--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Makasıd-ı İdare ve Riayet-i Maslaha

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
35

“İdare-i Maslahat” diye onun da içini boşaltmışız. “Kitabına uydurmak” diye bir sapkınlık var. Hükmü değiştirmeden “yolunu bulmak, kılıfına uydurmak”. Oysa Maslahat “sulhetmek anlamına gelir. Burada aslolan  Hakkı koruma noktasında bir icraattır. En yüce değer Hak ve O’nun rızası olacaktır. Onun için ilk adım, aklımızla vijdanımızı barıştıracağız. İkici adım insanı insanla barıştıracağız. 3. adım insanı fıtrat, yaratılış ve tabiatla barıştıracağız. Bu 3 barış bizi Allah’la barışa götürecektir. Değilse insan Allah’la savaştadır. Unutmayalım, Allah’ın bir adı da “Barış/Selam”dır. İslam da o kökten gelir. Barışa giden yolda, kimse kimseye İlahlık ve Rablik taslamayacaktır. Herkes inandığı gibi yaşayacak, düşündüğünü özgürce ifade edebilecektir. Haksızlık kimden gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsun, mazlumdan yana, zalime karşı olacağız. Zalim babamız da olsa, mazlum düşmanımız da! Bir topluluğa olan düşmanlığımız bile bizi onlar hakkında adaletsizliğe sevk etmeyecek. Bu dünyada tartışıp durduğumuz konularda hakikatin bize gösterileceği bir gün var. Bize hayır gibi gelen şeyde şer, şer gibi gelen şeyde Allah hayır murat etmiş olabilir. Herkesin dini, hayat tarzı kendine. Yeter ki 5 şarta aykırı olmasın. Onun dışında hoş görmesek de tahammül edeceğiz. Sabredeceğiz, ötekileri kazanmaya çalışacağız, tebliğ görevimiz var. “Müellefetül gulub”, “Hılful Fudul” geleneğimiz var.

Ötekilerle erdem üzere her zaman ittifaklar kurabiliriz. Erdem üzere olmasa bile değer üreten herkesle, başkalarının Hak ve hukukuna, temel emniyetlerine yönelik açık ve yakın bir tehlike oluşturmamak kaydı ile nimet ve külfet dengesine dayalı itilaflar kurabiliriz. Bizim elbette düşmanlarımız da var. İlk düşmanımız nefsimiz, kibrimiz ve buna dayalı ihtiraslarımız ve öfkemizdir. Ve sonra Hakka, hukuka, adalete karşı savaş açanlar! Hak, hakikat, adalet düşmanı müfsidler, müstekbirler, münafıklar.

Kamu düzeni, kamu güvenliği, kamu yararı sağlık, genel ahlak hepsi “Şeriat” kavramının içinde mündemiçtir. “Şeriat” Meşruiyetin temeli, kaynağı, esası ve özüdür. Şeriat’a uygun olmayan her şey “Gayri meşru”dur. Şeriat, bu temel değerler çerçevesinde herkes için en iyi olandır. Hiç kimsenin temel hak ve hukukuna karşı bir tehdit oluşturamaz. Böyle bir şey varsa, (ki her zaman olmuştur ve bundan sonra da olacaktır. Şeytan insanları Allah’la aldatmak için onların nefis kapılarını çalmaya devam edecektir) o Şeriatın istismarı ve suiistimalidir..

Bakın her halukârda haksızlık kimden gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsun” duracağımız yer belli. Sözü dinleyecek, işe bakacak, doğrusuna tabi olup, yanlışına karşı çıkacağız”. Bir karar verirken istişare ve şûradan ayrılmayacağız. İşi ehline vereceğiz ve liyakattan ayrılmayacağız. Irkçılık, kavmiyetçilik, dincilik, hemşehricilik, partizanlık, trollük, tetikçilik yapmayacağız. Sabırlı olacağız, kibirlenmeyeceğiz. Yoksa Allah’ın yardımı bize ulaşmaz, kaybedenlerden oluruz. Edebli olacağız. Edepsizlerden uzaklaşacak ve onları çevremizden uzaklaştıracağız, Allah’ın yardımının bize ulaşmasını istiyorsak. Yoksa, Allah bizim ipimizi bırakırsa, yandık ki, ne yandık. Zalimlere yardım edenler için bekleyen bir ateş var! Allah onların işlerini sarp dağlara sardıracak!

Bakın yasayla düzenlediğiniz her konuda karar veren siyasilerdir. Uygulayıcılar da bürokratlardır. Rüşvet de, torpil de işte bu bataklıkta hayat bulur. Kapalı kapılar arkasında gizli kapaklı işlerle Şeytanları ile buluşur insan. Politikacı “cam ev”de oturmalıdır. Şeffaf olmalıdır, icraatı denetlenebilir olmalıdır. Hesab verilebilir konumda olmalıdırlar. La yüs’el olmamalıdırlar. Erişilebilir olmalıdırlar. Değilse kibir onları Haktan ve halktan uzaklaştırır. “Selam verirsiniz rüşvet değildir diye almaz olurlar”. Hayır diye yaptıkları gösteriştir, günahlarını gizlemek için halkın gözüne çektikleri perdedir onlar. “Bir hırsız bir bağdan bir bostan çalarmış rüşvet alan biri bir bostan karşılığında bir bağı satarmış”. Torpil de makam hırsızlığıdır aslında. Başkasının hakkını yemektir. Kul hakkının gasbıdır. Kişi şarap masasından kalkmadan tevbe etmiş sayılmayacağı gibi, haram mal ve parayı, kul hakkını sahibine iade etmeden de tevbe kabul edilmez. Tevbe etmeden de affedilmez. Aksine gazaba muhatap olur. İşler çığırından çıkınca, kendilerine kamu malına ve makamına tamah eder, servet ve makam düşkünü kifayetsiz muhterisler, makamları işgal edince “kahtı rical” dönemi başlar. Cilalı adam döneminde her iyilik onların, her kötülük ötekilerin olur. Herkes kendini merkezde görür. Onlar olmasalar her şey mahvolurdu sanki! Etrafındaki meddahları hep bunu söylerler. “Şeyh uçmaz, mürit uçurur” hesabı, gün gelir kerametleri anlatılmaya başlar. Böyledir bu işler. Tarihin çöplüğü bu hikayelerle doludur.. Çıplak kıralların kaftanlarına övgüler dizilir gün gelir. İşte o zaman helak yakındır. Siyaset “dua ile istenen bela”ya dönüşür.

Neyse, sorun değil, her topluluk layık olduğu gibi idare edilir. Tencere yuvarlanır kapağını bulur. Yoldan çıkmış bir kavime zalim bir hükümdar gerekir. Hep birlikte cehenneme giderler. Bu oyunun dışında kalanlara gelince, Allah’ın ipine sımsıkı tutunanlar mahzun olmayacaklar. Birilerinin zulmüne uğrasalar da o Allah’ın gazabının onlar üzerinde tecellisinin vesilesi olacaktır. Allah’ın ipine tutunanlara gelince onlara bu yolda sabır ve direnişleri sebebi ile din günü yaptıklarının karşılığını kat kat fazlası ile alacaklardır. 

Selâm ve dua ile. 

 

Yorumlar

(35)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Islami yasanan inanan güzel kerdeslerim

5 Mayıs 2020 23:38

Seriat Allahin kullarina, emirleri, helal, ve yasaklari kurallari. Tabiri, caizse sayin dilipak hoca konferas ne konusmmalarlnda, bir hatirasinda söyle anlatir. Ben seriat istiyom demis. Ve, böyle bir söz cüret yürek ister tutuklamak isterler, sayin dilipak hoca ben seriat dedim. Seriat 4 gidisli otoban yol demek sen istemeye karsimisin deyince vaz geciyorlar. Yol deyince araba yolu deyil. Ip deyince iyi partinin ipi deyil. Alllahin kurani, nasarilin tefrikaya düsmeyin.

Albayrak

5 Mayıs 2020 00:25

Hocam sanırım kıyametten önceki son çeyrekteyiz doğrunun manasını dürüstlüğün önemi kalmadıgi iyiliğin yeni nesilde ezik olarak görüldüğü yardımlaşmamin milli değerlere saldırmak olduğunu gösteriyor birileri dini elhamdülillah Müslümanız diyoruz İslamin şartlarıni sayamiyoruz yalancının elustunde tutulduğu... dolandırıcıların binlerce kişiyi mağduriyeti adaletimiz tarafından ödüllendirilir gibi serbest kalması...her hocanın dini ayrı ayrı yorumlamasından din istismarcilarinin çıkması söyledikleri ile yaptıklarımın birbirini tutmadığı..dünyada çocuk bayramın tek olduğu ülkede çocuklara sapıkligin asilandigi zamandayız.. konuşmaktan ileri gidilmiyor diyanet başkanı hedef alınıyor gereği yapılmıyor eee hocam ne yapilacak şimdi adalet zamanında ve hızlı işlerse adalettir... İnsanların canı malı itibarlari hiçe sayıldıkca güven kalmayacak ve insanlar bu güvensizlik te yakın zamandalarda kendi adaletini kendi vermeye kalkacak yine suçlu olacak hocaa ne yapacak bu insanlar partimizin başındaki gibi ADALET istiyoruz ama geç kalmadan suçlunun suçunu hemen alacağı ADALET o zaman ülkede düzen oturur herşey yoluna girer kısasa kısas olsun...itle YİĞİT ayristirilmali artık saygılar bizden

KAAN COŞKUN

4 Mayıs 2020 21:24

Hocam her gün yazılarınızı dikkatle okumaya, aklım yettiğince düşünmeye çalışıyorum. Hayırlı ömürler dilerim.

Yazi Analizi

4 Mayıs 2020 21:09

Birlik olmaz isek ic ve dis dusmanlara karsi zayif kaliriz. 

İLBEYHAN

4 Mayıs 2020 19:18

2020 ; bir geldi , pir geldi ..... Neye uğradığımızı şaşırdık .... İçimizde cünupmu var, nedir .... DEPREM , SEL , ÇIĞ derken CORONA VİRÜSÜ .... Derken PENTAGON , UFO görüntülerini yayınladı .... Geldiler, burdalar dedi.... Dün ise , ÇİNLİLER , SES KAYITLARINI YAYINLADI , UZAYLILARIN .... Arkasını kesmşyor.... Ne 2020 imiş... DAHA 8 AY VAR 2021 'e.... Neler meler olabilir, bu gidişle.... Başladığı gibi giderse, Yandı gülüm keten helva... Bakalım , FİNALİ nasıl yapacak....YA TURBUN BÜYÜĞÜ HEYBEDEYSE, seyreyle gümbürtüyü... Final derken , SEZON FİNALİ YAPARSA , ....

Tamyobazfehmi

4 Mayıs 2020 19:09

Doru hojam nasil hakediyosan ole yonetiliyon 

Hasan Baysal

4 Mayıs 2020 18:32

Şu  alandan, çıkıp gerçek hayata dönsen harika bir kişi de olacaksın. Yazarlığına zaten laf yok! Ne dersin, sayın hocam.

Akit okuru

4 Mayıs 2020 18:30

Yazdıklarınızın yüzde birine uyulsa yıllardır zulüm altında inleyen aç bırakılan işinden kovulan toplumdan izole edilen özelde bile çalışması halen yasaklı olan bu yüzbinlerce masum mazlum ve mazur insanlar için bugüne kadar yazdıklarınız söylediklerini karşısında yarın hesap günü karşılaşınca ne cevap vereceksiniz bari m efendinin gördüğü rüyayı dile getirip bir helalleşme yolu açabilirsiniz ben sizi kırk yıldır okuyan sade bir vatandaşın Sadece Allahın kuluyum hatırlatayım dedim

KHK 683

4 Mayıs 2020 16:17

Sayın dilipak barıştan bahsediyorsunuz. En başta şu siyasetciler dilini bir düzeltse derim. Toplumun mağdur kesimleriyle barışmak helalleşmae lazim gerekmez mi ? 4 yıldır mağdurum. Devlete muracat etmiştim 1000 tl yardım ve maskelerimiz geldi. Allah Devletimize zeval vermesin.hiç ümüdüm yoktu . Yine ayırirlar diye düşünüyordum. Bu bizler ile Devletimizin barışması konusunda başlangıç olsun inşaallah. Ben Devletime " sadakatsizlik" yapmadim. Resmi okula ögrenci göndermek , Bankaya para yatırmak , darbe gününe kadar basılan dağıtilan gazelelerden almak " sadakatsizlik " olmsa gerek. Bazilari diyordur şimdi. Başbakan TAYYIP Erdoğan sizi uyarmıştı. Sayin Başkanımız şimdi de uyarıyor . CHP pislik çöplük diyor , cumhurittifakı haricindekileri ...likle suçluyor ama toplum kitleler halinde chp yi veya diğer muhalefeti terk etmemekle suç mu işliyor. Devlete " sadakatsizlik " mi yapiyorlar.Diye benimde sorma hakkım doğar o zaman.

Ahmed 61

4 Mayıs 2020 16:15

Bismillahirrahmanirrahim.Nerede olursak olalım Allah bizimledir.Gözetleyendir.Mesela biz müslüman olarak kendi evimizde bile şeriatı yaşamıyorsak kimseyi suçlamaya hakkımız yok.Hepimiz suçluyuz.Allah bize korkutucu olarak yetmedimiki yine günah işliyoruz.Biz nezaman evimize şeriatı getirirsek onun hükümlerinetam manasíyla uyarsak ozaman şeriat geldi demektir....Allah (cc) zerrelerin hesabını soracak oolandır.Şeriatín gelmesini isteyenler şeriatı yaşayanlardır...gerisi gevezelik yapan .....lardır

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle