--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Teolojik travma

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
51

Dünya korona virüsü ile birlikte ciddi anlamda bir teolojik şok yaşıyor! Bu şokun ardından dine yönelişler yanında irtidat olayları yaşanacak, göreceksiniz.

Sadece Kisra’nın zulüm sarayları değil, o geleneksel dini yapılar da çöküyor. Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

Bu çöken kapitalizmdir! Bu çöken Siyonizm’dir. Bu çöken Saul’ün uydurduğu paganizmle sentezlediği İsrailoğulları’nın muharref Şeriatı üzerinden İsevi geleneğe nisbet edilen bir din olan Hristiyanlıktır.

“Onların bekledikleri” Meşiah da, gelmeyecek, Mesih de! Evanjeliklerin “Tanrıyı kıyamete zorlama” anlayışı müşrik bir aklın ürünüdür. Bugünkü Yahudi aklının ürettiği siyasi ve ideolojik bir inanca dönüşen Siyonizm de kaba bir ırkçılık olarak bu saatten sonra artık ruhani bir varlık gösteremez. Katolikler gibi, Anglikanlar ya da Protestanlar da Holandalı Kalvinistler de artık bir varlık gösteremezler. Kilise ömrünü tamamladı. Beni İsrail’den tevarüs ettikleri ırka dayalı dini bir gelenekle başka mecralara savrulan Ortodokslar için de “Tarihin sonu”.

Ne Hinduzm’in, ne Budizm’in, ne o Asyatik ya da Amerikano sentetik inanışlar, antik pagan gelenekleri din sanan Şamanistler, ya da modern “yaşam koçları”nın uydurduğu din gibi takdim edilen hurafeler, Şintoistlerin veya laikliği, resmi ideolojilerini dinleştirenlerin geleceğe ilişkin söyleyecekleri bir şey yok.

Paki ya biz! Adına “İslam” koyduğumuz, din büyüklerini İlah ve Rab edinen geleneği kutsayan “Atalarımızın dini”ni soruyorsanız, onlar ne dünü anlayabildiler, ne bugünü açıklayabildiler ve ne de geleceğe söyleyecekleri bir sözleri var.

DAEŞ ne yapıyor şimdi, ya da Husiler.. Vehhabiler neden seslerini kıstılar! Şii, Sufi, Vehhabi kavgası bitecek mi? Yoksa bu hastalıktan yakamızı kurtaralım eski günlerimize geri dönelim diye mi düşünüyorsunuz! Ne yani “kaldığınız yerden devam edeceğinizi” mi sanıyorsunuz. Ne din algısı, ne siyaset, ne ekonomi, hiçbir eskisi gibi olmayacak. 19.YY sonunda oluşturulan, kavramlar ve kurumların, sınırların, rejimlerin, iktidarların aynı şekilde devam etmesi mümkün değil. Korona AB’yi de vurdu, NATO’yu da. Daha sırada bir sürü senaryo var. Chip takılmış insanlar, kısırlaştırma operasyonu. Bakalım Yahudilerin beklediği Meşiah, Hristiyanların beklediği Mesih, İslam dünyasında beklenen Mehdi gelecek mi ya da Kıyamet savaşı mı kopacak.

Bazı Mü’min olduğunu sanan Müslimler tereddi ederken, diğer inançlardan ya da inanç dışı topluluklardan kitlesel halde İslam’a girişler yaşanabilir. Burada asıl soru, bizim bu tebliğe ne kadar hazır olduğumuz ve güzel örnek olup olamayacağımız. Bize şer gibi gelen bu süreç hayra dönebilir, Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın dediği gibi, bakarsınız “Hak şerleri hayreyler!” Bu şok aklımızı başımıza getirir.

Ya da kendinin Müslüman olduğunu söyleyen ama ne bilgi, ne eylem konusunda dinin hayatlarında hiçbir karşılığı olmayan yığınlardan bir kısmı bakarsınız İslam’la şereflenmiş. Ya da  birilerinin peşine takılıp giden ve bulunduğu cemaat denilen topluluğu İslam’ın en güzel ve en mükemmel yaşandığı yer sanan birtakım insanlar “iman ettik” dedikleri kitabı okur da İslam’ın hakikatı ile şereflenirler. Bugün Müslümanım diyen insanların çok büyük bir çoğunluğu neye iman ettiklerini bilmiyorlar, Kur’an-ı Kerim’in hakikati ile yüzleşmiş değiller.

Eğer bu olaydan ders alıp aklımızı başımıza toplamaz isek daha büyük bir bela bizi bulur. Yağmurdan kaçarken doluya tutuluruz. Rüzgar ekiyorsanız fırtına biçeceksiniz. Bundan sonraki süreç de hiç kolay olmayacak. Yıkılanların yerine yenisi koymak zaman alacak. Birileri inadından kolay kolay vazgeçmeyecek. Şeytan da öyle.

Sabırlı, uzun soluklu bir mücadeleye hazır olmalıyız. Kendimizden başlayarak arınma ve değişim çok önemli. Yeni bir felsefe, yeni bir ahlak yeni bir ilim, yeni bir sanat. Eski hal muhal. Yasama, yürütme, yargı, ekonomi, endüstri, para, media, sivil toplum her şey değişecek. Bu değişime hazır mısınız, ya da ne kadar hazırsınız. Hayat boşluk kabul etmez. Siz yoksanız, Şeytan orayı başkaları ile doldurur. Işık yoksa karanlık vardır. Çünkü karanlık aydınlığın yokluğudur.

Ah keşke olanlardan kendimiz için bir ders çıkarabilsek. Çinliler her türlü hayvanı yiyordu değil mi, tamam biz o yanlışı yapmayalım. Ama bizim de yanlışlarımız var. Evet biz de haram yiyoruz, haksızlık yapıyoruz, israf ediyoruz. Şarap içenlerimiz de var, sigara içenlerimiz, midesini o ne idüğü belirsiz abur cuburlarla dolduran da. Onlar “Necaset” yiyor, biz “Hades”! Aslında herkes her haltı yiyor! Sonuçta bu yanlışın biri yazı biri tura! Kimse kendini düzeltmeyince olan oluyor. Selâm ve dua ile.

 

Yorumlar

(51)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Etem

21 Mayıs 2020 01:22

ENDİŞELENMEYE MAHAL YOK; BU DÂVANIN SAHİBİ HAK’TIR. O DİLERSE BİR SARHOŞLA DAHİ, DÎN-İ MÜBÎN-İ İSLÂMI YÜCELTİR... Mumin iyimser olur...

ebu hişam

18 Mayıs 2020 04:56

şimdi birinci abdurrahman bey mehdi aleyhisselam geleceği efendimizin mütevatir seviyesinde hadisler bu konuya açıklık getirelim ikincisi ise isa peygamber inecek gelelim asıl meseleye yeryüzünde ilahlık taslayan bu firavuni sistemleri çok iyi anlatmanız gerek en önemlisi tevhidi anlatmak gerekiyor...

Abdülkadir

16 Mayıs 2020 13:35

Birde size kapitalizm açısından izlenmesi mutlaka gerekli bir belgesel önereceğim yeni akitteki herkesin de bu belgeseli izlemesi gerekli. Belgeselin adı Honeyland Türkçe adı Baldunyasi internetten izlenebiliyor ödül almış. Bu belgeselde gerçek hayat var.Kosovada ortayasli Türk bir bayanla yatalak annesi hakkında bu belgesel. Bu iki insan insanların terk edip şehirlere göçtügu bir köyde yapayalnız hayat mücadelesi veriyorlar. Bu belgesel çok yönden değerlendirilebilir ama bu belgeseli bir de kapitalizm açısından da değerlendirebilirsin sayın Dilipak . Bu belgeseli ailecek herkesin izlemesi lazim.Sonra belgesel hakkında aile içinde kritiginin yapılmasında çok iyi olur ayrıca akit TV bunu yasal olarak alıp insanlara izlettirmelidir. Bu bir tavsiyedir.

Abdülkadir

16 Mayıs 2020 11:44

Ayrıca sayın Dilipak kapitalizm hiçbir zaman ölmez. Kapitalizm nüfusla doğru orantılıdır. Yani dünya nüfusunun 8,5 milyar olduğu bir ortamda kapitalizm hiç bir zaman çökmez. Dünya nüfusu şu anda 500 milyon olsaydı dünyada kapitalizm yerinde yeller eserdi. Ama gün geçtikçe dünya sahada kalabaliklasiyor ve bu kapitalizmi körüklüyor .

Abdülkadir

16 Mayıs 2020 10:41

Mehdi eski İran Zerdüşt iletin dini inancıdır. Ve bu inancı İranlı ulema müslüman olduktan sonra İslam'a sokmuslardir. Mesih inecek inancıda yine uydurma Hristiyanlık dininde oluşturulmuş bir inançtır. Müslüman ulema Kur'an da geçen buz seni katımiza yükselttik ayetini bu Hristiyanlık öğretisi olduğunu zannederek bu Mesih inecek inancını İslam'ın içine sokmuşlar. İşte bir de bununla ilgili hadislerde uydurulunca artık bu Mesih inecek inancı İslam'ın bir parçası haline gelmiş. Şimdi bu mesh inecek inancıni kimse kaldiramaz kaldırmaya da cüret edemez çünkü uydurulan bu ve benzer hadisler nas olmuşlar ayet gibi hükümleri vardir.

Abdülkadir

16 Mayıs 2020 10:19

Saul veya namı diğer Pavlus un uydurduğu dinin aynısı bizde de var. Pavlus Hristiyanlık adı altında uydurmuş bizdekiler de ulema denilen zatlar tarafindan Kur'an dışı bir din oluşturularak ve bu uydurulan dine de İslam şeriatı denilerek uydurulmus.Tabi bu dinin ana etkeni yine Elçi Muhammedden sonra onun adına uydurulmuş ve ulemaca nas kabul edilen Hadisler. Nas ne demek Kur'an ayeti hükmünde demek. Yani niye Pavlus u eleştirip duruyorsunuz anlamadım gitti. Kur'an sen mezardakilere isittiremezsin bir başka ayette mezardakiler bizi yattigimiz yerden kim kaldırdı diyor bu ulema denilen zatlar kabir aleminden kabir azabindan bahsediyor.

Musa

16 Mayıs 2020 09:44

Zaten yazmışsın. Yönetimden içerden yakinlardan kimler çok darbe yapacaklar diye bagiriyorslarsa onlari araştırmak lazım. Bilhassa bir kuş cinsi grup. Bu su kuşu grubu halihazırda başarılı bir darbe yaptı. Çok etkili bir konuma sahip oldu. Daha fazlası daha daha fazlasını kesin arzulamislar ve yaptıkları darbenin şehvet ve zevkinin daha fazlasını istiyorlardir.

Adem Bebek

16 Mayıs 2020 09:01

Bu ülkede, salgın bilançosundan loto ikramiyelerine kadar herşey şaibeli herşeyin üstü kapalı gerçekte neler olup bittiğini kimse bilmiyor. Devlet kumar oynatıyor ama o kumarı kimin kazandığını bilen tek kişi yok.Salgın hastalık var diyorlar hangi şehirde kaç vaka olduğunu söylemiyorlar. Deniz feneri diyorlar yolsuzluk çıkıyor, kimse yokmu diyorlar dolandırıcı terör oldukları anlaşılıyor Ben bir vatandaş olarak neden devletime güvenemiyorum!Neden hep kafamda soru işaretleriyle yaşamak zorunda kalıyorum. Ne darbesi Abdurrahman bey ne darbesi Demokrasiyi tartışmamız gerekmiyor mu

Büyük Doğu

16 Mayıs 2020 01:37

Mehdi Aleyhisselam gelecek Dilipak.  hüküm Allah'ın. Haber veren de Allah Resulü Aleyhisselam efendimiz.

Adem gül

16 Mayıs 2020 01:16

ALLAH razı olsun hocam. Doğru tespitler... Şeytan azapta gerek . İyinin her zaman karşısında kötü vardır. Nefsi, hırsı, hayatı dünyevi menfaatler olanlardan; her türlü kin, kusmuk, gaite beklenir

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle