--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kader, rızık, ecel ve korona

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
85

Bu dünya hayatında her şey bir imtinadır. Hayır ya da şer, her şey Allah’tan gelir ve olan her şey bir kaderdir. Herkesin bir rızgı ve bir eceli vardır. Hiç kimse ecelinden önce ya da sonra ölmeyecek ve hiç kimse rızgından az ya da çok yemeyecek! O zaman ne gam! Tedbir takdire mani değildir, fakat tedbir bizim sorumluluğumuzdur. Yoksa Allah takdirinin esbabını da kendi yaratır. İnsanoğlu bazan kaçtığımızı sandığımız şeye doğru koşar. Bize hayır gibi gelen şeylerde Allah “şer”, “şer” gibi gelen şeylerde “Hayır” murat etmiş olabilir. “Bu dünyada tartışıp durduğumuz şeylerin hakikatinin biz gösterileceği bir gün” var. Ve herkese yaptıklarının ve yapmaları gerekirken yapmadıklarının, söylediklerinin ve söylemeleri gerekirken söylemediklerinin kendilerine gösterildiği bir gün!

Bazı şeyleri, sürekli roman okuyan, sürekli dizi film seyreden “akletme”yi akılcılık zanneden, her şeyi sebeb-sonuç ilişkisi ile açıklamaya çalışan, Aklı putlaştıran rasyonalist, determinist, egosantrik anlamda, “rıza”ya dayalı “manevi fayda”yı hesaba katmayan, seküler anlamda pragmatik bir nesil yetiştirdiler. Eğitimin, siyasetin dili, iktisadın dili, medianın dili bu. Bu materyalist bir dil. Bu labirentin sonu maddedicilik’tir. Oradan da kapitalizme, komünizme, liberalizme ve faşizme aralanan bir kapıya ulaşırsınız. Orada Allah yoktur. Varsa da dünyayı yaratmış, kurallar koymuş sonra da ya unutmuş, ya uyumuş ya da başka işlerle uğraşmaktadır. Bıkmış da olabilir. “Ne haliniz varsa görün” demektedir. Haşa! Biz böyle bir Allah’a inanmıyoruz. O mitolojilerdeki Tanrı anlayışıdır. Ve bugün toplum modern bir şirk toplumuna dönüşmektedir giderek. Din bu anlamda Marks’ın da içinde yaşadığı toplumda Pagan geleneğin yeniden yapılandırılmış şekli olan kiliseye bakıp, dinin zonklayan vicdanları teskin etmek için kullanılan bir “afyon” olduğunu söylemiştir; ki Marks yaşarken “afyon” ağrı kesici ve teskin edici olarak kullanılan bir “ilâç”tı.

Biz, gören, duyan, bilen, hüküm sahibi, “ol” deyince olduran, “öl” deyince öldüren, kadere, rızga ve ecele hükmeden bir Allah’a inanıyoruz.

Eğitim sistemi, birilerinin “Tanrıyı kıyamete zorlaması” gibi biz de Tanrıyı başarıya zorlayan bir eğitim sistemi geliştirdik. İktidarlar da bunu yapmaya aday. Promete gibi onlar Tanrının elinden bilgiyi ve ekmeği çalıp halka verecektir. Bu bir “Yahudi aklıdır”. Tanrısı ile güreşecek ve Tanrı yenilmez olduğu halde, yarattığı insanın zekasını görüp, yenilmeyi kabul edip yarattığı insanı başarı ile ödüllendirecekti. Bu rayından çıkmış, sentetik bir ahlaka indirgenmiş, ahlak yerine ikame edilmeye çalışılan “Değerler eğitimi” denilen, din, gelenek, siyasetle sentezlenmiş, başarıya odaklanmış bir anlayışla yetiştirilen gençlik, formatlanan zihinleri ile hakikate giderek uzaklaşmaktadır. Onun için kurgulanmış bir gerçeklik içinde rol kapmak “ideal” haline gelmiştir.

Mesela korona örneğinden bakacaksak, biz üzerimize düşeni yapacağız. Burada def-i mazarrat celbi menafiden önce olacak. Bir iş yaparken kendimize, başkalarına, çevreye zarar vermeyeceğiz. “Mazarrat” ve “Menafi” konusunda istişare ve şûra yapacağız. Hak ve adalete dikkat edeceğiz. Görevlendirme yaparken “ehliyet ve liyakat”a dikkat edeceğiz. Bakın, siz bunları yaparken “atı alan Üsküdar’ı geçiyor” olabilir. “At binenin, kılıç kuşananın” derler ya. Siz bunları düşünürken, biri “adamını bulup, işi ayarlamış” olabilir. Torpil, rüşvet, helal-haram gözetmeden o servete ve makama ulaşmış, rakiplerini tasfiye etmiş olabilir. O haram olanı seçmiştir. O dünya metaını istedi ve Allah ona, onu verdi. Ama onun hesabının sorulacağı bir gün var. Siz “kaybettiniz” gibi gözükse de “mana alemi”nde kazanan sizsiniz. Allah’a ve ahiret gününe iman bunu gerektirir.

Hz. Ali ya da Ebu Zer bu anlamda kazananlardan mı idi, kaybedenlerden mi? Hz. Hasan, Hz. Hüseyin savaşa katılmasa idi ölmeyecekler mi idi? Dikkat: şöyle olmasaydı böyle olmazdı / ya da olurdu demek Şeytandandır. Sahi babam kız olsaydı, ben kim olurdum. Bu akıl müfsid bir akıldır. Daha doğrusu akılsızlıktır. Kader geriye dönük sorgulanmaz zira! Bu Şeytandandır! Hayır ya da şer, Allah’ın takdiridir. Olandan gelecek için esbaba dayalı dersler çıkarmak aklın muktezasıdır. Aynı yanlışın tekrarlanmaması gerekir. Bu bir ibret dersidir. Onun için Allah cahil ve zalim, fasık, münkir, münafık, müfsid kişilere ve topluluklara hidayet nasib etmeyecektir. Onların uzun yaşamaları, servet ve makam sahibi olmaları, görünen dünyevi başarıları, rütbeleri, onlara verilen bir ikram değil, Şeytana verilen mühlet gibi, azgınlıklarını artıracakları için daha çok gazaba uğramaları açısından verilen bir imkandır.

Hani derler ya, “sakınan göze çöp batar” diye! “Korkunun ecele faydası” yoktur. Elbette tedbir alacağız, meşru kurallara uyacak, esbaba tevessül edeceğiz.. Bu aklın gereğidir ve Rabbin rızası, hükmü de o yöndedir. Ecel gelmişse, rızgımız kemale ermişse kader de gerçekleşecektir. Ne tedbir alırsanız alın, hüküm saati gelmişse Allah başka bir sebeb halkeder. Eğer tayin edilen zaman gelmemişse, ne yaparsanız yapın o şey gerçekleşmeyecektir. Bir de şu: Din ve devlet büyüklerini İlah ve Rab edinmeyelim. Bu şirktir. Kurtarıcı yok. Herkes için ancak yaptığının karşılığı vardır. Ve de kaybedilen savaşların kahramanları olduğu gibi, kazanılan savaşların hainleri de vardır. Halid b. Velid’i ve onun azil sebebini hatırlayalım. Korku yok, panik yok. Hastalık hastası olmak yok, koronafobi yok. Tedbir var tevekkül var, sabır var, rızayı aramak var. Selâm ve dua ile.

 

Yorumlar

(85)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Neslihan

7 Şubat 2022 22:56

sorum şu hocama çocuğumu kalabalık bir okula yazdırmam tedbirsizlik mi oldu korana ya yakalanma konusunda

Selman Toruk

29 Mart 2020 22:18

Sayın Dilipak ; Yazılarınızı elimden geldiği kadar zevkle takip ediyorum. Yorumlarınız ve ongoruleriniz gerçekten bir öğreti değerinde , davaya olan bagliliginizi ve samimiyetinizi yürekten kutluyorum. Saygılar.

Hayriye Kurt

29 Mart 2020 18:34

Allah razı olsun sizlerden.Her yazınız bize (eşim, ve arada sıkılsalarda çocuklara) uyarıcı mahiyeti taşımaktadır.Bu yazınızıda ağlamaklı ve buruk okudum.Rabbim sizleri de sırat-ı müstakim de nurları önlerinde giden ve yol gösterenlerden eylesin.Amiinn.Selam ve dua ile.

İLBEYHAN

26 Mart 2020 10:00

Aile, Sağlık, Milli eğitim, KÜLTÜR bakanlığı ne iş yapar.... Sabahtan akşama, Akşamdan sabaha bütün kanallarda CORONA.... MİLLET CORONA MANYAĞI OLDU.... ESKİ FİLMLERDEN KOYUNDA, MİLLET BİRAZ GÜLSÜN, ATIP TUTMASIN.... KEMAL SUNAL, ŞENER ŞEN, ZEKİ METİN, ADİLE NAŞİT, HABABAM SINIFI, AYŞECİK, ÖMERCİK, NECDET TOSUN , BABACAN KAPİTALİST HULUSİ KENTMEN FİLMLERİ... ESKİ CENNET İSTANBUL , KAHPELERİN, KALLEŞLERİN, NAMUSSUZUN, NAMUSLUNUN, ŞEREFSİZİN , DELİKANLININ BELLİ OLDUĞU FİLMLER..... BU GÜNKİ GİBİ DEĞİLDİ .... DOST DOST, DÜŞMAN DÜŞMANDI..... . DÜŞMANDA ŞEREFLİYDİ.... TAM DA BU GÜNLERDE ZATEN DAĞILMIŞ , ŞUURUNU YİTİRMEK ÜZERE TOPLUMA BİR SOLUK OLSUN.... AĞLAMASI, GÜLMESİ, KAVGALARI, EĞLENCELERİYLE İNSAN HİKAYELERİ.... O ZAMANLAR İNSANLARIN BİRER İSMİ VARDI.... ŞAHSİYETLERİ VARDI.... SÜRÜ DEĞİLDİ TOPLUM.... FETÖCÜ, MENZİLCİ, HAYDARCI, CÜBBELİCİ, BADECİ, ENSARCI, BAHÇELİCİ, ATEİST, DEİST, IŞİDÇİ, BOKO HARAMCI, HTŞCİ, EL NUSRACI , BUDİST, YOGACI VS DEĞİLDİ ANADOLU..... İKİ MUSTAFA'SINI DA SEVERDİ ANADOLU.... HZ. MUHAMMED MUSTAFA , bir de M. KEMAL'İNİ....

İnci

26 Mart 2020 00:29

İnsan ne zaman Allın razı olduğu bir kul olur? a)Sorumlu davranırsa. b)Servetini paylaşırsa. c)Arınırsa . d)İyiliği karşılık beklemeden yaparsa.

Adsiz

26 Mart 2020 00:09

Bir Avrupa'daki durumu ve insanların korona olayını algilamalarina bakıyorum birde Islma alemi ve Türkiye'deki insanların algilamalarina. Hemen bunun bir hastalık olayı olmadığını bir gücün bir aklin bunu yönlendirdiği açık sevin görebiliyoruz. Yıllardır hem Türkiye'de hem de dünyada gripten,ateşli hastalık,vs çeşitli sebeplerden ölen insan sayısı Koranadan kat kat fazla ikennicin Korana bukadar gündem oldu. Evet tehlikeli,evet ölümcül,evet önlem alinmassa toplumları felakete sürükler. Herşey kabul. Ama Avrupa'da yaşayan biri olarak, biliyormusunu hergun yüzlerce genç icki koması,eroin esrar,gayesizlik yani sepresyondan dolayı intihar edip oluyor. Bunalıma girip kendini köprüden yada trenin altına atıp oluyor. Bunlar virussen daha tehlike gören yok. Ama küçük bir mikrop dünyanın gündemi oldu. Olduda ne oldu peki. Sayalım. Ekonomi durdu,ulkeler IMF borç almak için sıraya girdi. Avrupa Birliği sınırları kapatıldı nezaman açılacak belli değil,Cin'e ithalat ve ihracat durdu. Gelişmekte ve büyümekte olan teknolojik formalar krize girdi değerleri milyar dolar düştü. Satın alımı kolaylaştı. Filistin,Mescidi Aksa gündem olmaktan çıktı. Dijital Dünyaya geçiş yaptık. Artık herşey online. Insan vücuduna çip takma projesi yaygınlaşmaya başladı. Bunun örneği İsveç'te hiçbir tedbir yok. Hayat azami şekilde normal seyrinde çünkü İsveç dijitallesme,çip olayını gerçekleştirmiş,nakit parayı kaldırıp sadece online para ya geçmiş. Yani üst akımın bütün isteklerini kabul etmiş sorun olmadan yoluna devam ediyor. ABD de siyonizme karşı duran güçler tamamen betiraf edildi, yeni dünya projesi önünde en büyük engel İslam ve Türkiye plani virüs olayı düzelir düzelmez isleme konulacak. Büyük İsrail ve Süleyman mabedi hayli gerçeklesmesi için herşey denenecek. Artık dünya insanı kayıt altına alınmamış hiçbir işlemi olmayacak.Ust akıl istediklerini alınca bu krizi bitirecek,direnme ve kalkışma olması durumunda sahada beter devam edecek.Kac kişi olur yada kaç ülke batar kimsenin umrunda olmayacak. Hala başörtüyle ugrasan,hala baskan ve idam sandelyesi dusuyle uğraşan beyinsizler acaba bunları anlamadilarmi ki hala iktidar sehvetiyle akılsızca ihanete çanak tutarlar. Görünen o ki, kimse işin ciddiyetine değil. Youtuber olup kanalına like toplama,oradan gelecek para şöhret ve güçle dünyasını cennete ahiretini ise bilinmez bir hale çevirme derdinde. Bizi virüs öldürmez ama vurdum duymazligimiz, ölüm korkusuna kapılıp kalp krizi geçirmemiz,olmadı strese düşüp depresyondan olmemiz hiçte uzak bir olasılık değil. Yaratanda O, oldurende O'dur. (Allah' dir)... Selam ve Dua ile

yanar

25 Mart 2020 22:53

Hocam Akitte sadece sizi okurum...Hiç güvenmediğim kışkırtıcı iç huzuru bozucu yayım yapan gazete.. Siz yazdığınız yanlışları açık söylemiyorsunuz ama Akp de görüp onu uyarıyosunuz...Çok doğru ama...Zerre kadar ciddiye alıpta israftan kibirden uzaklaşan var mı? 

Nesli

25 Mart 2020 22:25

Ahhh yazdiklarınızın hepsi oyle dogru ki goren kalp bilen iç sızı yok ki kimsede...19 yilda 13. Masamdayım liyakati bulmak ve Neslime Nesli ismiyle degil hareketimle ahlakimla edebimle hanimefendiligimle hassas narin edepli hayalı adaletli caliskan helaliyle dagitan iyi eş iyi enne iyi calisan devletine ...bizi toprak alabilsin nesillerimize işık olalım taş koymayalım cicekler acsin yollarinda...dunyada cenneti yasama savaşı veren dunya dur artik fitratina yakısan kul ol...artik kalbini muhurleyip gozunu perdeleyip aranan yapay zekalıktan çık bul vicdanini kalbini ahlakıni ey dünya muslumanlari ve tum dinler....

Mustafa

25 Mart 2020 21:51

Miller evine kapanmış nefes aldığı yerleri karıştırmış özel sektör elektrik kurumu iki günde mesaja boğdu alacağı ertelemiyor biran önce nasıl tahsil ederim peşinde.

Şaşkın

25 Mart 2020 21:37

"Hayır ya da şer, her şey Allah’tan gelir ve olan her şey bir kaderdir" diyorsunuz!.. Ama her nedense Allah'tan gelenlere küfretmekten geri durmuyorsunuz. Kötülük dahi Allah'tan geliyorsa, kötülüğe küfretmek mi yoksa kötülüğü düzeltmek mi elzemdir?..

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle