Çadırlar bombalanırken, Ebrar’ın ‘economy’ uçuşu
Samimiyetle hiç düşündük mü “Sahi, toplum olarak, biz nereye gidiyoruz!” diye! Sanmıyorum. Şahit olduklarımız, samimiyetsizliğimizin neticesi çünkü. Gittiğimiz yol nasıl bir yol ki, her defasında düşünce ve tartışma ortamı oluşmasına rağmen, gerekliği/istenilen değişim yaşanmıyor! Bir yandan İslam coğrafyası Filistin, Siyonist bombaları altında on binlerce masum insan hayatını kaybedip, hayatta kalma çabasında olanlar ise açlık, susuzluk, hastalık ve işkencenin içindeyken, diğer yanda devletin sayısız imkânlarına ‘tu kaka’ anlamına gelen, seviyesizlik/nankörlük yapan sporcu gündem olabiliyor!.!
YİNE EBRAR VE YENİ BİR REZALET!...
Milli Takımda olup cinsel yönelimleriyle tartışılan sporcu Ebrar Karakurt, sosyal medyadan yaptığı paylaşımlarıyla yine gündem oldu. “13 saatlik Amerika yolculuğumuza economy bölümünde başlamış bulunmaktayız. Çok teşekkürler @turkishairlines” “Başka takımlar için özel uçak tahsis etmeye devam. Bize gelince ekonomi.” Voleybolcunun hedefinde bu kez, seyahat ettiği, sadece ülkemizin değil dünyanın bir numarası, övünç kaynağımız, hava yolu şirketimiz Türk Hava Yolları (THY) vardı. Cinsiyeti her defasında tartışma konusu olan, her fırsatta İslami değerlere saldırmaktan kendini alamayan Milli Takım sporcusundaki bu rahatlığa bakar mısınız! Sporumuzu yönetenlerden birisi de çıkıp demiyor ki, bu ne hadsizlik, bu ne nankörlük! Ay-yıldızlı forma adı altında yapılan bu ‘seviyesiz’ açıklamalara bir de kalkıyor Voleybol Federasyonu (TVF), ‘pişkinlik’ gösterip ‘seviyesiz’ paylaşıma cevap verme, açıklama gereği duyuyorlar…
‘EBRAR ŞOV’ DEVAM EDERKEN,
SPORU YÖNETENLER NEREDE?
Anlamakta zorlandığımız konu, her defasında ‘uçuk-kaçık-sapkın’ sosyal medya paylaşımlarıyla ülke gündemine gelen Ebrar isimli şahsa denilmiyor ki “Sen kim oluyorsun da ‘hedef’ gösteren paylaşımları yapabiliyorsun?” A Milli Kadın Voleybol Takımı Milletler Ligi ikinci hafta maçı için ABD’ye gidiyormuş. Vay efendim neden THY’nin tarifeli uçağı ile yolculuk yapıyormuş? Sorulması gereken diğer sorular ne mi olmalı; 1- Toplumun değerleriyle her fırsatta alay eden bu tür sporcular kim veya kimler tarafından korunup, kollanma gereği duyuluyor? 2- Kamuda tasarruf dediğimiz bir dönemde gündem olan ‘Uçmak için neden ayrımcılık değil?’ serzenişi, ülkemizde yer alan altmış küsur spor federasyonu dikkate alındığında, ulaşım, giyim, konaklama, yeme ve içme gibi giderler, spor ekonomisinin neresinde? 3- Gündem olma adına sporculardan devletin kurumlarına, yeri geliyor vatandaşın insancına yönelik ‘saldırlar’ yapılırken, Spor Federasyonlarının bağlı bulunduğu Gençlik ve Spor Bakanlığı veya Spor Genel Müdürlüğü’nden neden bir yaptırımda bulunulmaz? Yapılıyorsa, bu konuda kamuoyuna neden bilgilendirme yapılmaz? 4- Devletin saygın kurumu THY’yi küçük düşürücü paylaşımı Ebrar Karakurt’un yerine, Milli Takımda faaliyet gösteren bir başka sporcu yapsa ne olurdu?..
SPOR CAMİASI NEDEN RAHATSIZ?
Cinsiyetleri tartışma konusu olan sporcular ülke milli takımlarında yer alabiliyor! Bu tür sporcuların yanında, saç renginden dövmesine, giyilen kıyafetten vücutlarına yaptırdıkları dövmelere kadar birçok ‘sapkın’ özelikleriyle de çocuk ve gençlerimize kötü örnek olan sporcular da mevcut. Sonra ne diyoruz; ‘Bu toplum, aile yapımız neden bozuldu?’. Geçtiğimiz günlerde Bartın Üniversitesine ziyaret gerçekleştiren kadın güreşçi, geçmişi kastederek diyor ki; “ ‘Kadından güreşçi mi olur?’ şeklinde birçok söyleme maruz kaldık.”. Şimdi o güreşçi sayısı ‘binlerle’ telaffuz ediliyor maalesef. Cumhurbaşkanımız Erdoğan, son kabine toplantısı sonrasında “Aile, kültür emperyalizmine karşı en sağlam kalemizdir. Fakat son yıllarda aileye yönelik tehditlerin giderek arttığını müşahede ediyoruz…” ifadelerini kullanmıştı. Biz ise düşünce ve uygulamalarımızı İslam kültürü üzerine inşa etmemiz gerekirken, lezbiyen gibi cinsel sapkınlığı/yönelimleri tartışma konusu olan ve halen ay-yıldızlı forma giydirilen sporcuları konuşuyoruz, ne yazık ki. Hakikaten çok yazık…