--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“Siber cennet” hayali

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
44

Şeytan bize “Yeryüzünde bir cennet ve ebedi bir hayat” vaad ediyor. Zamanı durdurmak ve mekanı dönüştürmek istiyorlar. İnsanı kopyaladıklarında ölümsüzlüğü de yakalamış olacaklar akıllarınca. Tanrı’yı kıyamete zorlamak yerine, “Tanrıdan bilgiyi çalarak” Tanrılaşmak istiyorlar.

Anlayacağınız siber mitolojik bir çağa giriyoruz. Yeryüzü Tanrıları, şimdi uzayı ele geçirmek için kolları sıvamış gibi sanki. Yeni düzenin Tanrıları, kalbimizden ve beynimizden geçenleri okuyarak, bizi ödüllendirmek, uyarmak ve cezalandırmak istiyorlar.

“Digital farkındalık ve siber vatan” etiketli sanal tanıtım kartlarında bize verilen mesaj şöyle:“İnternete bağlı olunan her yerde siber vatandaşlara her sektörde hizmet sağlayan irili ufaklı teknoloji şirketleri ve sosyal medya platformlarıyla olan ikili ilişkilere sızanlar, bireysel, toplumsal, milli güvenliğimizi tehdit etmektedirler.” İmaj olarak etikette telefon kullanılmış. Evet, o telefonu üreten, o telefona taktığınız sim kartı üretenler, işletim sistemi ya da telefonunuza indirdiğiniz app.’leri üretenler, telefon üzerinden girdiğiniz arama motorları ve sosyal media ağları, telefonun ya da sistemin güvenlik yazılımı yazanlar, bu telefonların networkunu sağlayan altyapıyı kontrol eden herkes, o telefon kullanıcısının telefon üzerinden yaptığı haberleşme dışında, ortam dinlemesi de yapabilir. Bunların bütününü kontrol etmeden bu tür suiistimallerden kurtulamazsınız. Evet, devlet de, özel ve tüzel kişilikler de bu tehditle yüz yüzedir. Devletler de kurdukları kontrol mekanizmaları üzerinden, istihbarat için ya da hedef seçtiği kişileri doğrudan ya da dolaylı olarak dinlerler. Onun için siber ortamda gerçek bir güvenlik, kişiler için mümkün değildir.

“Ortak değer ve anlayışın korunduğu, hava deniz ve karadaki egemenlik alanlarımıza ilave olarak çizilecek yepyeni bir dijital Türkiye, siber vatan profiline ihtiyacımız bulunmaktadır” da etiketin imajı Türkiye  çepeçevre kuşatan alçak irtifa uyduları ve 5G rölelerini hatırlatan kuşatılmışlığı anlatıyor. Evet “Dünyanın en fazla sosyal medya kullanıcısı ve dijital oyuncusu bulunan ülkelerinden birisiyiz. Siber vatanın ve siber vatandaşlarımızın çıkarları ve güvenliğini korumalıyız” da nasıl? Etiketteki imaj birilerinin avucunda tuttuğu ağlarla örülü bir dünya. Adeta Starlink kuşatması sözkonusu gibi. Gayeniz “vatandaşlarımızın fikir özgürlüğü, demokrasi, hukuksallık bağlamında güvenliğini sağlayarak, Dijital Türkiye hedefine ulaşmada önümüzdeki engelleri kaldırmak” olabilir de, demokrasi bu işi neresinde? Mesela seçim sistemi ve referandumlar için “E-demokrasi”den söz edebilirsiniz de, “Dijital demokrasi” şu hali ile Milli iradeyi, Global iradenin karşısında nasıl güçlü kılacak ya da “U Borusu” misali onların baskısına daha da açık hale mi geleceğiz. Etiketin imajı da ilginç; Türkiye digital öbekte bir parça.

Evet “Pos cihazlarımızATMlerimizsosyal medya hesap ve kimliklerimiz kişisel veri güvenliğimiz ile stratejik kurum ve kuruluşlarımız sürekli tehdid altındadır.” Bunları sistem üreticisi olmayan kriminal kişi, grub ve örgütlere karşı koruyabiliriz. Bir siber terör ve siber savaş için de hazırlıklı olmalıyız tamam da, kurulu düzen açısından sistemin patronlarına karşı bir gücümüz yok. Sinekler bu ağa takılabilir, ama eşek arıları için bu sistem bir bariyer oluşturmaz.

“Kamu, özel, sivil toplum sektöründe bulunan stratejik kişi ve kurumlarına sürekli saldırılar yapıldığına, sosyal medyada yurtdışından ve içinden dezenformasyon operasyonları düzenlendiğine dair siber vatana yönelik ciddi tehditler söz konusudur.” Hatta Türkiye siber alemde en fazla saldırıya muhatap olan bir ülkedir. Bu alanda, belki İntranetler oluşturarak, HW ve SW’leri milli olan sistemlerle bu tehdidi hem altyapı, hem de kullanıcıların farkındalıklarını artırarak daha az riskli hale getirebiliriz. “Medya platformlarının, kullanıcı sayılarına atfen en kalabalık nüfusu olan devletler sıralamasında yer buldukları, buna göre dünyanın  en kalabalık devletinin facebook olduğu belirtilmektedir”.. Tek başına facebook bu alanda birçok ülkeden daha güçlü, daha belirleyici konumdadır. “Dijital dönüşüm altyapısı” başlığı altında, bilgisayar teknolojilerine kolay erişim, akıllı telefonların yaygınlaşması, ülkelerin internet altyapılarına  yatırımlarını artırması, küresel çapta bir dijital kültürün oluşmasından söz ediliyor ama, bu alanda her yanlış adım, işi daha içinden çıkılmaz hale getirerek riski artırabilir.

“Siber vatan digital Türkiye’de, siber egemenlik ve devlet otoritesi, Siber güvenlik, Milli ve yerli teknoloji hamlesi, etik, demokrasi ve fikir özgürlüğü, veri güvenliği, özel hayat ve mahremiyet, algoritmik regülasyon ve hukuki regülasyon, digital dönüşüm, yapay zeka dijital diplomasi”den söz ediyoruz da, bunlar işin aslını bilmeyenler için ilk duyduklarında kulağa hoş gelen şeyler olabilir.  Mesela “siber güvenlik”, “veri güvenliği” farklı farklı şeyler mi? Bu alemde her bilgi bir veri değil mi. Özel hayat ve mahremiyet de bu anlamda bir siber güvenlik sorunu değil mi? “Siber vatan digital Türkiye’de, siber egemenlik” içinde değil mi? “Digital diplomasi ve “devlet otoritesi”..

Mesela ben bu sistemin demokrasiyi güçlendireceğinden emin değilim. Fikir özgürlüğünün karşısında neye inanacağını bilmeyen insanların çaresizliği, sorunun nasıl çözüleceği belli değil. Sanal Cemaatler ve “bilgi guruları”, “bilgi aristokrasisi” sorununa  “hukuki regülasyon” içinde nasıl bir çözüm bulacaksınız. Hangi hukukla, “Norm hukuk”la mı? “Performans Pass” sizi etken bir kişilikten edilgen bir biyolojik robota dönüştürüyor. Size sormayacaklar. Çünkü siz sormadan onlar sizin ne düşündüğünüzü biliyor. Olumsuz düşünüyorsanız uyarıyor,  söz dinlemezseniz tecrit ediyor. Evinizin kapısını bile açamayabilirsiniz. Özgürlük alanınız etrafınıza örülen labirentlerle sınırlıdır. Oyunlarda bir üst seviyeye çıkmanız için kendinizi isbatlamanız, belli putların önünde boyun eğmeniz gerekiyor. Bu anlamda çocuklarımız oyunlarla eğitiliyorlar. Yoksa cezalandırılırsınız. İntihara yönlendirilebilirsiniz. Digital dünya, zalimlerin elinde çok acımasız olacak, bunu görelim ve planlarımızı ona göre yapalım. 

Selâm ve dua ile.

 

Yorumlar

(44)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

???

15 Haziran 2020 20:41

Buna benzer birşey okumuştum. Tek dünya devleti filan kolanlanarak sunsuza kadar yaşamak duvar ustalarından filan ... Yanı bu plan belki de milatdan öncesine dayanıyor. Küdüsle ilgili bir gelişme olursa o zaman başarıyorlar diye biliriz.

Timur

15 Haziran 2020 18:03

Türkiye gibi 2. dünya ülkelerinin kalkinmada, kilasik dallarin disinda, en iyi kalkinabilecekleri dallardan birisi, Software Engineering dir. 

Timur

15 Haziran 2020 17:56

Sayin Dilipak, bakin cocuk 6 yasinda okula gidiyor. 12 yil beyni yikaniyor, dar ve cagdisi egitimle. 18 yasinda yüksek okula gitmek istiyor. Mesala Bilgisayar bölümünü seciyor. Oda ne Inkilap tarihi ders olarak karsisina cikiyor, odane Türk Dili ders olarak karsisina cikiyor..Devlet 12 yil beynini yikamis, ama kendinden emin degilki, 1 yil daha kafasini yikamaya calisiyor. Oysa 18 yasinda bir insan sorumlluluk almasi lazim ve hayatini kendisi cizmesi lazim. Yok olmaz..Eger bir cocuk 12 yil boyunca Türk Dilini ögrenemisse, o zaten Yüksek okulluk degildir... Sizin dediklerinizi bir cocugun yapabilmesi icin, Türkiyedeki baskici ve cag disi egitim siteminin degismesi lazim. Ikinci olarak kisitli olan imkanlarin kanalize edilmesi lazim. Her kasabaya yüksek okul acmakla, nüfusu 200 bin olan tasrada bir sehirde 40 binlik Üniversite yapmak, Ülkeyi nereye götürecek. Bu carpik düzene devlet/hükümet her yil onbinlerce eleman alarak destek vermektedir. Devletin görevi fabrikacilik yapmak degil, bilakis vatandasinin önünü acmaktir. Vatandas devletin üstünde olmasi lazim...Bir ülkeyi büyük sirketler degil, orta ölcekli sirketler kalkindirin. Orta ölcekli sirketleride dalinda uzman kisiler kurar ve büyütür. Bu mesala Almanyada böyledir. Uzman denince Prof falan anlasilmasin, sanatinda donanimli kisiye uzman denir, Mesala bir elektrikci ustasi dalinda uzmandir...Bir mobilya ustasi dalinda uzmandir. Bir ileri derece Bilgisayar programlamacasi dalinda uzmandir. Bakin yüksek okul mezunu, Prof yada Dr. demiyorum. Proflar Türkiyede sadece Ögretmendirler, Docentlerde ayni...Türkiye böylelerine önem vermezse daha gelisir. Bir Makina ustasi Türkiyenin gelcegidir, yoksa Makina Prof. degil.

Timur

15 Haziran 2020 17:38

Kisi basi Sosyal Medya kullanimi, günlük ortalama, 16-64 yas arasi, Saat olarak: Türkiye: 02:50 Fransa: 01:42 Almanya: 01:19 Güney Kore: 01:13 Japonya: 00:45 Kimin ne ile ugrastigi acik. Ve dünyada ne durumdalar oda acik

Malkoç

15 Haziran 2020 16:55

Teknoloji önemli ama tali mesele.. Asıl mesele evvelahirde İNSAN OLMAK, insan kalabilmek..... HDP KAPATILMALIDIR , SELAHATTİN DEMİRTAŞ İDAM EDİLMELİDİR ....

Zekeriya GÖKÇE

15 Haziran 2020 16:40

bu teknolojik gelişmelere bakarak biz atalarımızdan daha ilerdeyiz diye bir şeyler söyleyecek iddiada bulunacak oluyorlar hoppp almanlar maveraünnehirde bir pil buluyor İstanbul gibi bir şehrin elektrik ihtiyacını karşılıyorlarmış... sonra masallarda dillendirilen uçan halılar at kavmi düşünceleri ile her bir nesneyi hareket ettirmiş uçurmuş. sonra dağa bakıp içinde en elverişli taşları elleri ile çıkartıp taş şehirler yapanlar... ne mi kaldı onların şehirlerinden( çöller) insanların gitmediği yerler. ..

Kendi adıma Allahın bir kulu ve Ali rıza efendiye derin hoş görü mütavazi yorumlarınızın devamı bekliyok

15 Haziran 2020 16:21

sizler bu sutunlarda kadim dost olarak yazışmaya bekliyok sizleri biraz sallamak istedim baktım, sallamayınca agaç meyve bırakmaz teşekürler.

şenay doğan ALLAHIN 1KULUNA..

15 Haziran 2020 16:05

Allah'ın bir kulu bana kafa yorduğun mesai harcadığın için allah razı olsun...inşallah varsa yanlışım düzeltmeme vesile olursun.....allaha emanet olun

İLBEYHAN

15 Haziran 2020 15:34

ANTARKTİKA'DA ÇEVRE KORUMA Protokolü'nün Uygulanmasına Dair YÖNETMELİK yayımlandı..... Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca hazırlanan ANTARKTİKA'DA Çevre Koruma Protokolü'nün Uygulanmasına Dair Yönetmelik Resmi Gazete'de yayımlanarak, YÜRÜRLÜĞE GİRDİ.... RABBİM BÜYÜKTÜR , KERİMDİR , RAHİMDİR.... SIRA BİR GÜN , ANADOLUMUZ'a da gelir inşallah.....

Ali Rıza Aktar

15 Haziran 2020 15:32

Sevgili ve saygı değer hocam, yorumcu arkadaşlar, Bir örnek aldığım şahsiyeti daha zikretmek isterim. Kafkaslar çok karışık bölgedir. Avarlar, Laglar. Kumanlar, Teremekeler, Lezgiler, Çerkezler, Çeçenler, Acaralar, Azeriler … vardır. Müslüman grupları Şeyh Şamil toplamış, fitneyi bir miktar önlemiş ve Ruslara karşı 1825 ten 1877 (93 Harbine )kadar mücadele etmişler. Şeyh Şamil’e Ruslar annesi aracılığı ile makam, para, yarı özerklik teklif etmişler. Şeyh Şamil annesine böyle bir teklifi getirdiği için kırbaç cezası vermiş. Fakat annesi yerine kırbaç cezasını bütün ciddiyeti ile kendine tatbik ettirmiş. Daha sonra Ruslara esir düşmüş, Ruslar büyük saygı ve hürmet göstermiş Mekke’ye gitmesine izin vermişler. Gemi ile İstanbul’dan geçerken halk büyük iltifat etmiş, o zaman ki yöneticilerde. Şeyh Şamil yöneticilere siz Osmanlı olarak hiç bize yardım etmediniz, şahsıma yaptığınız iltifatın benim için hiçbir önemi yok diyerek, yüz vermemiş Hac görevini yaptıktan sonra vefat etmiştir ve Mekke’de defnedilmiştir.  

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle