Şirket ortakları Bağ-Kur kapsamında sigortalıdır
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, çalışmanın biçimini dikkate alarak sigortalılığı üç farklı statüde düzenlemiştir. Düzenlemeye göre, bir işverene bağlı olarak çalışanlar yani işçi olarak çalışanlar 4/a statüsünde sigortalı sayılmıştır. Bu statüdeki sigorta geçmişteki SSK sigortalılığının karşılığıdır.
Kanun, kendi nam ve hesabına çalışanları diğer bir ifade ile tarımsal faaliyette bulunan çiftçileri, vergi mükellefiyeti olan gerçek kişileri, vergiden muaf olup esnaf sanatkar siciline kayıt olan küçük esnaflari, hisse oranı ne olursa olsun bir limited şirkete ortak olanlarla ortağı bulunduğu anonim şirketin yönetim kurulu üyeliğine seçilenleri 4/b statüsünde sigortalı saymıştır. Bu statüdeki sigorta ise geçmişteki Bağ-Kur sigortalılığına karşılık gelmektedir.
DAHA AVANTAJLI, DAHA KOLAY
Her ne kadar 1 Ekim 2008 tarihinden itibaren farklı sosyal sigorta kanunları tek çatı altında yeniden düzenlenmiş ise de sigortalılık hak ve yükümlülükleri bakımından tam bir eşitlik sağlandığından bahsetmek mümkün değil.
Kanunda farklı sigortalılık statülerine yer verilirken diğer taraftan kanun içinde sigortalılık statüsüne göre hak ve yükümlülükler de farklı belirlenmiştir. Özellikle SSK şartlarından emekliliğe hak kazanmak, Bağ-Kur şartlarından emekliliğe hak kazanmak daha avantajlı, daha kolay ve daha erken olmaktadır.
SSK statüsünde sigortalı olmanın avantajları kademeli emeklilik şartlarında ortaya çıkmaktadır. Örneğin, ilk defa 8 Eylül 1999 tarihinden önce sigortalı olanların SSK şartlarından emekli olabilmeleri için 5000 ile 5975 gün arasında prim ödemeleri yeterli iken Bağ-Kur şartlarından emekli olmak için kadınların 7200 gün erkeklerin ise 9000 gün prim ödemeleri gerekiyor. Yine yaştan kısmi emeklik şartlarında da SSK’lılar 3600 prim günü ile emekli olabilirken Bağ-Kurluların prim günü sayısının 5400 olması gerekiyor.
KENDİ ŞİRKETİNDEN SSK’LI OLMAK MÜMKÜN MÜ?
SSK şartlarından daha erken emekli olmanın ve daha yüksek maaş almanın Bağ-Kur sigortalılarına göre daha avantajlı olması Bağ-Kur sigortalılarını SSK’lı olmaya teşvik ederken diğer taraftan konuya olan ilgiyi de artırmaktadır. Tam da bu noktada şirket ortaklarının kendi şirketlerinden sigortalı bildirilmesi sorunu ortaya çıkmaktadır.
5510 sayılı Kanuna göre, şirket ortakları ortak oldukları şirketlerde SSK sigortalısı olamazlar. Sigortalı bildirilmiş olsa bile geçersiz olur. Hatta sigortalı çalıştığı şirketten hisse alan işçilerin dahi hisse aldığı tarihten itibaren SSK sigortalılığı sona erip Bağ-Kur sigortalısı olması gerekir. Ancak limited şirkete ortak olan ya da anonim şirket yönetim kurulu üyeliğine seçilen ortakların ortak oldukları işyerlerinden SSK’lı olamamaları kuralı 1 Ekim 2008 tarihinden itibaren geçerli olduğu için bu tarihten önce SSK sigortalılığı ve ortaklığı başlamış olanlar farklı değerlendirilir.
Şirket ortaklarının ortağı bulunduğu şirketlerden SSK sigortalısı olabilmesi ve bunun geçerli sayılabilmesi dört kuralın yerine getirilmesine bağlıdır. Bunlardan ilki şirket ortaklığı 1 Ekim 2008 tarihinden önce başlamalıdır.
İkincisi, şirket ortağının SSK sigortalısı bildirildiği işyerindeki sigortalılık 1 Ekim 2008 tarihinden önce başlamalıdır.
Üçüncüsü, 1 Ekim 2008 tarihinden önce başlayan SSK sigortalılığı, 1 Ekim 2008 tarihinden önce başlayan işyeri dosyası üzerinden kesintisiz devam etmelidir. Şirket ortağı 1 Ekim 2008 tarihinden sonra ortağı bulunduğu şube işyerinden ya da ortağı bulunduğu başka işyerinden SSK’lı bildirilmemeli yani girdi çıktı yapılmamalıdır. Son olarak ise işyerinden şirket ortağı dışında da ortaklık ilişkisi olmayan en az bir işçi SSK sigortalısı olmalıdır.
Bu şartların herhangi birisinin eksik olması halinde şirket ortaklarının SSK sigortalılıkları geçerli olmayacağı gibi daha önce bu koşullar sağlanmış olmakla birlikte daha sonra koşullardan herhangi birinin yitirilmesi halinde de SSK kapsamındaki sigortalı bildirimi artık geçerli sayılmayacaktır.