21. yüzyılda(!) soykırımların gölgesinde Dünya İnsan Hakları Günü!
21. yüzyılda(!) soykırımların gölgesinde Dünya İnsan Hakları Günü!
AHMET MARANKİ
10 Aralık 1948’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin kabul edilmesini anmak için 10 Aralık, Dünya İnsan Hakları Günü olarak belirlenmiştir. Amaç, tüm insanların doğuştan sahip olduğu temel hak ve özgürlüklerinin sağlanması ve korunmasıdır.
Birleşmiş Milletler, ilkelerinin tatbikini taahhüt eder! Eşitlik ve Adalet ilkesiyle de herkesin din, dil, ırk, cinsiyet, milliyet gibi farklılıklar gözetilmeden eşit haklara sahip olduğunu vurgular. Küresel dayanışma ilkeleriyle de, insan hakları için tüm dünyada mücadele eden şahıs ve organizasyonları destekler! Ne var ki, bu kararlar başta İsrail olmak üzere dünyanın hemen hiçbir yerinde adaletle uygulanamamıştır!
Ekonomik refahtan uzak gelir dağılımı, insanlara, habitata yani hava su toprağa yapılan “bilinenden çok daha olumsuz yok edici müdahaleler”in neticesi bozulan iklimleri düzeltme maskesiyle “iklim sözleşmeleri”ne mecbur bırakılarak tüm dünyanın geleceğinin büyük ölçüde tahrip edileceği kuşkuları vardır!!!
Dünya şirket hakları!?
Bu devletler üstü yapılar; ürettikleri kimyasal gübreler, böcek öldürücü-insektisitler, pestisitler ve sentetik katkı maddeleri ile havasını toprağını suyunu zehirledikleri milyarları hastalandırılarak, iyileştirmeyen kimyasal ilaçlarla da hastane kuyruklarında kalan ömrünü ilaç torbalarıyla geçirmeye mahkûm bırakarak bir büyük darbe daha yapmaktadır!
Bunlarla mücadele etmek isteyen gönüllü kuruluşlar ve şahıslar, aba altından sopa gösterilerek tehdit, suç duyurusu ve para cezaları ile susturulmak istenmektedir! Medya ve sokaktaki kiralık-satılık Lawrence’larıyla fitne yayıp suni savaşlar da çıkararak, 21. yüzyılda da soykırım ve insan hakları ihlallerine devam etmektedir!
Bu tahribatı önlemekle yükümlü, Tevrat’taki tabirle “Birikmiş Milletler”, hakikaten vasıfsız şekilde kuru kalabalık gibi bir yana birikip kınamaktan öte geçemeyerek vazifesini layığıyla yapmaktadır!? Birleşmiş Milletler’in UNDP ve UNV gibi kuruluşlarında uzun yıllar gelişim ve kalkınma programları yürüten bir uzman olarak, bu yaptırımsızlığı ibretle izliyorum..!
İçimizdeki-dışımızdaki ihanetleri unutmadık!
Dün denilecek yakın tarihte SSBC’nin Kafkasya haklarına, Çerkezlere, Kırım ve Ahıska Türklerine yaptığı türlü zulmü ve tehciri, Azerbaycan-Karabağ’da, Hocalı’da, Hankendi’de, Laçin’de, Şuşa’da Ruslar ve Ermeniler tarafından yapılan mezalimi! Güya medeni Avrupa’nın göbeği Bosna’da, yüzbinlerce kadının tecavüz edilip, binlercesinin öldürülüp Birleşmiş Milletler gözetiminde bir fabrika içinde korumaya alındığı Srebrenitsa Soykırımını! Kıbrıs’ta, EOKA’cı Rumlar tarafından yüzlerce insanımızın işkenceyle soykırıma uğratılarak şehit edilişini!
Anadolu irfanıyla-merhametiyle kucak açıp yüzyıllarca sahip çıktığımız, Kurtuluş Savaşı sonrasında vatanımıza gelip yerleştirilen dönmeleri! İçimizde yetiştirip salih evlat dememize rağmen hainlerle iş birliği içinde çıkardıkları suni kaos ve kargaşayla seçilenleri görevden indirerek 71 muhtırasını, 12 Eylül ihtilalini, 28 Şubat’ı ve 15 Temmuz’u asil Türk milletimize yaşatan, binlerce cana mal olanları, bu büyük acılara sessiz kalanları!
Hele hele bu toprağın ekmeğini yerken; ülkenin emniyetini sağlamakla yükümlü askerimize, polisimize ve güvenlik güçlerimize karşı yapılan Bingöl, Başbağlar, Doğu Anadolu’da toplu katliamlar başta olmak üzere sınırlarımızın içindeki ve dışındaki şehitlerimizi, arkasındakileri ve bütün bu acılara sessiz kalan kalemşörleri, dilsiz şeytan siyasetçileri!
Bizimle de iltisaklı olan ve insan neslini yok etmeye kastetmiş gözü dönmüş canileri, bunların arkasındaki silah ve ilaç baronlarını, sapık ideolojileriyle hedeflerine ulaşmak için yüzbinlerce çocuk kadın ve masumu öldürmeyi normal görmek te değil kahramanlık kabul eden ruh hastalarını, bu canileri görmezden gelip susanları da unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız!
Bize yıllarca, medeniyet beşiği diye reklâm edilen karanlık batıyı ve onu son derece ucuz menfaatler karşılığı; ‘’İnsan hakları, hukuk ve medeniyet” diye diye ömür tüketen azılı savunucuların, sırça köşklerinde çile çekerek adaletsizliğe ve yokluğa karşı verdikleri büyük mücadeleye hayretle şahit oluyoruz..!
İNSAN HAKLARI YOK;
ÇIKAR VE MENFAATLER VAR!
Bir zamanların medeniyet beşiği Roma, kurulduğu yıllarda Hristiyan olan tebaayı kılıçtan geçirip türlü işkencelere maruz bırakmıştır. Yüzyıllar içinde menfaatleri gereği yöneticiler değişmiş ve Roma, Hristiyanlığı benimsemiştir. Fakat bu sefer de Hristiyan olmayan tebaayı kılıçtan geçirerek Yüzyıl Savaşları ile yüz binlerce kişiyi katletmiştir!!?
Dünyadaki çarpık düzeni tarih boyunca bu şekilde seyretmiştir. Bugün de küresel entegrasyonla Allah korkusundan uzak “Tek dişi kalmış canavar” batılı devlet ve yöneticilerinin, uyuşturucu ve fuhuş bataklığıyla sokaklara düşürdükleri insanlar ve geleceği evlatları göz önündeyken; başımızdaki yöneticilere, asil ve necip Türk milleti adına “Hakk’ın hatırını bütün hatırlardan üstün tutacak” bir irade ve feraset bekliyoruz! Vesselâm.
WhatsApp Bilgi ve İhbar Hattı: 530 200 00 96