--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ve Ramazan geldi!

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
49

Ve Ramazan geldi. İşte şimdi tam zamanı, namazdan, duadan, zikirden önce tövbe edin. Yoksa ne namazınız kabul edilir, ne de dualarınız. Vahye şahidliğimizi doğru yapalım.. Önce imanımızı gözden geçirelim. Şirklerden arınalım. “Galu bela zamanı”nda verdiğimiz söze sadık kalalım.

Eğilip büküldüğünüz, bazı kelimeleri telaffuz ettiğiniz ya da aç kaldığınız için cennete girdirilecek değilsiniz. Bunlar Allah’a verdiğiniz sözün gereği olarak yapılan şeylerse, bir imanın tezahürü ise tamam. Ama değilse, vay halimize!

Hemen hemen tüm inançlarda, içinde bulunduğumuz zamana daire birçok istihraçlarda bulunuldu. Bu zaman “Fitne zamanı” olarak tanımlandı ve imanı elde tutmanın ateşi elde tutmak kadar zor olduğuna vurgu yapıldı. İstihraçda bulunan eski ve yeni bazı ahir zaman yorumcularına göre bu Ramazan küçük alametlerden büyük alametlere geçişin başlangıç noktası! 

Bu arada bugün Mesih’in gelişi ile ilgili Siyonist Hristiyanların ve Yahudilerin 12. Kehanetlerinin son günüydü. Yeni bir kehanet güncellemesi yapacaklar ve “Tanrıyı kıyamete zorlamak” için yeryüzünde daha çok bozgunculuk yapacaklar.

Kıyamet alametleri ile ilgili anlatılanları hatırlatmak gerekirse, küçük alametlerle ilgili anlatılanlar belli: Ahir zaman peygamberi olarak Rasûlüllâh (sav)’in gönderilmesi. Bu başlı başına büyük bir kıyamet alametidir. Bunun devamında O’nun vefatı ve ardından Kudüs’ün fethi. Büyük salgın hastalıklar, malın ve israfın  çoğalması, Yalancı peygamberler ve Mehdilerin, Mesihlerin çıkması, Güvenlik ve savunma endişelerinin artması, Hicaz bölgesinde büyük bir  ateş!, Türkler ile savaş, Acemlerle savaş, Emanete hıyanetin artması, el emin insanların azlığı, İlmin, ilmi ile amel edenlerin azalması, Belamların “kitap yüklü” eşeklerin çoğalması. Zalim idarecilerin koruma ve yardımcılarının çoğalması, Zinanın ve Lut kavminin ahlaksızlığının artması, Ticaretin Riba ile yapılması ve Ribanın her şeye bulaşması, Mütrefinlerce teganninin ve keyf veren, sekr’e sebeb olan içeceklerin çoğalması ve mübah kabul edilmesi, Camilerin süslenmesi ve bunlara itibar edilmesi, Sığır çobanlarının yüksek binalar yapması,  Terör ve cinayetlerin artması, zamanın bereketinin azalması, her yerde ticarethane açılması, gizli ve açık şirkin, inkarın yaygınlaşması, ifsat ve münkerin artması, sıla-i rahmin terki ve iyi  komşuluk ilişkilerinin sonu.

Devam ediyor, yaşlılar giyim kuşamda gençlere özenecek, cimrilik artacak, sadaka ve hediyeleşme unutulacak, alışverişler artacak, depremler çoğalacak, ulaşım hız kazanacak, mesafeler kısalacak. Hava, su toprak kirletilecek, ekinler talan edilip, hayvanlar öldürülecek, İhlasdan uzaklaşılacak, ikiyüzlü, muhteris, menfaati için kılık değiştiren insanlar çoğalacak. Haketmedikleri halde birileri hile, rüşvet ve torpille, birileri yüksek makamlara gelecek, Selamlaşma azalacak. Ehil olmayan kişiler dini konularda hüküm verir olacaklar. Vücud hatlarını gösteren, örtülü çıplaklık yaygınlaşacak. Rüyalar ve yorumcular çoğalacak. Herkes okur yazar olacak ve yazılı metinler çoğalacak. Sünnet terk edilecek ve risalet tartışma konusu olacak. Yalan haberler çoğalacak, insanlar neye inanacaklarını şaşıracaklar, yalancı şahidler çoğalacak. Kadınların sayısı erkeklerden çok olacak. Aile yara alacak. Ani ölümler çoğalacak, insanlar daha bencil olacak, ülkelerin iklimleri değişecek. Yağmurlar artacak ama ürün azalacak. Fırat’ın suyu azalır ve yatağında zengin altın madeni bulunur, insanlar hayvanlarla konuşur ve insan nesnelerle bilgi alışverişinde bulunur. İntihar olayları artır. Rum, Hindi Çin, Kira ve Mısır gibi büyük merkezlerde Müslümanlar güç sahibi olurlar, Kahtanlı ortaya çıkar ve Yahudilerle büyük bir savaş olur. Mekke ve Medine’de büyük fitne, Kâbe’ye saldırı..

Ve büyük son: Mehdi ve Deccalin zuhuru, Mesihin gelişi, Kıyamet savaşı (Müslümanlara göre Melheme-i Kübra ve Hristiyanlara göre Armagedon savaşı) Dabbetül Arz’ın zuhuru, Süleyman mabedindeki emanet sandığının ortaya çıkması, Seddin yıkılması, Yecüc-Mecüc fitnesi, Dünyanın 3 bölgesinde yeryüzünden büyük çökmeler ve yerden büyük bir ateş ve duman çıkması, Mü’minlerin dünyadan ayrılmasını sağlayacak, ruhunu alacak olan rüzgârın çıkması, ardından  Kâbe’nin yıkılması ve sur’un üflenmesi. Size ahir zamanın kronolojisi özet olarak sundum. Burada genel olarak özet bir derleme yapmaya çalıştım.

Biz ahir zaman Peygamberinin ümmetiyiz. Kurtuluşa erenlerden olmak istiyorsanız, haram mal, makam ve unvanlarınızı terk edin. Gerçekten iş işten geçmeden pişmanlık duyun ve tövbe edin. “Biz zalimlerden olduk” deyin. Allah’ın size yardımını engelleyen iş, söz ve kişilerden uzaklaşın. Kibrinizi, ihtiraslarınızı ayaklarınızın altına alın.

Hadi şimdi Kur’an’a yönelelim. Onu okuyalım, anlayalım ve hayatımızı ona göre yeniden tanzim edelim.. Kitabı ve manasını okuyalım, onu Resulullahın siret ve sünneti çerçevesinde anlayalım ve uygulayalım. Kitabı okuyunca, son sayfasını açıp, “okudum, anladım, kabul ettim” diye yazın, adınızı soyadınızı, o günün tarihini, şehrin adını yazın ve imzalayın. Ve sonra da gereğini yapın.

Ey nefsim ve eski-yeni dostlarım şimdi, sesimi duyan herkes siz de dinleyin! Hadi, şimdi, dün “siyaset küfür” diyen, radikal fetvalar verip  selamı sabahı kesip, iktidarla tanışınca o günleri unutup, bugün mal, makam, para uğruna yoldan çıkan eski dostlar, vakit çok geç olmadan, Allah’ın rızasının tecellisi için sizden isteneni yapın! Yarın çok geç olacak ve varacağınız yer ise pişmanlık yurdundan başka bir yer olmayacak. Selâm ve dua ile.

 

Yorumlar

(49)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Erensoy

27 Nisan 2020 12:40

Okudum anladım!

Rakı

26 Nisan 2020 21:30

herzaman ki gibi

Sevgi uygun

26 Nisan 2020 11:20

Hocam Allah razı olsun sizden iyiki varsın ız

Muhammet Alkaç

26 Nisan 2020 00:54

Dilipak Hocam özetle, diyor ki, kendimizi düzeltmemiz lazım. Birey olarak, Devlet olarak. Tövbe etmek, Allah'tan ve kullardan af dilemek. Sabırla ve metanetle yaşamak. Şükretmek gerek. Allah sevdiği kullarına müsibbet verir. Sabredenler ödül alır. İmtihanı kazanır Başkasının günahı bizi Cennete koymaz. Selam ve dua ile İnşallah.

bank

25 Nisan 2020 20:27

Bana parayı verin. gerisinin önemi yok, her şey yapabilirim ! diyenler. O YÜZDEN MÜSLİMAN GÖRÜNÜMLÜ LERİN %70İ ....SİZDİR. parayı toplamak için binbir türlü Tarikat kuruyorlar. binbir türlü şeyh şıh oluyorlar. binbir türlü rivayet uyduruyorlar. İSLAM ÇOK SADE NET.

Akıl ve gerçek

25 Nisan 2020 13:20

Bundan sonra hiç bir şey eskisi gibi olmayacak paragraf bölümü yeni bir kavram değil, Adem den bu yana aynen devam,,, ediyor. İnsanlık her zaman kendi doğru bildiği yolda bir tünelin içinde ışığı bulmak için çalışıp durmuştur. Her zaman Allah, İn elinden tuttukları kazanmış selamete ermiştir. Bundan sonrada bozgunculuk yapan gücü elinde tutmak isteyenler her zaman olacaktır. 

Tesadüf mü???

25 Nisan 2020 10:15

"""Melhemei Kübra’, yani İslami kaynaklarda sözü edilen “kıyamet savaşı”nın Arapça karşılığıdır. İşin ilginç yanı bu savaşın ana coğrafyası Antep, Maraş, Hatay, Osmaniye arasında kalan “Amik Ovası”dır. ‘El Bab’ denilen yer bu savaşa katılacak güneyden gelecek Müslüman güçlerin giriş kapısıdır. Haçlılar İskenderun’dan Amanoslar üzerinden bölgeye intikal edeceği anlatılır. İsrailoğulları’nın Doğu Akdeniz’den bu savaşa müdahil olacağı haber verilir. Birçok kaynaktaki işaretler içinde yaşadığımız zamanı işaret eder.""" İlginç, Biz de tamamen bu bahsettiginiz yerlere suriyelileri yerlestirdik !!!!!!

Yorumcu burak söylebir durak

24 Nisan 2020 23:36

sadece akite, deyil dönüp bir de kendimize sorak. Hekesin yüzü kara, kalmadi ak. Her sey degisti insan zaman, tarih. Kiyamet yaklasti. Belki dünyanin sonuna geldik hep hayat benim dedik hür dogduk hür yasariz enginlere sigmaz tasariz peynir olmaya hazir kasariz kim ne istiyosa onu, cilginca yasariz isimiz bu Allah diyenle savasiriz. Savasmazsak, dalasiriz.

Burak...!

24 Nisan 2020 23:11

2)1995 ve sonrası 1996 Yılları .... sonra? 

Hüsnü Hüseyin

24 Nisan 2020 22:23

Sn. DİLİPAK, çırpınışınızı çok iyi anlıyorum. Vicdanınız rahat olsun zira bizim görevimiz duyurmak ve uyarmaktır. Siz de bu görevi yazarakta olsa yapıyorsunuz. Bizim için asıl acı olan medeniyet olarak yenik düşmek değil, davamızı türedi İSLAMCILARA KAPTIRMAK VE ÇÖZÜMÜ DE YANLIŞ ADRESTE ARAMAKTIR. Bu sözde Müslümanlar ki hala, kurtuluşu kendi değerlerinde değil de kutsalına ve hayat hakkına kast etmiş BATI MEDENİYETİNE ENTEGRE olmakta arayan KEMALİSTLERİ tevlit edenin yanlış OSMANLI yönetmi ve kendilerinin varlık sebebinin de arızalı KEMALİSTLERİN melez, müstebit ve M.Kemal'in HALKI MERKEZE alma ilkesini benimsedikleri halde vatandaşına her türlü muameleyi reva gören idareleri olduğunu anlayabilmiş değiller.  Kendini zorlama hidayete etdirmek ALLAH'ın şe'nindendir. Ramazan ayı memleketimiz için hayırlara vesile olsun! 

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle