--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kriz ne zaman patlar?

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
50

Birileri bulanık suda balık avlamak isteyebilir. Korona krizini ekonomik, siyasi, toplumsal krize dönüştürmek için ins’in şeytanlarının devreye girmesi sürpriz olmaz. Onun için herkesin dikkatli olması gerek. Nebbaşlar her zaman ve her yerde vardır.

İster siyaset, ister şirket yönetiminde olsun, eğer köklü bir gelenek, güçlü bir otokontrol sistemi yoksa üç halden ikisinde kriz olur. Bir iş’te üç hal söz konusu: Ya işler çok iyi gidiyordur ve kâr çok büyüktür, ya işler kötü gidiyordur ve zarar çok büyüktür. Ya da işler kâr ile zarar arasında, bazen kâr, bazen zarar, ortalama baş başa gidip gelmektedir. Eğer bazen kâr, bazen zarar ediyorsa, ortaklar bir süre birbirlerine tahammül ederler. Uzun sürerse o işten kurtulmaya çalışırlar. Eğer kâr ya da zarar büyükse o zaman ortaklardan her biri ötekinden kurtulmaya çalışacaktır. Bütün başarılar kendinden, bütün zararlar ötekindendir çünkü. Her iki taraf da böyle düşünür. Bir süre şirkette kadrolaşma, bağımlı müşteri konusunda daha çok çalışacaklardır, ya da yakasını kurtarmak için huzursuzluk çıkartmaya, karşılıklı suçlamalara başlayacaklardır. Ama işin aslı başkadır.

Bu iş bir felaketle karşılaşınca hemen Allah’a sığınan, esenliğe çıkınca verdiği sözleri unutan adamın haline benzer. Her iki tarafta da samimiyet, hakkaniyet yoktur aslında. Ego vardır, ihtiras vardır.

Onun için kardeşler bile ortaklıklarını sürdüremezler. Başta birbirlerine ihtiyaçları olduğu için fedakâr gözükürler, daha çalışkandırlar, özverilidirler. Öyle görünürler. Sonunda da geldikleri gibi giderler.. Bu işler genelde böyledir. Mesela “Hakeme gidelim” deseniz, ne kadar dini görünürlerse görünsünler, kolay kolay, genellikle buna yaklaşmayacaklardır. Ya kaybeden kendileri olursa! “Dediğim dedik ya”, mesela istişareye yanaşmayacaklardır. Şura yapmayacaklardır. Çünkü kendileri her işin en iyisini, en doğrusunu bilmektedirler. Birisinin bir bilgisi varsa onu ucuz bir şekilde satın almadan önce birileri üzerinden o işi bedavadan öğrenmeye çalışacaklardır.

Bu hastalıklı kafa her yerde var. Kolay kolay da ıslah olacağa benzemiyorlar. Rakiplerine karşı acımasızdırlar. Sonunda gidip aynı tuzağa düşüyoruz. Bunun sağı solu yok. Parti, şirket, kooperatif, vakıf, oda, sendika fark etmiyor. Sağcısı da böyle solcusu da. Aslında para, makam konusunda çoğunun yok aslında birbirinden pek farkı. Bu ortamda devlete, STK’ya, medyaya herkese görev düşüyor.

Yıllar önce 1992’de yayınlanan “Yağmalanan Ülke Türkiye” kitabında Bacon (1561-1626)’un “Ayaklanmalar ve toplumsal kargaşalar üzerine” yazdığı bir denemeden bir alıntı yapmıştım. Bacon der ki “Devlete kara çalan sorumsuz konuşmaların sık sık ve uluorta yapılması, bir yandan devlete zararı dokunacak yalan-yanlış söylentilerin ağızdan ağıza dolaşarak büyük bir ilgi görmesi kopacak bir fırtınanın ilk işaretleridir.” (…) Devletin dört ana direği olan Din, Adalet, Yönetim, Hazine’den biri sarsılacak ya da güçsüz düşecek olursa insanların işi artık çok zordur. Ayaklanmaların sebebi 2’dir: Büyük yoksulluk ve büyük hoşnutsuzluk. Yıkılan ocakların sayısı ne kadar çoksa, karışıklığı destekleyenlerin sayısı da o kadar artar. Ayaklanmanın sebepleri ve körükleyici etkilerine gelince, dinde reform girişimleri, yeni vergiler, yasada ve törede değişiklik, tanınan imtiyazların geri alınması, toplumda gelen bir baskı, değersiz insanların ve yabancıların yükselmesi, açlık, ordudan çıkartılan askerler umut kırıklığına uğramış partililer, küskün bir toplumu ortak bir gaye etrafında toplayıp birleştiren bütün buna benzer şeyler..”

Bacon çözüm için, sorunların çözümüne öncelik verilmesi, aşırılıktan kaçınılması, israf ve aylaklığın önlenmesi, vergilerin hafifletilmesi, çok üretim az tüketmeyi, tarım, maden ve ulaşımın tanzim edilmesini, ihracatın desteklenmesini tavsiye eder ve “En önemlisi bir ülkede zenginlik ve imkanların birkaç elde toplanmasını önleyecek bir yol tutulmalıdır. Yoksa devlet, varlık içinde yokluktan ölür. Bu da tefecilik ve istifçiliğin, gayrimeşru kazanç yollarının piyasaya hakimiyeti ile son bulur” der.

Bacon’a göre Burjuva ve Aristokrat kesim kışkırtmadıkça halkın kendiliğinden kolay kolay harekete geçmeyeceği görüşündedir. Bu konudaki çözüm teklifi ise şöyle: Halka hoşnutsuzlukları ile kızgınlıklarını ölçüyü kaçırıp işi azgınlığa dökmeden açığa vurma özgürlüğü tanımak güvenilir yollardan biridir. Öfkesini içine atan, yarası için için kanayan kimse onarılmaz çıbanlar, irinli yaralarla toplumsal öfkeyi daha da büyütürler. Bacon’a göre yöneticiler kışkırttıkları öfkenin kurbanı olurlar. Yapacakları en akıllıca iş umudu ve güveni canlı tutmaktır.

Evet, bizde de birçok hikmetli sözler vardır. Pendname’ler, Siyasetname’ler, Fütüvvetname’ler, Emanname’ler bunlarla doludur. Hz. Ali’nin Malik b. Eşter’e mektubuna bakalım. Korona sebebi ile eve kapanınca daha fazla okuyalım ve düşünelim. Korkunun ecele faydası yok. Ama korku ve panik işleri daha da içinden çıkılmaz hale getirebilir. Panik yok. Öfke yok. Sabır. Selam ve dua ile.

 

Yorumlar

(50)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Zekeriya şenkardeş

24 Mart 2020 14:25

Diliniz gibi kendinizinde pak kalmasını. Cenabı haktan niyaz ederim

Ömer

22 Mart 2020 01:29

Hazine bakani yuzde bes büyüdük diyor birde paket tamamen issizleri hic kapsamadi günlük calisip ekmegini kazananlar ne olacak onlar fakir... onlara da bir ekmek yok mu kira fatura larnasil odenecek bugun vedas aradi faturanizi odemeseniz elektrikler kesilecek diyor bunlari not ediyoruz elbette.

Gülbahar yildiz

21 Mart 2020 16:59

Bu kadar yazmak için yorumlasaydınız. Tüm suç Fetö demek yeterli .Biz anladik

mehmet k

21 Mart 2020 00:47

Allah Razı Olsun, bu guzel selamet, sabır ve ibadet içeren yazı için.

Dadaş 25

21 Mart 2020 00:14

Hocam çok yerinde bir yazı. Rabbimiz sizleriden razı olsun. Bu yalan dünyada yapılan güçlülerin savaşı ama ne yazikki .....

O.U.

20 Mart 2020 22:55

Kaleminize yüreğinize sağlık sizinle hemfikiriz ,koronaya gelince korona gelmeden öncede ölüm vardı o zaman bu panik niye Amentüye inandık iman ettik biz tedbirimizi alır takdiri Allah'a bırakırız işin özü ,Hasbun Allahu ve ni'mel vekil ,ve ni'mel Mevla deyip günlük normal yaşantımıza dönmeliyiz Allah'tan başka hiç bir şeyden korkmamalıyız bizim sahibimiz Allah'tır o ne güzel vekildir işin özü eğer bizler bu panik halini devam ettirirsek bu provokötörlerin ekmeğine yağ sürer biz tedbirimizi alalım gerisini Allah'a bırakalım tek korkumuz Allah korkusu olsun.

Ali rıza

20 Mart 2020 21:51

Hocam bir önerim olacak bunu sizden başka köşesine taşımaz sanırım , oda şu, TRT nin kaç kanalı var bilmem , saymadım , bir kanalı veya yeni bir kanal daha yayına alsın sadece 24 saat kuranı kerim tilaveti yayınlasın , alt tarafa okunan ayeti satır satır arapça geçsin , onunda altına Türkçe açıklama geçsin yazıyla , yani kimse konuşmasın yorum yapmasın , makam tecvit olsun ,okuyanın sesi güzel olsun makam bilgisi arapçası iyi olsun , diyanetin dahli olmasın , 24 saat kuraanı kerim okunsun , lütfen bu önerimi her gün iki satır dip not olarak yayınlayın , iran mısır bunu yapıyor , biz neden yapmıyalım , dediğim gibi kimse yorum yapmıyacak sadece , arapça hat ve türkçe yazıyla meal açıklama , allaha emanet olun,

Femiyobazsever

20 Mart 2020 21:35

Huouuuuhhaaaaaa bravo hojam harika 

İsmail

20 Mart 2020 21:03

Batı burjuvazisi ne yapar bilmem de Türkiye olarak bu salgını atlatacagiz

Ali rıza

20 Mart 2020 20:53

Diline kalemine sağlık hocam , Hz Ali nin Malik bin eşter e dediğinide yazsaydınız çok iyi olurdu , insanlar ararsında ayrım yapma zira insanlar ya din kardeşindir yada hılkatta , yaratılışında eşindir , ha bu gün bunu kime söyliyeceğiz , hocam onada siz karar verin , kim dinler ki ,

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle