--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Senetül Hüzün 2020

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
71

Bugün İsra gecesi. Hüzünlü Kandilinizi tebrik ediyorum. Tarihte “Sene-tül Hüzün” diye Hicri 10’da (Miladi: 619) Mü’minlerin annesi Hz. Hatice ve Peygamberimizi himaye eden amcası Ebu Talib’in vefat ettiği ve müşriklerin Müslümanları boykot ettiği yıla denir. O yıl Resulullah’ın büyük oğlu Kasım, ardından küçük oğlu Abdullah onun da ardından amcası Ebu Talib vefat eder. Amcasının kaybından bir ay sonra da annemiz Hz. Hatice’yi kaybeder. Bir yılda 4 vefat haberi. Bu senenin ilk çeyreğindeyiz. Mekke-i Mükerreme, Medine-i Münevvere ve onun şubeleri olan camilerimiz mahzun. Bugün, İsra’nın  yıldönümünde İsra’nın gerçekleştiği makam olan Mescid-i Aksa mahzun.

İki kıblemiz de işgal altında aslında. Tuva işgal altında, Tur-i Sina işgal altında. Adalet dağıtan şehid Bağdat, Necef, Kerbela kan gölü. Hz. Adem’in ilk Mekke’den ilk hicretinde ev yaptığı, ilk kardeş kavgasının yaşandığı, ilk ölümün gerçekleştiği, ilk kanın toprakla buluştuğu şehir Bilad-ı Şam ve Mescid-i Aksa’nın mik’ad alanı olan “Arz-ı Mev-ud” kan gölü. Gelecek günlerin neler getireceğini bilmiyorum. Sonuçta bu bizim için bir imtihan. Zalimler, Fasıklar, Münafıklar, Müfsitler için bir bela. “İçimizdeki beyinsizler yüzünden” biz de acı çekeceğiz, bu ateş zalimlere yardım edenleri de yakacak. 

Sonunda bu da geçecek. Ama unutmayın, “belanın da belası var”. Bu yaşananlar bizim için bir ibret dersi olmalı. Bir musibet, bin nasihat’tan daha iyidir. Bize hayır gibi gelen şeylerde şer olabildiği gibi, şer gibi gelen şeylerde Allah hayır murat etmiş olabilir. Biz O’nun ipine tutunursak, unutmayalım ki, “Hak şerleri hayreyler / Sen sanma ki gayreyler / Arif anı seyreyler / görelim Mevlam neyler / Neylerse güzel eyler! Korku ve panik yok, tartışma yok, dikkat, ihtiyad / tedbir, sabır ve tevekkül var! İbadetlerini aksatmama var. Kur’an-ı Kerim’in lafzını ve manasını okumak var. İtikaf’a girmek var. Geçmişin muhasebesini yapmak var. Siyer ve Peygamberler tarihini okumak var. Ölümle yüzleşmek var. Kıyamet ve ahiret gününü düşünmek var.

Bakın bu zor günler, o geleneksel içi boşaltılmış kurumları yerle bir edecek. Mehdi ve Mesih beklentisi, şeyhinin kerameti ile kurtuluş arayanlar da yorulur bu kriz uzun sürecek olursa. Kehanetler, komplo teorileri, sihir-büyü, ezoterik çözümler hepsi bir yere kadar.

Ramazan’a çok kalmadı. Bu sene toplu teravi namazları, ramazan etkinlikleri ve toplu kadir gecesi, toplu iftarlar olmayacaktır herhalde. Bakalım kurban kesimi ve bayramı, hac mevsimi gelince ne olacak. Ama benim için sorun değil. O’ndan gelen başım gözüm üzere. O’nun kaderidir kaderim, O’nun tayin ettiği zaman öleceğim. O’nun ikramıdır rızgım, Amenna ve Saddakna!. Ben O’ndan razıyım, yeter ki O benden razı olsun. Hayırlı / Şerefli bir ömür ve Hayırlı / şerefli bir ölümdür duam.. Benin kendi yaptıklarım ve yapmam gerekirken yapmadıklarım ile ilgilidir kaygım! Yoksa, beni gören, duyan, bilen, hüküm sahibi, “ol” deyince olduran, “öl” deyince öldüren, Kadere, Rızga ve Ecel’e hükmeden, “Din günün”ün sahibi bir Allah’ım var. Ne gam!

İsra 26 Recep 1441 / 21 Mart 2020 Cumartesi, Berat Kandili 7 Nisan 2020, Kadir Gecesi 23 Mayıs 2020, Ramazan Bayramı 24 Mayıs, Kurban Bayramı 31 Temmuz, 1-3 Ağustos, Hicri Yılbaşı 1 Muharrem 1442 / 20 Ağustos 2020, Aşure Günü 10 Muharrem / 29 Ağustos 2020, Mevlid Kandili 28 Ekim 2020.

Tek başına kendi ve ailem de değil kaygım. Elbette en yakınım, kendimden başlar yapacaklarım, en çabuk ve en kolay şekilde, güzel örnek olmak ve tecrübe sahibi olmak için. Yoksa ne ülkem, ne de İslam dünyası ile sınırlıdır kaygım. İnsanlık, ah insanlık.. Keşke beni öldürmeye gelenler bende dirilse de cennete giderken beraber olabilsek, Taife giden Peygamber gibi olabilsek.

Şimdi her zamankinden daha çok ibadet, dua ve hepsinden önce tevbe etmemiz gerek. Övünmeyi-dövünmeyi bırakıp, şunu kabul edelim artık: 

“Biz zalimlerden olduk” ve bütün bu olanların sebebi olarak bizim de ihmallerimiz vardı. Bu belaların hiç biri sürpriz değil benim için. Adım adım, göz göre göre geldi.. Deprem de öyle geliyor. Çevre de. Ahlaki durumumuz ortada. Herkes ötekileri suçlamadan önce kendine baksın!. Başkasının gözünde çöp aramadan önce kendi gözümüzdeki merteği çıkaralım. İman ettikten sonra Hak yoldan sapanlar yok mu! Dilleri ile söylediklerini kalpleri ile tasdik etmeyenler, başkalarını öğütlediklerini kendileri yapmayanlar, ehliyet-liyakat, emanet konusunda sözleri ile işleri birbirine uymayanlar yok mu, onlar inkarcılardan daha çok gazabı celb ederler yaptıkları ile. Çünkü Allah’ın gazabı, O’nun adını kullanarak O’nun rızasının aksine davrananları daha çabuk cezalandırır. O, bu gökdelenleri diken kibir sahibi “koyun çobanları”ndan yakanızı kurtarın. “Komşunuzun bahçesinden ya da kamudan çaldığınız yontulmuş taşı kendi evinin temeline gömenler”, o taşları evinizin temelinden söküp sahibine iade etmedikçe Allah’ın gazabından kurtulamayacaksınız! Helal-haram gözetmeden her haltı hapur hupur yiyenler, malı götürenler, başkalarının malına mülküne çökenler, karşı çıkanları ezenler, ehliyetsiz, fasık ve müfsit, kibir sahibi kişilere makam dağıtanlar ve o makamlarda oturanlar “yakın olan bir azabı bekleyin” denmedi mi size!. 

Dün yazdım, yine yazıyorum: Allah cahil ve zalim bir topluluğa yardım etmez. Onların üstüne pislik ve bela yağdırır, onların işlerini sarp dağlara sardırır. Her şey geçicidir. Her gecenin bir sabahı vardır. 

Selâm ve dua ile.

 

Yorumlar

(71)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Huylu huyundan vazgeçmez!

22 Mart 2020 11:36

Yorumlara baktım da sizi sırf iş olsun, görevlerini yerine getirmiş olsunlar diye okuyanlar var. Ülkemizi bırakın dünyanın her yerinde başta rüşvet ve adam kayırma olmak üzere Yahudi ve kılancılar misali sadece kendilerinden olanları insan ve Müslüman yerine koyan Fetö ve aklı tutulmuş besleme yandaşları, halen kendilerini aklamanın derdinde. Halbu ki, çalmadıkları ne kaldı? Bağışlar, hayırlar, sorular, iman, insan, adalet vs vs... Halen de çeşitli hileler ile en başta özelleştirilmiş iş ve ihaleleri almakla ülkenin kaynaklarını sömürüyorlar. Başka yerlere gideceği adı altında kendi mensupları için topladıkları yardımları çalıyorlar. Biraz aklı olan çevresine bir baksın. Hırsızlar kendini ele verir zaten. Çünkü, halen intikam peşindeler. O nedenle de ikide bir size doğru konuş, bugünün yarını da var diye telkinde bulunuyorlar. Aba altından sopa gösteriyorlar. Başlarındaki konsolos köpeğinin (kendi deyimiyle) dünyayı kurtaracağına inanıyorlar. Halbu ki o önce kendi dünyası ile ahiretini kurtarsın! Kurtarsa kurtarsa siz hainlerin günlük dünyasını kurtarır. En büyük bedduayı etmek geliyor dilime ama kıyamet alametlerinden biri de insanların birbirine beddua etmesi; o aklıma geliyor. Rabbim, "dünyayı imar etmeye geldik" diyerek insanları aldatan bu bozgunculara fırsat vermesin. Onları Allah(cc) bildiği gibi yapsın. Amin amin amin. Selamun aleyküm. Allah'a emanet olun.

Abdi

22 Mart 2020 09:46

Akıl ve bilim

Böbürlenme padişahım; senden büyük Yaratan var!

22 Mart 2020 01:36

TEK ÇARE KÜÇÜLMEK! Dünyanın hakimi olduğunu düşünen dev ekonomilerin ve devletlerin çöküşüne sahne oluyor 2020. Hepsi de bir bir devriliyor. Saltanatlarının sonu yakındır. Tahtlarından alaşağı edilecekleri günler geldi çattı... Onun için, üzerinden güneş batmayan krallığın bilge kraliçesi bile aniden saklandı; #İngiltere başsız kaldı. Sırada #İtalya, daha doğrusu #Vatikan var. Son derece dindar İtalyanlar, bunu kilisenin yanına bırakmayacaklardır. Beklenmedik belanın hesabını, uzun bir süredir onca haksızlığa karşı sesi soluğu çıkmayan, şimdi de birden oryadan kaybolan devlet liderleri #Papa'dan mutlaka soracaklardır. *** En büyük tantana da çok yakında #BirleşmişMilletler'de kopacaktır. Çünkü, hali hazırda birleşen bir şey kalmadı artık. Sonuç itibarıyla, ki o sonuç artık çok yakın: Dünya 5'ten büyüktür! *** İnsanlık, son yüzyılda dozunu fazlasıyla artırdığı azgınlığının ve aç gözlülüğünün cezasını çekiyor. Zulümlerin, cinayetlerin, açlıktan ölümlerin ve neredeyse türünü tüketmeye varan katlettiklerinin ahı çıkıyor! Ve hangi dinden, dilden ve milletten olursa olsun, insanoğlu insanın kıymetli olduğunu çok geç de olsa acı bir şekilde anladı. Şu şaşkınlığını üzerinden atabilirse, yeryüzünde yardımlaşma, dayanışma, empati ve paylaşma hızla artacak. Tok, açın halinden anladı; anlayacak! *** Şimdi en büyük korku, anarşinin sokaklarda kol gezmesi. Hatta bu ortamı fırsat bilecek türlerin ortaya çıkması. O nedenle, devletlerin en büyük sıkıntısı güvenlik. Hem de her açıdan. Kimin kime ne yapacağı belli değil çünkü. Çünkü, Dünya, şunu gördü ki, henüz anarşiye hazır değil! Kontrol edebileceği bir mekanizma yok. *** İnsanlar, kaosla birlikte birden beliren yokluktan, birbirini yiyiyor. Her şey kapanın elinde kalıyor. Çünkü, hiç kimse içinde bulunduğu lüksü, elinden kaçırmak istemiyor. O nedenle, bir tuvalet kağıdı için onca gürültü patırtı. Yakın da ondan daha öncelikli şeyler olduğunu fark ettiğinde ise, insanlığın toplumsal aydınlanması da başlayacak. *** Bu amansız #hastalık ve #salgın, bize/insanlığa şunu da gösterdi ki, büyükşehirler doğru bir sosyal yapılanma değil! Çünkü, hastalık çok çabuk yayıldığı gibi organizasyonlar da yetersiz kaldı. Hiçbir yapı, ihtiyacı karşılayamadı. Ne #alışveriş, ne #hastane, ne #polis ve #asker, ne de #sağlık sistemi! Hatta #belediye ve cenaze hizmetleri. Hiçbir şey kontrol altına alınamadı ve yasaklar ile korku yüzünden hayat durdu. Oysa ki, küçük yerleşimleri izole etmek çok daha kolaydı. İhtiyaçları karşılamak da, yaraları sarmak da, salgının önünü almak da. Her anlamda, az nüfusun, yeterli ekip ve ekipmanı sağlamanın öncelikli koşulu olduğunu bir kez daha ortaya çıkardı! Üstelik insanlar, çok daha ağır şartlarda bile, ihtiyaçlarını sıkıntıya düşseler de, gerçek üretimden, tarım ve hayvancılıktan kopmadıkları için bir şekilde karşılayabilirlerdi. *** Gözler ve kulaklar ister istemez bu konuda uzman bir grubu, #şehir plâncılarını aradı. Hatta "Şimdiye kadar neredeydiniz?" diye soranların olduğunu bile duyar gibiyiz değil mi? Yazan: kara #kalem #COVIDー19

Meva

22 Mart 2020 01:23

Allahım dünyayı kötü hale getiren biyolojik hemde pskolojik silah üreten ve bunları tasarlayanlari helak etsin hayatta herşey durdu dünya alt üst oldu ölenlermi şanslı yoksa sıkıntılarda yaşayanlarmı çok zor bir dönem ilerisi daha da zor geçecek gibi Allahım sen yardım et bizlere...

Ömer

22 Mart 2020 01:21

Sayin dilipak kucuk esnaf zaten oldu battik reis sadece zenginlerin hamisi olmus sokagima bir a101 kurdu 100 esnaf iflas etti hepimiz issiz kaldik bir kisi zengin olsun diye 100 kisi acliga suruklendi bu konulari hatirlatsaniz iyi olur aksine 2023 te biz hatirlatiriz imzalari mahfuz 5000 esnaf

Suat

22 Mart 2020 00:06

Sırf Dilipak burda diye,sadece onun yazıları için burdayım...

vahap kalyoncu

21 Mart 2020 22:03

Buram buram fetö kokan yorumlar var ama bu ummet bu zalimleri unutmayacak,Nemrutu bir sinekle öldüren Rrabbim ondan çok daha küçük bir virüsle bize ders veriyor ama anlayana.Sayin dilipak yazınız kalbiniz gbi güzel olmuş.Tüm müslümanların gecesi mübarek olsun.AMİN.

O.U.

21 Mart 2020 20:32

Kaleminize yüreğinize sağlık tebliğ niteliğindeki bu yazınızdan dolayı Allah razı olsun belalara gelince bizler Amentüye inandık iman ettik ve gerisi hikaye korona morona bunlar hikaye bence çok abartılıyor çok köpürtülüyor insanlar üzerinde bir korku imparatorluğu oluşturulmaya çalışılıyor tövbe hâşâ sanki normal ölüm yokmuş gibi bir hava oluşturulmaya çalışılıyor 

eyüp yılmaz

21 Mart 2020 20:01

teklif ediyorum.. hacca umreye niyet edenler, bunun için ayırdığınız paraları en yakınıňızdan başlayarak fakir ve ihtiyaç sahiplerine tasadduk edin.. ey hükümet; esnaf vs devlete borcu olup oluşan faizleri silin.. borç ana paralarını faizsiz 80 90 eşit taksite yapilandırın.. hem maddi hem manevi, memlekette mikrop kalmaz..

Meva

21 Mart 2020 19:57

Çok güzel bir yazı evet bu dönem oldu hüzün yılı Rabbim bizi bu sıkıntılardan kurtarsın inşallah en kısa zamanda...

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle