlarının,
O tatlarla birlikte kokularının,
O kokularla beraber renklerinin,
Ve o renklerle beraber birbirinden ayrılan düzenli şekillerin, delaletleriyle bütün mahlukata yaratılanlara kısaca insana kendini tanıttırma ve sevdiren
Allah’ın bütün sıfatlarının tecellilerini tavsif ve isimlerinin bu kadar özellik ve güzellikteki cilvelerini açıklayarak tefekkür ile bütün kainata varlığını ilan ve ispat eder!!
Bütün kemal sıfatların sahibi, her türlü eksiklik ve kusurdan münezzeh olan O ZAT’ın Burhan’ı yani hakikati, gerçeği ne kadar güzel, ne kadar açık ve ne kadar göz kamaştırıcıdır!!! Biz de amenna ve sadakna-doğrudur iman ettik;
Allah’tan başka hiçbir ilah-yaratıcı yoktur!
O varlığı zorunlu olan vacibul-vücuttur,
birliği bütün kainatı kuşatmış olan vahitdir!
Ve her bir varlıkta birliği müşahade edilen Ehaddır..!
Diyerek tefekkür ediyoruz!
Kur’an-ı Kerim buyuruyor ki:
Zerre ağırlığınca hayır yapan onu bulur. Zerre ağırlığınca şer yapan da onu bulur.” (Zilzal, 99/7-8) ayet-i kerimesinin ifadesiyle, herkes kazancına göre bir kısım şeylere mazhar olur. İbadetlerini yerine getiren bir insan, vazife-i ubudiyetini eda etmiş olur; ne var ki, o tefekkürden hâsıl olan derinliği elde edemez.
İşte yukarıda bitkiler aleminden geniş bir izahatını yaptığımız manadaki tefekkür, bir sene ibadete mukabil gelebilir.
“Kainat Şifahanesi’nin ve bitkiler dünyasının ölüm ve ihtiyarlıktan başka her derde devadır!”
Müjdesi de bizi ayrı bir tefekküri boyuta taşımaktadır!
İstifade edebilmek dilek ve temennisiyle!!!
Selam ve dua ile...
Vesselam.
WhatsApp bilgi ve ihbar hattı: 0 530 200 00 96