--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

PÜR TAKSİR!

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
32

Bizim geleneğimizin adab babında “fakir, pür taksir” diye bir şey vardı. Maksat gönül fakirliğidir burada. Zengin de olsa cömerlikte hep kendini eksik gören bir anlayış. Dünya malına tamah etmeyen, iktisad yapan, gösterişten sakınan, saçıp savurmayan bir kişilik. Sahi bizimkiler bu “fakir”lere ne kadar benziyor. Ve “pür taksir”. Kendini hep eksik gören bir mücrim. Kullukta yaptıklarını az ve eksik gören bir anlayış. İki günümüz birbirine eş olursa, hep eksiğiz demektir.

Hatasız kul olmaz. Ben hatasızlık iddiasında bulunanlardan korkarım; hata yapıp tevbe eden ve özür dileyip verdiği zararı gücü nisbetinde giderenlerden değil. Merhametimiz gazabımızdan, sevgimiz nefretimizden büyük olmalı bizim. Bağışlamayı bilmeliyiz ki, bağışlanabilelim.
Taha Suresi 44’te Firavun'a gönderilen Hz. Musa (AS)a hitaben; “Firavun’a gidin. O iyice azdı. Ona yumuşak söz söyleyin, olur ki sizi dinler, yahut Allah’tan korkar”  buyurulur. Bizim halimiz nicedir!? “Gavl-i leyyin” diye bir uslub vardı değil mi! “Güzel söz ve hikmet” diye bir ey vardı. “Kelam-ı kibar”ı kaybettik sanırım. Onların adetleri kötü olabilir.. Biz Alemlere rahmet olarak gönderilen bir peygamberin ümmetiyiz. Onların bize davrandığı gibi onlara muamele edemeyiz. O zaman ne farkımız kalır onlardan..
Bu anlamda “El emin” olmalıyız! Başkaları bizim elimiz, dilimiz ve yaptıklarımızdan emin olmalı. Ayrıca üzerimize vazife olan tebliğ görevini hakkıyla yerine getirmemize de mani olabilir. “Rahmân'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) «Selam!» derler (geçerler);” (Furkan 63).
Bu durum elbette bizim hiç hata etmediğimiz anlamına da gelmez. Onun için başkalarına öğütlediğimiz şeyler konusunda daha fazla dikkatli olmamız gerekir. Onların bizi anlamaları; dinin hakikatlerini, anlayabilecekleri şekilde onlara anlatmamızla mümkündür..
Cahillik başa bela. Bilmiyorlar. Onların hakikatin bilgisine ulaşmamasında; bizim güzel örnek olmamamız kadar, tebliğ görevini hakkı ile yerine getirmemek de var.
Onlar; biz onlara benzemeye çalışırken, niye bize benzemek istesinler ki? Para, makamla tanışınca, onlara daha çok benzemeye çalışıyoruz. Kendi dünyamızı onların kavram ve kurumları ile izah ediyoruz. Onlarla aynı zeminde buluşuyoruz.
Evet “Onlar cahildirler, bilmiyorlar." Batıl bir yolun yolcusudurlar, ama farkında değiller. Eğitimleri böyle, gelenekten kopuk bir hayatları var, Media ve piyasa böyle. O zaman sonuç ta böyle oluyor. Onların hakkaniyetli davranmalarını bekleyebilmek için bakış açılarının değişmesi gerek. Aksi takdirde bu kimseler için “hak–hukuk” denilen mevzu, kendi çıkarları ile ilgili bir konudur. Ki onlar için aslolan çıkarlarıdır. Çıkarlarına zarar veren bir konuda ilkeler değerini kaybeder. O ilkeler helvadan bir 'put’a dönüşür ve acıkınca onu yiyeceklerdir.
Batılın tasviri, saf zihinleri idlal eder” Onun için her yanlışı aleni bir tartışma konusu yapmak, her zaman doğru bir sonuç doğurmayabilir. İddialar; kişi ya da topluma karşı açık ve yakın bir tehdit oluşturmuyorsa, belki görmezden gelmek, reklamını yapmamak açısından daha doğru olabilir. Burada iki kuraldan biri; "yanlışa karşı çıkan"ın benzer bir "yanlışla malul olmaması", iki; "doğrusunun söylenmesi"dir. Bir yanlıştan söz ediyorsak, yanlışı yapan kişiye değil, yanlışa odaklanmalı ve kişiyi yanlıştan uzaklaşmaya davet etmeliyiz. Yani kişiyi kazanmayı esas almalıyız. Bir "günah keçisi” bulup, olayı kişiselleştirerek, kişinin kendi yanlışını savunması konusunda olayı onur ve inat meselesi haline getirmekten kaçınmalıyız. Kişinin adını o yanlışla özdeşleştirerek, geri dönüş yollarını kapatmaktan sonuna kadar sakınmalıyız.
Belli bir kişiyi hedef alırken, onun ailesi, ideolojik ve politik temsil ve aidiyetini de dikkate alarak, temsil ve aidiyet ilişkisi çerçevesinde aynı grubta yer alanların yanlışı savunmamaları konusunda çok daha fazla dikkatli olmalıyız. Bir kişiden ve topluluklardan yola çıkarak, bir kesimi topyekun hedef alacak söylemlerden kaçınmak, onların yarın kalplerinin İslam’a Hakka, hakikate ısınmasının önündeki engelleri tahkim etmememiz gerekir. Kişiler ve cemaat ya da toplulukları eleştirirken, her zaman eleştiriyi daraltmak ve daha geniş kitlelere sirayetini önlemek konusunda dikkatli olmak gerekecektir. Firavun’un evinde Hz. Musa Hz. Harun, Hz. Asiye vardı! Firavun'un hizmetkarı Haacer, bizim annemizdi. Her ülkede, her yerde, her zaman, iyiler ve kötüler olabiliyor. Bazan insanlar iyi-kötü arasında gidip gelebiliyor.
Birileri, ille de Satanist olması gerekmiyor. Şeytan hepimizin nefsinin yoldaşı! Hepimizin başının belası. Nefsimiz ise Şeytanın azad kabul etmez kölesi olabilir, terbiye edilmezse. Birileri bazı şeyleri, davranışları nefislerinin ve Şeytanın oyuncağı olduğu için sergiliyorlar. Bize düşen kötülüğe iyilik, tahammülsüzlüğe karşı sabırla, hakkı güzel bir uslupla söylemek olmalı, bıkmadan usanmadan. Kimbilir belki, birileri hidayet için, Hz. Yunus’un kavmi gibi son günü bekliyordur..
Olumsuz örnekler olarak bir yanda Ebu Cehil, Ebu Leheb, Karun, Haman örnekleri olsa da, Hz. Hamza’yı şehid eden Vahşi’yi, Ebu Sufyan’ı düşünelim. Onları İslam’ın azılı düşmanı olmaktan İslam sancağı altında cihad eden bir şahsiyete dönüştüren bir devrimin adıdır İslam. Hz. Peygamber'i öldürmek üzere yola çıkan Hz. Ömer’i hatırlayalım!
Rabbim; hakkı hak bilip ona tabi olmayı, batılı batıl bilip ondan uzak durmayı ve dininin güzel örnekleri ve hizmetkarları olmayı bizlere nasip eyle.
Amin.
Selam ve dua ile.

 

Yorumlar

(32)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Muhammet Alkaç

27 Mayıs 2020 00:56

Amin. Naçizane. Bir günü bir gününe eşit olmamak için her gün bir şeyler öğrenmeye gayret ediyorum. Yaş 72. Kıymetli Dilipak, Siz ve sizin gibi kıymetli insanlardan faydalanıyorum. Allah razı olsun. Milli eğitim emeklisiyim. İnsanları mahkeme edip, son değerlendirmeyi Cenabı Allah yapacak. Dediğiniz gibi biz tebliğ görevimizi yaparız. Kırmak dökmek kolaydır, kazanmak zor iştir insanı. Muallimken tırnak muayenesi yapardım. Tırnaklarını kesenlere aferin, kesmeyenlere söz yok. Çocuklar aferin almak için tırnaklarını keserdi. Sigaradan kurtulalı40 yıl oldu çok şükür. Sigara içtiğimde çocuklara sigara içmeyin diyemezdim. İyi örnek olmak gerekir. Biz gerek evlerde, gerekse okul ve diğer kurumlarda sadece öğretim yaptık. Eğitim yapmadık. Yapamadık. Bu halen böyle. Zaten helal lokma boğazımızdan geçmiyor ki. Partici olmayalım dediniz. Çok doğru. Biz particilik yapıyoruz. Bu durumda bizi ayrıştırıyor. Parti tutulur. Seçim zamanı gider oyunu verirsin. Ancak Siyaset her zaman yapılır. İyi, güzel, doğru bildiğimiz işleri yapanlara dua eder alkışlar, översin. Aynı parti veya dernek v.s. yanlış ve kötülük yapıyorsa onunda söyleyebilmelisin. Rahmetli Üstad Necip Fazıl Kısakürek, hatırlayabildiğim kadar şöyle konuşmuştu." İslam'da parti purti yoktur. Güzel işler yapanın ✋ inden tutar ayağa kaldırırsın, yanlışı da ısrarla söylersin. Okuyabilir ve uygun görürseniz sevinirim. Kur'an ve Sünnete uygun yaşayanlardan olmayı nasip etsin yüce Mevlam. Amin. Selam ve dua ile İnşallah.

haa

26 Mayıs 2020 04:05

millet o kadar Soyulduki. her yer soygun. vodafon soygun. türksel soygun. Bankamatik soygun. Su faturası soygun. Çerez fiyatı soygun 100-200 tl 1 kilo. Karpuz fiyatı soygun. Et 55ten 65TL. Bir anda. Önce soğan 10TL oldu. HALK ŞEYTANIN GÜCÜNE TAPIYOR. Halk şeytanın örgütüne katılıyor. şeytan galip geliyor. Tarikatlar bu konuda öncü. Haklıyı destekleyen yok. Yağma varsa ortak çok oluyor. %70i müslimanın $$a tapıyor. sevme değil Tapınma. direkt tapınma. 5 vakit secde $$$a. en çok takkeliler.

Ömer Faruk demir

25 Mayıs 2020 23:52

Bizler sessiz çoğunluğun düşünceleriyiz. Bizler Haala kendimizi ve Neslimizi eğitimin şerrinden, medyanın şerrinden, İnternetin şerrinden, yasaların şerrinden, egoist, münafık, bencil, ahmak ve bilmediğini bilmeyen cahil tüm şerlilerin şerrinden, ve bütün bu şerleri en iyi şekilde organize eden şeytana kanmış koca ahmakların şerrinden ve tüm bunlara hüküm geçirecek büyük fitne olan deccalin şerrinden: Bizi ve Neslimizi koruması için Rabbimiz olan Allah Azze ve Celle ye dua eder. Bu şerlileri durdurmaya bizleri vesile kılması için, dua namaz ve gayret ile ondan yardım dileriz. Vesselam

Niyazi N.

25 Mayıs 2020 22:54

“Batılı tasvir, saf zihinleri idlal eder” sözü çok güzel ve veciz bir ifade. Alıntı yaptığınız anlaşılıyor, ancak kaynağını ya da sözü söyleyeni de belirtmeniz gerekmez miydi? Dua ve selam.

Salih

25 Mayıs 2020 22:09

Bu yazıyı bugünkü iktidar sahipleri iyi okumalı ve iSlama aykırı olan ayristirici dili bırakmalı.. 

Zeki şimşek

25 Mayıs 2020 21:13

E devletten din değiştirme hizmeti başlamış. Konu hakkında GÖRÜŞÜNÜZ nedir.

Jurnal

25 Mayıs 2020 20:02

Hz ÖMER raduyallahü anh. ADELETİYLE MEŞHURDUR

TÜRKİYE 38

25 Mayıs 2020 19:50

Biz okunan ezanla alay eden çocuğu yanina çağırıp "bir daha oku " "ne güzel okuyorsun" diyerek onu kazanan peygamberin ümmeti ne hale geldik böyle.Cami minaresinden marş türkü olayı. Yapılan densizlik te olabilir ihanette olabilir. Ama bu milletin çok gördüğü maraş çorum madımak vs proveaksiyon olamaz mı? 

Nostalji

25 Mayıs 2020 18:08

dinlere ve dindarlara özellikle Siyasi islamcılara karşı ,evet bizzat onlara karşı "sosyal mesafemızı koruyalım lütfen ". ben şahsen uslanmazlara 2 metreden fazla yaklaşmıyorum! Doğrusu bu. 

Rabia

25 Mayıs 2020 17:44

Sayın Dilipak korona virüsü insanların, kısacası herşeyin fıtratını hemde çok kısa bir sürede hatırlattı.birileride bunun farkında.fakat konu sizin gibi binlerce hocanın ayaklarının İslâm dini üzerinde sabit kalması.bunu şunun için söylüyoruz; biryerlerde iman kırıntısı görünce ;şöyle bir kulağımızın üstüne dönünce çalışkan bir hoca !bize Allah'ın rahmetinin bizimle olduğuna dair bir ümit ışığı oluyor.ne kadar çok imanlı hoca o kadar dünya ve ahiret mutluluğu.Allah sayılarınızi artırsın deriz.nasihat insanlara iyi gelir deriz.Saygilar selam ve dua ile Allah'a emanet olun 

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle