--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“O”ndan ayrı geçen günler!

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
40

Peygamberimizin Miladi 632’de bugün vefat ettiği kabul edilir. Aradan yaklaşık 1400 yıl geçmiş. O ahir zaman peygamberi idi. Ve o “Hatemünnebi” idi. Biz ise O’nun ümmetiyiz. Onun yaşadığı zaman insanlık tarihinde ikindi vaktine tekabül ediyordu. O son haccını (9 Zilhicce l0 H./8 Mart 632 M. Cuma) günü yaptı. Burada okuduğu hutbe, bir vedanın haberini veriyordu. O hutbe aynı zamanda bir vasiyet hükmündeydi. O Vedâ Haccı’nda, o Cuma günü zevâlden sonra devesi üzerinde, Arafat Vâdisi’nin ortasında 124 bin Müslümanın şahsında bütün insanlığa şöyle dedi: “Hamd Allah’a mahsustur. O’na hamdeder, O’ndan yardım isteriz. Allah kime hidâyet ederse, artık onu kimse saptıramaz. Sapıklığa düşürdüğünü de kimse hidâyete erdiremez. Şehâdet ederim ki; Allah’tan başka ilâh yoktur. Tektir, eşi ortağı, dengi ve benzeri yoktur. Yine şehâdet ederim ki, Muhammed O’nun kulu ve Rasûlüdür. Ey insanlar! Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım. İnsanlar! Bugünleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız, namuslarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur. 

Ashabım! Muhakkak Rabbinize kavuşacaksınız. O da sizi yaptıklarınızdan dolayı sorguya çekecektir. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyetimi, burada bulunanlar, bulunmayanlara ulaştırsın. Olabilir ki, burada bulunan kimse bunları daha iyi anlayan birisine ulaştırmış olur. Ashabım! Kimin yanında bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki, Riba’nın her çeşidi kaldırılmıştır. Allah böyle hükmetmiştir. İlk kaldırdığım Riba da Abdulmutallib’in oğlu (amcam) Abbas›ın Ribasıdır. Lakin anaparanız size aittir. Ne zulmediniz, ne de zulme boyun eğiniz. Ashabım! Dikkat ediniz, cahiliyeden kalma bütün adetler kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Cahiliye devrinde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib’in torunu Iyas bin Rabia’nın kan davasıdır. 

Ey insanlar! Muhakkak ki, şeytan şu toprağınızda kendisine tapınmaktan tamamen ümidini kesmiştir. Fakat siz bunun dışında ufak tefek işlerinizde ona uyarsanız, bu da onu memnun edecektir. (…) Ey insanlar! Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah’tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah’ın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah’ın emriyle helal kıldınız. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, kadınların da sizin üzerinizde hakkı vardır. (…)

Ey mü’minler! Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler, Allah’ın kitabı Kur-ân-i Kerim ve Peygamberin sünnetidir. Mü’minler! Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman Müslüman’ın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeştirler. Bir Müslüman’a kardeşinin kanı da, malı da helal olmaz. Fakat malını gönül hoşluğu ile vermişse o başkadır. Ey insanlar! Cenab-ı Hak her hak sahibine hakkını vermiştir. Her insanın mirastan hissesini ayırmıştır. Mirasçıya vasiyet etmeye lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden kimse için mahrumiyet vardır. Ey insanlar! Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Adem’in çocuklarısınız, Adem ise topraktandır. Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahın da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah’tan korkmaktadır. Allah yanında en kıymetli olanınız O’ndan en çok korkanınızdır. Azası kesik siyahî bir köle başınıza amir olarak tayin edilse, sizi Allah’ın kitabı ile idare ederse, onu dinleyiniz ve itaat ediniz. Kimse kendi suçundan başkası ile suçlanamaz. Baba, oğlunun suçu üzerine, oğlu da babasının suçu üzerine suçlanamaz. 

Dikkat ediniz! Şu dört şeyi kesinlikle yapmayacaksınız: - Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmayacaksınız. - Allah’ın haram ve dokunulmaz kıldığı canı, haksız yere öldürmeyeceksiniz. - Zina etmeyeceksiniz. - Hırsızlık yapmayacaksınız. İnsanlar! Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz? Sahabe-i Kiram birden söyle dediler: ‘Allah’ın elçiliğini ifa ettiniz, vazifenizi hakkıyla yerine getirdiniz, bize vasiyet ve nasihatte bulundunuz, diye şahadet ederiz!’ Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz (S.A.V.) şahadet parmağını kaldırdı, sonra da cemaatin üzerine çevirip indirdi ve söyle buyurdu: “Şahit ol yâ Rab! Şahit ol yâ Rab! Şahit ol yâ Rab!” 

O gitti. O’nun gittiği yere Ebu Cehiller ve Ebu Leheb’ler de gitti. Nebiler ve Resuller cennet bahçelerinden bir bahçede, ötekiler ise cehennem çukurlarından bir çukurda hesap gününü bekliyorlar. Bir yanda “veresetül enbiya”ların, bir yanda Ebu Cehil’lerin dostları aynı mücadeleyi sürdürüyorlar.

Bugüne gelince, heyhat ki heyhat! Biz tefrikaya düştük ey resul. Mal ve makam ihtirası bizi bitirdi. “Fil orduları” ve “kitap yüklü eşekler” yeryüzünde İlahlık ve Rablik taslıyorlar. Ebu Cehiller ise kıtalar dolaşıyor. Mekke, Medine, Kudüs, Mukaddes Tuva ve Tur-u Sina inkârcı ve zalim toplulukların elinde. Ahir zaman fitnesi ile insanlar ne yapacağını bilemez halde sarhoş sağa-sola saldırıp duruyorlar. Lût kavminin helakine sebep olan sapkınlar ve nefsini şeytana satan sapkınlar kendilerinden olmayanlara meydan okuyorlar. Bizimkiler de dünya metaına tamah ettiler ve giderek daha çok onlara benziyorlar. İnşallah daha da geç olmadan, Yunus kavmi örneğinde olduğu gibi o son gün gelmeden uyanırlar. Karanlığın en koyu anı aydınlığa en yakın olduğu zamandır. Sen’den ayrı geçen günlerin sonuna yaklaştık. O büyük günün fitnesinde inşallah Allah’ın bizi koruması için tövbe edenlerden olur ve O’nun ipine tutunuruz. “Aman efendim aman, galiba ahir zaman”. 

Selam ve dua ile. 

 

Yorumlar

(40)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Kamil

9 Haziran 2020 12:03

Yerelde çift başlılık ortadan kaldırılabilir. Valiler seçimle gelsin bld başkanları atanmış vali yardımcıları olsun. Ozaman hem tasarruf hemde hızlı hareket edilirde acaba bugünkü Türkiye de pkk ve fetonun siyasi uzantıları varken bunları uygulamak ulus devleti yok etmenin yolunumu açar bide ona cevap vermek lazim.

Amin

9 Haziran 2020 08:41

600 milletvekili de israf değil mi. Para saçmak için icat edilmiş. 400 bile çok bu kadar işsiz, 7 milyon Suriyeli, ve zorunlu harcamalar varken.

Analiz- yazilariniz

9 Haziran 2020 01:38

Dine uygun yaziyorsunuz. Tesekkurler! Keske bir de muhalefetin ulke menfaatlerine aykiri nasil gavurluk ettiklerini yazsaniz. ..

Kemal

9 Haziran 2020 00:52

Allah razı olsun (peygamberimiz veda hutbesini ) su gibi yazınızı okudum mutlu oldum.

Ömer Faruk demir

8 Haziran 2020 23:40

Hatırlattığınız için sağolun hocam. Biliyoruzki hertürlü imtihandayyız. Safları sıklaltıralım diyorduk. Araya corona girdi. Bu corona şeytani bir iş gibi...... Efendimiz buyurmaktadır ki. Bir kişi iyi şeyler yapmak için atına binip yola çıksa, Allah cc ona Melekler görevlendirir. Vee o kişinin aklına hayır ve güzellikler fısıldarlar. Yine birisi şer ve kötülük için atına binse gideceği yere varanakadar ona bir şeytan musallat edilir ve o da kişiye sürekli kötülük ve şer fısıldar... Elhamdülillah iman var, imkan var. Yarabbi bizi doğruluk üzerine ayaklarımızı sabit kıl. Bizleri istikamet üzere eyle. Ve bizleri Rızana ulaştıracak ameller işleyenler eyle. Amiin

Y Akit okuru

8 Haziran 2020 21:44

Hz Peygamber Efendimiz (sav), size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız buyuruyor. Bu zamanda müslümanların şaşırmadığını iddia edebilir miyiz? Emanet bırakılan Kur'an ve sünnet nerde, biz neredeyiz? Bu sahipsizlik kıyamet alametleri mi hocam?

Albayrak

8 Haziran 2020 20:11

Herkez neden elini taşın altına koymuyor herkez günahı için bi başkasını suçluyor neden herkez kendini masum görüp kimseye empati ile yaklaşmiyor.. 

Oğuz

8 Haziran 2020 18:52

Geç hu hikayeleri

Ali

8 Haziran 2020 18:46

Sıktın hoca ya

Erhan kılıç

8 Haziran 2020 17:53

Dünyaya neden geldik sorusunun birden fazla cevabı var...birinci cevab ölmeye geldik...ikinci cevab yaradanı tanımaya...imtihan olmaya...nefsi ıslah etmeye...bilirim diyenleri görürsün tüm bu hengamede....tanımak ne ...bilmek ne...bilinirsin o ayrı...şehvetleride tanırsın...riyaset şehveti ne dehşetli şehvettir...boğuldukları kıyısız Umman haline getirdikleri ilim noktasında.....

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle